TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2025 NUMARASI : 2025/174 Esas 2025/465 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/03/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı dahili davalı tarafından süresinde istinaf kanun y…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/76 Esas 2026/347 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/76 KARAR NO : 2026/347 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2025 NUMARASI : 2025/174 Esas 2025/465 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/03/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı dahili davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline bağlı Konya Bozkır Devlet Hastanesi bünyesinde TOKİ tarafından ihale edilerek yüklenici ... Proje Enerji Ltd. Şti. taahhüdü altında 05/01/2023 tarihinde hizmet vermeye başlayan Bozkır Devlet Hastanesi binasının dış cephe kompozit ve granit kaplamalarında bozulmalar oluştuğunu, hatalı ve eksik imalatların kesin kabul tarihi itibarıyla 15 yıl süreyle yüklenici firmanın sorumluluğunda bulunduğunu, yüklenici firma namına hastane tarafından gerekli bakım ve onarım işlemlerinin yapıldığını, yüklenici firmaya karşı alacağın tahsili için icra takibi yoluna gidilmesi gerektiğini, ancak yüklenici firmanın tasfiye halinde olduğunun öğrenildiğini belirterek ... Proje Enerji İnş. Mak. Elektrik Müh. Maden San. ve Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin genel kurulunda aldığı tasfiye kararı üzerine tasfiye ilanları yapıldıktan sonra şirketin tasfiyesinin sonlandığına ilişkin genel kurul kararının tescili üzerine şirketin sicilden terkin edildiğini, müvekkilinin yasal hasım olduğunu, aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Dahili davalıya dahili dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ihyası istenen şirketin tasfiye kapanışının yapıldığı, davacı tarafından taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılacağı ancak, dava dışı ... Proje Enerji Ltd. Şti'nin ihya edildiğinin öğrenildiğinden bahisle işbu davanın açıldığı, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ... sicil numarasında kayıtlı ... Proje Enerji Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına; tasfiyenin yapılmasından sonra ek tasfiyeye ilişkin hususun ortaya çıkması ve sözkonusu davaya yönelik tasfiye sürecinde her hangi bir uyuşmazlık bulunmaması nedeni ile davalılar hakkında vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ... numarasında kayıtlı iken sicilden kaydı silinen Tasfiye Halinde ... Proje Enerji İnş. Makina Elektrik Mühendislik Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin TTK'nun 547. maddesi uyarınca tüzel kişiliğinin davacı Sağlık Bakanlığı ile terkin edilen söz konusu şirket arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesi kapsamında namı hesabına yapmış olduğu işlerden ötürü alacağın tahsiline yönelik yapılacak icra takibi ve bunun yanında takibe karşı yapılacak olan itiraza yönelik olarak itirazın iptali, bu hususta açılacak olan alacak davası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ek tasfiyesine, ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Dahili davalı istinaf dilekçesinde özetle; tebligat yapılmadan yargılamaya dahil edilmenin savunma hakkının ihlali olduğunu, dava dilekçesi hiçbir şekilde tebliğ edilmeden davaya dahil edildiğini, duruşmalardan haberdar olmasının sağlanmadığını, bu durumun, açıkça savunma hakkının ihlali anlamına geldiğini, tarafına ait ulusal elektronik tebligat sistemi üzerinden elektronik tebligat yapılabilecek bir adresinin mevcut olduğunun da bilindiğini, Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi uyarınca, gerçek kişilerin e-tebligat adresi edindiklerinde bu adrese yapılacak tebligatın zorunlu hale geldiğini, aynı maddenin devamında, elektronik ortamda yapılan tebligatın, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağının açıkça düzenlendiğini, tasfiye edilmiş tüzel kişilik hakkında davanın hukuki dayanağı bulunmadığını, dava konusu şirket olan ... Proje Enerji Ltd. Şti.'nin tamamen usule uygun olarak tasfiye sürecinin tamamlandığını, ticaret sicilinden silindiğini, dava dilekçesinin 4. paragrafında davacı idarenin, yüklenici firma olan ... Proje Enerji Ltd. Şti.'nin tasfiye halinde olduğunu öğrendiklerini açıkça ifade ettiğini, bu ifade, şirketin tasfiye sürecinden haberdar olduklarını ve buna rağmen tasfiye sürecine katılmadıklarını gösterdiğini, davacının bu sürece müdahil olmadığını, alacak beyanında bulunmadığını, şirketin tasfiyesi tamamlandıktan sonra doğrudan dava açtığını, şirketin tasfiye edildiğini bildiği halde, öncelikle tasfiye sürecine katılmadığını, daha sonra da ihya davası açmaksızın doğrudan esas davayı açarak usulü ihlal ettiğini, davacı ile arasında sözleşme ve alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, davacının iddiasına dayanak olacak hiçbir yazılı belge sunmadığını, dava dilekçesinde, yüklenici sıfatı ile şirket hakkında bir iddiada bulunulduğunu, ancak bu iddiayı destekleyecek tek bir sözleşme, hakediş evrağı, teslim formu veya ihale belgesi ortaya konmadığını, HMK'nun 119. maddesine aykırı davranıldığını, davanın temelini oluşturacak iddiaların ve belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunu, TOKİ'ye karşı başvuruda bulunmaksızın, doğrudan tasfiye edilmiş bir şirketin sorumluluğuna gidilmesinin, alacaklılık ilişkisini kurmayan, keyfi ve dayanaksız bir talep olduğunu, dava ile gerçekleştirilmek istenen