T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/133 KARAR NO : 2026/278 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/605 KARAR NO : 2025/1203 DAVA TARİHİ: 09/07/2025 KARAR TARİHİ: 11/12/2025 DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 25/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incele…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/133 KARAR NO : 2026/278 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/605 KARAR NO : 2025/1203 DAVA TARİHİ: 09/07/2025 KARAR TARİHİ: 11/12/2025 DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 25/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketler hakkında Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/255 E, 2024/450 K ve 19/12/2024 tarihli ilamı ile "1-Davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ön ödemeli konut satışına ilişkin 06/01/2015 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine, 81.359,00 USD'nin dava tarihinden itibaren döviz mevduatına uygulanan faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ayrıca bedeli ödenmiş olup iptal edilmeyen ve davalı uhdesinde bulunan bir kısım senetlerin tespiti ile bedeli ödenmemiş olup davalı uhdesinde bulunan bir kısım senetlerden kaynaklı olarak davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, senetlerin iptaline dair karar verildiğini, işbu kararın 30/01/2025 tarihinde kesinleştiğini, mahkeme ilamının Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu, icra emrinin borçlulara tebliğ edildiğini, icra dosyası üzerinden yapılan işlemlerde davalılara ait taşınmaz mal üzerinde çok sayıda takyidat olduğunun görüldüğünü, banka hesaplarında nakit bulunmadığından haczin mümkün olmadığını ve bugüne dek herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek; davanın kabulü ile davalı şirketlerin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalılara tebliğ edildiği, davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...davacı tarafından alacağın tahsili için açılan davanın davacı lehine sonuçlandığı, davacının Bakırköy 7.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden davalılar aleyhine ilamlı icra takibine geçtiği, davalılar tarafından ilama müstenit alacağın ödenmediği ve dosyada bir tehiri icra kararının da bulunmadığı, davalı şirketlerin yetkilisinin İİK'nın 177/4 ncü maddesi uyarınca dinlenmek üzere duruşmaya davet edildiği, duruşmada hazır bulunmadığı gibi geçerli bir mazeret de sunmadığı anlaşıldığından davalı şirketlerin İİK'nın 177/4 ncü maddesi hükümlerine göre iflâsına" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Limited Şirketi vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; takip talebi ve icra emrinde USD cinsi alacağın TL karşılığı gösterilmediğinden usulüne uygun bir takip olmadığını, mahkemece bu husus resen nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken iflas kararı verilmesinin hatalı olduğunu, borcun varlığı ve muacceliyeti tartışmalı olduğunda iflas yoluna başvurulamayacağını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; takip talebi ve icra emrinde USD cinsi alacağın TL karşılığı gösterilmediğinden usulüne uygun bir takip olmadığını, mahkemece bu husus resen nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken iflas kararı verilmesinin hatalı olduğunu, takibe dayanak ilam ve dosya kapsamından açıkça görüleceği üzere geçersiz sayılan sözleşmeler kapsamında müvekkilinin davacıdan aldığı bir bedel bulunmadığını, sözleşmeye dayanak senetlerin tamamının diğer davalı şirkete verildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılan iflas davasıdır.İİK'nın 177. maddesinde; "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yolulyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308 inci maddedeki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" alacaklının, önceden takibe hacet kalmaksızın doğrudan borçlunun iflasını istemesi mümkündür.İlamların icrasına ilişkin hükümler İİK'nın 24 ile 41. maddeleri arasında düzenlenmiş, İİK'nın 32 ve devamı maddelerinde ise para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İİK'nın 32. maddesinde; "Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi..." hükmü, "Haciz veya iflas istemek yetkisi" başlıklı 37. maddesinde; "İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olup ta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir." hükmü yer almaktadır.İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir.İflas davasında yetkili mahkeme, İİK'nın 154/3 maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirketin muamele merkezi itibariyle işbu davanın görevli ve yetkili mahkemede açıldığı ve karara bağlandığı anlaşılmıştır. Talep talebi ve icra emri incelendiğinde;Davacı tarafından, davalı şirketler hakkında Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/255 E sayılı dosyasında, taraflar arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın süresi içerisinde tamamlanarak teslim edilmediği iddiasıyla sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti, ödenen bedellerin iadesi, senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve senetlerin iptali istemiyle açılan dava neticesinde Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 19/12/2024 tarihli 2024/450 K. sayılı kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ön ödemeli konut satışına ilişkin 06/01/2015 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine, 81.359,00 USD'nin dava tarihinden itibaren döviz mevduatına uygulanan faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ayrıca bedeli ödenmiş olup iptal edilmeyen ve davalı uhdesinde bulunan bir kısım senetlerin tespiti ile bedeli ödenmemiş olup davalı uhdesinde bulunan bir kısım senetlerden kaynaklı olarak davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, senetlerin iptaline karar verilmiştir. Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarihli 2023/255 E. 2024/450 K. sayılı kararının Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla sayılı dosyası ile ilamlı takibe konu edildiği anlaşılmıştır.2004 sayılı İİK'nın "Takip Talebi ve Muhtevası" başlıklı 58.maddesinde takip talebinde hangi unsurların bulunması gerektiği açıklanmıştır. Bu unsurlardan birisi de 2. fıkranın 3 no.lu bendinde "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi" olarak belirtilmiştir. Yani icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası karşılığı olan tutarın takip talebinde gösterilmesi gerekir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan resen nazara alınması gerekmektedir. Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir (Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, Ankara, 2018, s. 297).Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli 2023/12-957 E. 2024/281 K. sayılı kararında da yukarıdaki aynı açıklamalara yer verilerek; "...yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemeyeceğinden bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında resen göz önünde tutularak ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir. Bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olduğundan tarafların bu eksikliği daha önce öğrenmiş olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır..." yönünde karar verilmiştir.Takip talebinde ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmesine dair zorunluluğun kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olduğu hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/05/1999 tarihli 99/12-271 E. 99/301 K. sayılı kararında; "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir. Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası fiziki olarak işbu dosya kapsamına alınmadığı için UYAP sistemi üzerinden incelendiğinde; Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarihli 2023/255 E. 2024/450 K. sayılı ilamına dayalı olarak 224.428,35 TL ilam vekalet ücreti, 36.641,26 TL yargılama gideri, 11.510,41 TL vekalet ücreti faizi, 1.879,24 TL yargılama gideri faizi toplamı 274.459,26 TL ile 81.359,00 USD (fiili ödeme tarihi ilam asıl alacağı), 7.534,96 USD (ilam asıl alacağına işlemiş faiz) olmak üzere 88.893,96 USD fiili ödeme tarihi toplam alacak üzerinden 07/03/2025 tarihinde saat 15:59'da davacı alacaklı vekili tarafından UYAP üzerinden takip talebi düzenlendiği, alacaklı vekilinin aynı tarihte saat 16:18'de "Dairenize ait işbu dosyada takip alacağının bir kısmı USD cinsinden olup, harca esas değer karşılığının belirtildiği takip talebi işbu dilekçemiz ekindedir. (Takip açılış sırasında evrak üzerinde ekleme yapılmasına sistem izin vermemektedir. Avukat ekranından da dosya ekleme imkanı olmadığından genel talep ekranından ayrıca gönderilmektedir)." şeklinde beyan sunduğu ve ekinde takip talebi eklenerek harca esas değerin "HARCA ESAS DEĞER 07.03.2025 tarihli TCMB KURU 1 USD 36,3748 TL, 88.893,96 USD KARŞILIĞI 3.233.500,02 TL" olarak belirtildiği, 11/03/2025 tarihinde icra emri düzenlendiği ancak UYAP sisteminde kayıtlı icra emrinde USD cinsi alacakların TL karşılığının yer almadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece icra dosyası fiziki olarak işbu dosya kapsamına alınmamış olması sebebiyle fiziki olarak evraklar incelenemediğinden, fiziki olarak düzenlenen belgelerde Türk Lirası karşılığının gösterilip gösterilmediği tespit edilmemiştir. Bu nedenle mahkemece icra dosyası fiziki olarak işbu dosya kapsamına alınarak takibin usulüne uygun olup olmadığının re'sen incelenmesi gerekmektedir. Şayet USD cinsi alacakların Türk Lirası karşılığı icra emrinde gösterilmemiş ise bu durumda İİK'nın 177/1-4 maddesinde "İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" koşulu icra emrinin usulüne uygun olmaması sebebiyle gerçekleşmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekecektir. Talep talebi ve icra emri usulüne uygun olarak düzenlendiğinin tespiti halinde; İİK'nın 177/1.4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan "icranın geri bırakılması" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini "bekletici mesele" yapmalıdır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 726).Eldeki dosyada ise Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarihli 2023/255 E. 2024/450 K. sayılı kararının taraflarca istinaf yoluna başvurulmaması sebebiyle 30/01/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından her iki şirket yönünden iflas avansı yatırılmış, İİK 177/son maddesi göndermesi ile İİK 178/2 ve İİK 166.maddesi uyarınca yasal ilanlar yapılmıştır.İİK'nın 177/4 hükmüne dayanan iflas davalarında depo emri tebliğine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece icra emri tebliğine rağmen ödeme yapmayan davalı şirketin iflasına karar verilebilir (Konkordato ve İflas, sayfa 727). İİK'nın 177/1.4. bent 2. cümlesi, ''Türkiye'de yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır'' hükmü uyarınca davalı şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davetiyeye uyarak gelmesi halinde dinlenmesi gerekmektedir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Çıkartılacak davetiyede şirket hakkında iflas kararı verilebileceğinin özellikle belirtilmesi gerekmektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2021 tarihli 2021/863 E. 2021/2867 K. sayılı ilamında; "...Mahkemece, davalı şirket temsilcisine çağrı yapılmışsa da çağrıya ilişkin meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılacak iş, yetkili şirket temsilcisine davetiye çıkarılarak duruşmaya gelmediği takdirde şirket hakkında iflas kararı verileceğinin özellikle ihtar edilmesidir. Bu itibarla şirket temsilcisine usulüne uygun davetiye çıkarılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı meşruhatla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." yönünde karar verilmiştir. Eldeki dosyada Mahkemece davalı şirketlerin yetkilisi olan...'a "Yetkilisi olduğunuz ... A.Ş. ile... LTD. ŞTİ. aleyhine mahkememizde açılan davada İİK'nun 177. Maddesinin birinci fıkrasının 4. Bendi uyarınca Borçlunun dinlenmesi öngörüldüğünden duruşma gün ve saatinde mahkeme salonunda hazır olarak beyanda bulunmanız aksi halde beyan vermeyeceğinizin mahkeme tarafından kabul edileceği hususu TEBLİĞ ve İHTAR olunur." şeklinde ihtar içeren tebligatta "şirketler hakkında iflas kararı verilebileceği" belirtilmediğinden, meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğinden davalıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun AYRI AYRI KABULÜ ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/605 E. 2025/1203 K. sayılı ve 11/12/2025 karar tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarınn Hazineye irat kaydına, istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davalıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/02/2026