11. Hukuk Dairesi 2011/9369 E. , 2012/4235 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 1. Asliye Tic. Mah. 2000/768-2000/1074 Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2005 tarih ve 2000/655-2005/848 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/03/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Adalet Bakanlığ…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9369 E. , 2012/4235 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 1. Asliye Tic. Mah. 2000/768-2000/1074 Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2005 tarih ve 2000/655-2005/848 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/03/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Adalet Bakanlığı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili asıl davada, müvekkilleri ile davalıların Öztürk Dış Ticaret Ltd.Şti.’nin ortakları olduklarını, davalı ...’ın şirkete ait borcundan kurtulmak ve kendi belirlediği kişiyi müdür olarak seçmek için şirket merkezi dışında davet usulüne uymaksızın ortaklar kurulunu topladığını ve müvekkillerinin katılımı olmadan şirket müdürü olan müvekkili ...’un görevine son verilerek yerine şirket hissedarı olmayan dava dışı kişinin seçildiğini, alınan kararın yokluk ile malul olduğunu ileri sürerek, 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu kararının iptalini, birleşen davada ise, 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu kararının ticaret siciline tescilinin iptali isteminin reddine ilişkin ticaret sicil müdürlüğü işleminin iptali ile 13.06.1997 tarihli ortaklar kurulu kararlarının tescilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri , davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın iptali istenen ortaklar kurulu kararından önce yine usulsüz olarak şirket merkezi dışında ortaklar kurulunu toplayarak müdür olan davacı ...’un görevine son verilmesine ilişkin karar aldığı, bu kararın mahkemece yokluk ile malul olduğuna ilişkin karar verildiği, dava konusu 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu kararının da bu nedenle iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline, birleşen davada ise tasfiyeye ilişkin usulüne uygun olarak alınan 13.6.1997 tarihli kararın tescili isteminin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, ticaret sicil müdürlüğünün red işleminin iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-Asıl dava, limited şirket ortaklar kurulu kararının yokluk ile malul olduğunun tesbiti, birleşen dava ise ticaret sicil müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulunun usulsüz davet ile şirket merkezi dışında davalı ...’a ait işyerinde toplandığını ve davalı ...’ın şirket tarafından kendisi hakkında başlatılan takiplerden feragat edilerek takiplerin sonuçsuz kalması için şirket müdürü olan müvekkili ...’un azline ve müdür olarak davalı ...’ın işçisinin seçilmesine ilişkin alınan kararların batıl olduğunu ileri sürerek, iş bu davayı açmıştır. Ortaklar kuruluna çağrı usulsüz ise de, Dairemiz’in uygulamalarında bu hususun ortaklara sadece iptal davası açma hakkı verebileceği, sırf bu nedenle ortaklar kurulu kararlarının geçersiz sayılmayacağı kabul edilmiştir. Dava konusu 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu toplantısında davacıların hazır oldukları halde kararların alınması sırasında toplantıyı terk ettikleri ve davacılara ait %34 dışındaki payların tamamı temsil edilmek suretiyle kalan ortakların oybirliği ile müdürün azli ve yeni müdürün seçilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı ..., anasözleşme ile müdür olarak atandıktan sonra 20.06.1994 tarihli ortaklar kurulu ile yeniden müdür olarak atanmış olup, davalı şirketin anasözleşmesinin 9. maddesine göre müdürlerin şirketin ödenmiş esas sermayesinin %51’ini temsil eden hissedarların kararı ile değiştirilebileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, davaya konu ortaklar kurulu toplantısında müdürün azli ve yeni müdürün seçimi, gerek TTK’nın 162. maddesinde ve gerekse anasözleşmede belirlenen nisaba uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, davacılar tarafından yeni müdür olarak seçilen Elaaddin isimli kişinin davalı ... hakkında şirketin başlattığı takiplerden feragat etmek, dolayısı ile takipleri sonuçsuz bırakmak için seçildiği iddia edilmiş ise de, bu iddia ispat edilemediği gibi, iddianın sabit olması halinde dahi TTK’nın 556. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 342 ve 309. maddelerine göre müdürün hukuki ve cezai sorumluluğu sözkonusu olabilecektir. Bu itibarla, mahkemece, yasa ve anasözleşmede belirlenen nisaba uygun olarak alınan kararların yerinde olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava, ortaklar kurulu kararının iptali olup, böyle bir davada ortak durumunda olan ...’a kişisel yönden husumet düşmeyeceğinden, bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. 3- Her ne kadar mahkemece verilen karar davalılardan Özbekistan SSG Devlet Koop. Komitesi ve Aptko Uzelhozsnabremont vekili olarak avukat ... tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan davalılar tarafından yargılama sırasında adı geçen vekil azledilmiş olması nedeniyle bu vekilin vekalet görevi sona erdiğinden bu davalılar yönünden avukat ...’ın temyiz hakkı yoktur. Bu itibarla, Özbekistan SSG Devlet Koop. Komitesi ve Aptko Uzelhozsnabremont adına verilen temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 4- Birleşen dava yönünden, Adalet Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna izafeten Adalet Bakanlığı gösterilmiş olup, her ne kadar Ticaret Sicil Memurluğu Adalet Bakanlığı’na bağlı değil ise de, davanın açıkça İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılmış olması ve Adalet Bakanlığı aleyhine de bir hüküm verilmemiş bulunmasına göre Adalet Bakanlığı vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı yoktur. Bu itibarla, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Özbekistan SSG Devlet Koop. Komitesi ve Aptko Uzelhozsnabremont adına verilen temyiz dilekçesinin REDDİNE, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na izafeten Adalet Bakanlığı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 08,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı .... Komitesinden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden Öztürk Dış Ticaret Ltd. Şti. iadesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan Öztürk Dış Tic. Ltd. Şti'ye verilmesine 20.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.