11. Hukuk Dairesi 2022/585 E. , 2023/5494 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1677 Esas, 2021/2027 Karar DAVA TARİHİ : 16.10.2015 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/28 E., 2021/302 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerin…
**11. Hukuk Dairesi 2022/585 E. , 2023/5494 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1677 Esas, 2021/2027 Karar DAVA TARİHİ : 16.10.2015 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/28 E., 2021/302 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 14.05.2015 tarihli proforma faturayla biçer döver satın aldığını, buna ilişkin olarak 21.05.2015 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşme bedelinin 147.950,00 euro olup bu bedelin 32.000,00 eurosunu 28.05.2015 tarihinde ödendiğini, söz konusu traktörün Türkiye temsilcisi davalı tarafından ithal edildiğini, biçerdöverin ithalatçı firma tarafından müvekkiline Lüleburgaz'daki fuarda teslim edilecek iken davalının nakliyecisi tarafından fuara getirilerken üst geçite çarpması sonucu giderilmesi mümkün olmayan hasarların meydana geldiğini, biçer döverin dane deposunun köprüye sıkışıp yamulduğunu, alt kısmındaki tüm ekipmanların hasara uğradığını, diğer ekipmanların dengelerinin bozulduğunu, bu haliyle biçer döverin tadilat ve onarımı yapılarak teslim alınmasının mümkün olmadığını, davalıya ihtarnameler keşide edildiğini ancak davalının taleplerini kabul etmediği gibi müvekkilini oyaladığını ileri sürerek müvekkiline yeni ve kullanılmamış biçer döver teslimine, bu mümkün olmadığı takdirde ödeme planına göre araç için ödenen ve ödenecek olan kiralama bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, müvekkilinin 2015 hasat dönemine ilişkin şimdilik 50.000,00 TL zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya konu biçerdöverin maliki olmadığını, biçerdöverin ... ... Finansal Kiralama A.Ş.'ye satıldığını, malikin ... olup, davacının ... ile yaptığı finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiracı olduğunu, davaya konu edilen taleplerin ancak malikin talep edebileceği hususlar olduğunu, müvekkili şirketin biçerdöver üreticisinin Türkiye temsilcisi olduğunu, biçerdöverin gümrükte müvekkili şirket tarafından teslim alındığını ve tüm hak ve sorumlulukları ile ... Leasing'in malik sıfatıyla devraldığını, biçerdöveri gümrükten ... Leasing'in ithal ettiğini bu nedenle davacının davaya konu ettiği taleplerin tarafının müvekkili şirket olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı ... arasında münakit finansal kiralama sözleşmesine konu biçerdöverin, fiili ithalatı ile ilgili gümrük formalitelerinin ... Gümrük Müdürlüğü nezdinde ... adına tescilli gümrük beyannamesine kayden tamamlandığı ve biçerdöverin gümrük formalitelerini tamamlayan ...`nin gümrükçüsü tarafından gümrükten teslim alınıp, dâhili nakliye işinin icrası için “ithalatçının mukaveleli nakliyecisinin olmadığı” durumlarda, gümrük formaliteleri tamamlan malın dâhili nakliye işinin, satıcı ve/veya temsilcisi tarafından değil ithalatçının gümrükçüsü tarafından bölgedeki taşıyıcılar kooperatifinden sağlanan araçla/araçlarla icra edildiğinden ve mutat uygulama da bu yönde olduğundan; davalı tarafından veya davalının taşıyıcısı tarafından taşınmadığı; 677 sayılı “Teslim ve Tesellüm Belgesi” ile ... plakalı araç hamulesi yük olarak sürücü ...`ya teslim edildiği belirlendiğinden, davalının gümrükte satış faturası ile ...`ye devrini yaptığı “yeni ve kullanılmamış” biçerdöverin dahili nakliye sürecinde vuku bulan kaza nedeniyle kısmen de olsa hasar görüp, bu özelliğini değişen parçaları yüzünden kaybetmesine karşı alabileceği bir tedbir olmadığı, taşıtan sıfatının bulunmadığı, parça değişimini/onarımı gerektirecek hasar ve/veya finansal kiralama konusu biçerdöverin onarım sürecinde çalıştırılamamış ya da değer kaybetmiş olmasına bağlı zarar dolayısıyla ...