12. Hukuk Dairesi 2012/21482 E. , 2013/982 K. "" MAHKEMESİ : Van İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/04/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, borçluya te…
**12. Hukuk Dairesi 2012/21482 E. , 2013/982 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Van İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/04/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, borçluya tebliğe çıkarılan ödeme emri davetiyesinin usulsüz olduğunu iddia ederek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 24.4.2012 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini ve takip dayanağı bonolardaki imzanın borçluya ait olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş; mahkemece ödeme emrinin Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine uygun olarak tebliğ edildiği gerekçesiyle imza itirazının süre yönünden reddine karar verilmiştir. Takip dosyasında örnek 10 ödeme emri davetiyesinin üzerine ''Mernis Adresi'' yazılarak tebliğe çıkarıldığı, dağıtıcı tarafından Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği ve bu tebliğe dayanarak takip işlemlerine devam edildiği görülmüştür. 2709 Sayılı 1982 Anayasası'nın Hak Arama Hürriyeti başlıklı 36.maddesine göre "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.'' 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10.maddesine eklenen 2.fıkra uyarınca; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır''. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in Bilinen Adreste Tebligat başlıklı 16/2.maddesi gereğince de; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' 6099 Sayılı Kanunun Genel Gerekçesinde ''... Uygulamada yaşanan sorunları önlemek üzere Tasarıda yer verilen en önemli değişiklik, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun da kabul edilen "adres kayıt sistemi"nin Tebligat Kanununa intibakının sağlanmasıdır. Hatta bu yolla, bazen on-onbeş tebligatla dahi sonuç elde edilemeyen durumlarda (ilânen tebligatın gerektirdiği istisnaî hâller hariç), en fazla iki veya üç tebligatla sorun çözülebilecektir.'' görüşüne yer verilmiştir.