menfaatin hukuki içeriğinin olmadığını, ihya davalarında Yargıtay'ın aradığı temel ölçütün, ihya edilecek tüzel kişiliğe yönelteceği somut bir hakkı veya alacağı bulunduğunu dayanak belgelerle ispatlaması olduğunu, oysa somut olayda davacı ile ihya edilmek istenen şirket arasında sözleşme bulunmadığını, TOKİ ile yapılmış iş Sağlık Bakanlığı'nın kontrol ve tasarrufunda olmadığını, iddiaya konu edilen alacağın neye dayandığının, hangi işlemle ortaya çıktığının belirsiz olduğunu, davacının ihyaya ilişkin somut, belgeli ve meşru bir hukuki yararı bulunmadığını, alacak iddiasının soyut ve dayanıksız olduğunu, aralarında sözleşme bulunmadığını, davanın hem konusu hem muhatabı bakımından esaslı hukuki eksikliklerin olduğunu, yetkilisi olduğu şirket ile TOKİ arasında akdedilen yüklenicilik sözleşmesi kapsamında üstlenilen inşaat işi, taraflar arasında mutabık kalınan şartlara uygun şekilde tamamlandığını, yapının TOKİ tarafından yerinde incelendiğini, işin teslimi sonrası geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, geçici kabul süresince herhangi bir ciddi eksiklik veya kusur tespit edilmemesi üzerine kesin kabul işleminin de tamamlandığını, kesin kabulün, yalnızca şekli bir işlem değil, aynı zamanda yüklenicinin borçlarını ifa ettiğini ve işin amacına uygun şekilde tamamlandığını belgeleyen idari bir belge olduğunu, dolayısıyla bu belgeden sonra, sonradan doğabilecek kusur iddialarının, ancak istisnai durumlarda örneğin gizli ayıp veya yüklenicinin kastı varsa değerlendirilebileceğini teşkil etmeyeceğini, herhangi bir ayıp veya kusura ilişkin tespit veya tutanak bulunmadığını, aradan geçen süreye rağmen hiçbir resmi bildirimde bulunulmamış olmasının, işin sağlam ve teknik uygunlukta teslim alındığını, taraflarından kaynaklanan herhangi bir eksiklik olmadığı kanaatini kuvvetlendirdiğini, kabul işlemleri sonrasında ortaya çıkabilecek herhangi bir hasar veya bozulma, bu işin tesliminden sonra yapı üzerinde yapılan değişiklikler, kullanım hataları, müteakip bakım eksiklikleri veya üçüncü kişilerden kaynaklanan etkenlerle meydana gelmiş olabileceğini, bu gibi durumlarda ... şirketinin sorumlu tutulamayacağını, Sağlık Bakanlığının, işin doğrudan tarafı olmadığını, sorumlu ve muhatabın TOKİ olduğunu, davacının bu işin sözleşme tarafı olmadığını, yani ... şirketi ile doğrudan bir hizmet veya yapım sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını, yapının, TOKİ'nin ihaleye çıkıp yüklenici belirleyerek inşa ettirdiğini, kendi kontrolünde teslim aldığı bir inşaat projesi olduğunu, Sağlık Bakanlığı'nın, bu yapının nihai kullanıcısı olsa dahi, doğrudan yükleniciye karşı bir talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, söz konusu işin geçici ve kesin kabul tutanakları ile eksiksiz tamamlandığını, yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, teslim sonrası yapıdan doğabilecek herhangi bir kusurun, taraflarından kaynaklandığına dair hiçbir belge, teknik rapor veya resmi tespit bulunmadığını, yapının uzun süreli kullanımına bağlı yıpranması, dökülme ve bozulmalar ayıp teşkil etmeyeceğini, doğal eskimeler olduğunu, işin asıl sahibi olan TOKİ dışında, başka bir kurumun doğrudan ... şirketine yönelttiği taleplerin hukuken dayanaksız olduğunu, davacı Sağlık Bakanlığı'nın, muhatabının ... şirketi değildir, işin esas sözleşme tarafı olan TOKİ olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, ihyası talep olunan şirketin tasfiye karar ve ilanları, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Konya Bozkır 50 yataklı hastane inşaatı yapım işi sözleşmesi, geçici ve kesin kabul tutanakları dosya içerisinde yer almaktadır. Dava dilekçesinde dava, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiyesi amacıyla açılan işbu davada tasfiye memuru ticaret sicil müdürlüğü ile birlikte zorunlu dava arkadaşıdır. Nitekim mahkemece de yargılama aşamasında 29/05/2025 tarihli ara karar ile, davacı vekilinin T.H. ... Proje ... Ltd. Şti'nin tasfiye memuru ...'ı davaya dahil etmesi için 1 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde tasfiye memurunun davaya dahil edilmemesi halinde davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Anılan ara karar üzerine davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde, 03/06/2025 tarihinde tasfiye memuru ...'ın davaya dahil edilmesi yönünde dahili dava dilekçesi ibraz ettiği, bu dilekçe üzerine dahili davalı ... adına çıkarılan dava dilekçesinin tebliği ile duruşma gününün bildirilmesine ilişkin tebligatın bila tebliğ olduğu görüldüğü gibi, dahili davalı duruşmalara da katılmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece dahili dava dilekçesinin dahili davalıya tebliğ edilmediği, dahili davalının yargılamaya katılmadığı gözetilmeden mevcut hali ile taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında kamu düzeni yönünden isabet görülmediğinden, dahili davalının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dahili davalının sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Dahili davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6, 355. maddeleri gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2025 tarih ve 2025/174 Esas 2025/465 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle KALDIRILMASINA, dahili davalının sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Dahili davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde dahili davalıya iadesine, 5-Dahili davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.