`ye veya finansal kiracısı konumundaki davacıya karşı sorumluluğunun doğmasına neden olabilecek kusurlu herhangi bir eylemi olmadığı sonucuna varıldığı, davacı ile dava dışı ... ... Finansal Kiralama A.Ş. arasında münakit finansal kiralama sözleşmesine konu biçerdöverin, fiili ithalatı ile ilgili gümrük formalitelerinin ... Gümrük Müdürlüğü nezdinde ... adına tescilli gümrük beyannamesine kayden tamamlandığı, maddi hasarlı kazanın ise davalı veya taşıyıcısı tarafından icra edilen taşıma sırasında değil, biçerdöverin gümrük formalitelerini tamamlayan ...`nin gümrükçüsü tarafından mutat uygulama doğrultusuna bölgedeki taşıyıcı kooperatifinden tedarik edilen araçla taşındığı sırada meydana geldiği, bu durumda davacının varsa hakkını davalıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince taleplerinin reddedilerek davalının biçerdöveri Lüleburgaz'daki fuarda taşıtmak üzere emir ve talimat verdiği hususunda inceleme ve araştırma yapmadan davalı şirketin taşıtan olmadığından bahisle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, davalı şirketin emir ve talimatıyla Lüleburgaz'daki fuarda sergilenmek üzere biçerdöverin taşıtılması yönündeki talimatı neticesinde biçerdöverin taşınırken kazanın meydana geldiğini, yolda hasarlanan biçerdöveri davalı, nakliyeciye talimat vererek davalının kendi deposuna çektirdiğini, biçerdöverin davalının deposuna çekilmesi dahi tek başına davalının emir ve talimatıyla hareket edildiğinin ispatı olduğunu, biçerdöverin hasarlandığı, ayıplı olduğu müvekkilinin biçerdöveri kullanamaması sebebiyle zarara uğradığı, yıllık gelir kaybı yaşadığının alınan bilirkişi raporlarıyla sübut bulduğunu, müvekkilinin talebi ile satılan taşınırın taşıtılması durumunun söz konusu olmadığını, biçerdöverin taşınması için talimat verenin davalı olduğunu, bu sebeple huzurdaki uyuşmazlıkta özellik arzeden durumun mevcut olduğunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 208 inci maddesinde yer alan durumun gereğinden doğan ayrık bir hal olduğu için taşıma esnasında meydana gelen hasardan sorumluluğun davalı satıcıya ait olduğunu, biçerdöverin hasarlanmasına sebep olan kazanın davalı yararına yapılan bir taşıma işlemi neticesinde meydana geldiğini, davalının direktif ve talebiyle fuarda sergilenmek üzere taşınan biçerdöverin bu taşıma esnasında hasarlanmasından davalı satıcının sorumlu tutulmamasının hakkaniyete ve 6098 sayılı Kanun'un 208 inci maddesine aykırı olduğunu, 6098 sayılı Kanun'un 208 inci maddesinin uygulanması bakımından yapılan itirazlarının irdelenmeden, tanıklarının dinlenmeden, maddi gerçek araştırılmadan eksik ve yetersiz bir rapora istinaden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davaya konu olayda davalının kusurlu olduğunu, meydana gelen kazadan sorumluluğun davalıya ait olduğunu, davalının emir ve talimatlarıyla yapılan taşıma esnasında kazanın meydana geldiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Finansal Kiralama Sözleşmesinin davacı ile dava dışı ... ... Finansal Kiralama A.Ş. arasında düzenlendiği, davalı satıcı tarafından dava dışı finansal kiralama şirketine düzenlenen 22.05.2015 tarihli e-faturada kiracının davacı olduğu ve teslim şeklinin cıf antrepo devri şeklinde gösterildiği, dava konusu finansal kiralamaya konu biçerdöverin nakliyesi sırasında kazaya uğrayarak hasarlandığı, daha sonra yetkili serviste onarım gördüğü, davacı tarafın, biçerdöverin davalının isteği üzerine Lüleburgaz'daki fuarda sergilendikten sonra davacıya teslim edileceğini ileri sürdüğü, davalı tarafın ise biçerdöverin davacının isteği üzerine Lüleburgaz'a taşındığını savunduğu, e-faturada teslim şekli olarak cıf antrepo devri şeklinde gösterildiği, öte yandan dava kendisine ihbar edilen Ray Sigorta A.Ş. ise biçerdöverin taşınmasına ilişkin düzenlenen sigorta poliçesinin ise dava dışı ... ... Finansal Kiralama A.Ş adına düzenlendiğini ve hasar nedeniyle dosya açılarak dava dışı sigortalı ... ... Finansal Kiralama A.Ş.'ye 37.265,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, yaptıkları bu ödemeden dolayı SS 18 Nolu ... Loj. Mot. Taş. Koop. ve ...'ya rücu edilerek zararın rücuen tahsil edildiğinin bildirildiği, gerek davacı tarafın gerekse davalı tarafın beyanlarından davacıya finansal kiralama konusu biçerdöverin teslim edilmediğinin anlaşıldığı, nitekim davalı taraf cevap dilekçesinde biçerdöverin finansal kiralama şirketine teslim edildiğini ancak davacının teslim almaması nedeniyle Çorlu Tekirdağ'da beklediğini belirttiği, İlk Derece Mahkemesi kararında da isabetle belirtildiği üzere taşıtma işlemini dava dışı ... ... Finansal Kiralama A.Ş.'nin yaptırmış olduğu, uğranılan hasar nedeniyle sigortadan da alacağını tazmin ettiği, faturada da öngörülen teslim biçimi dikkate alındığında davacının dava konusu taleplerini davalıya yöneltemeyeceği davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkmesince istinaf gerekçelerinin yeterince incelenmeden ve tetkik edilmeden istinaf başvurularının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararda taşımanın davalı satıcının talimatıyla Lüleburgaz'daki fuara götürülürken meydana gelmiş olduğu yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, sorumluluğun davalıya ait olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince taleplerinin incelemeden, delillerinin toplanmadan, davalının biçerdöveri Lüleburgaz'daki fuarda taşıtmak üzere emir ve talimat verdiği hususunda inceleme ve araştırma yapmadan davalının taşıtan olmadığından bahisle pasif husumet yokluğundan davanın reddine ilişkin verilen Yerel Mahkeme kararına karşı yaptıkları itirazlarının esastan reddine karar verildiğini, biçerdöverin zarar görmesine sebep olan kazanın davalının emir ve talimatıyla Lüleburgaz'daki fuarda sergilenmek üzere biçerdöverin taşıtılması talimatı neticesinde biçerdöverin taşınırken meydana geldiğini, biçer döverin teslim alınamayacak şekilde hasarlı olduğunu, müvekkilinin de teslim almamakta haklı olduğunu, biçerdöverin hasarlandığı, ayıplı olduğu, müvekkilinin biçerdöveri kullanamaması sebebiyle zarara uğradığı, yıllık gelir kaybı yaşadığının alınan bilirkişi raporlarıyla sübut bulduğunu, biçerdöverin davalının talimatıyla Lüleburgaz'daki fuarda teşhir edilmek için davalı satıcının talebi emir ve talimatıyla taşıtıldığı ve bu durumun 6098 sayılı Kanun'un 208 inci maddesinde yer alan durumun gereğinden doğan ayrık bir hal olduğu için taşıma esnasında meydana gelen hasardan sorumluluğun davalı satıcıya ait olduğunu, bu hususta delillerin toplanmadığını, biçerdöverin hasarlanmasına sebep olan kazanın davalı yararına yapılan bir taşıma işlemi neticesinde meydana geldiğini, 6098 sayılı Kanun'un 208 inci maddesinin uygulanması bakımından yaptıkları itirazlarının irdelenmeden, tanıklarının dinlenmeden maddi gerçek araştırılmadan eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanan Yerel Mahkeme kararına yaptıkları istinaf itirazlarının reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, finansal kiralama konusu malın ayıplı olduğu iddiasıyla yeni ve kullanılmamış biçerdöverin teslimine, bu mümkün olmadığı takdirde finansal kiralama konusu biçerdöver için ödenen ve ödenecek olan kiralama bedelinin davalıdan tahsili ile uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.