T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/568 Esas KARAR NO: 2026/768 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2026/4 Esas- 2026/7 Karar TARİH: 05/01/2026 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyas…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/568 Esas KARAR NO: 2026/768 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2026/4 Esas- 2026/7 Karar TARİH: 05/01/2026 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... adına, işbu dava ile ihyası talep edilen .... A.Ş. ile .... A..Ş. hasım gösterilerek İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/167 Esas sayılı dosyası kapsamında rücuen tazminat davası açıldığını, mahkemenin 09/05/2025 tarihli muhtırası ile her iki davalının tasfiye ile terkin edildiği bildirilerek iki haftalık kesin süre içinde ihya davası açılması için taraflarına yetki verildiğini, davacı Üniversitenin asıl davasını İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/167 Esas sayılı dosyasında açtığını, bu şirketlerin faal olduğu tarih itibariyle davacının bünyesinde yüklenici şirket olarak çalıştığı dönemlerde bünyesinde çalıştırdığı işçilerin talepleri veçhile kıdem tazminatı ve sair işçi alacaklarının davacı tarafından ödendiğini, yapılan bu ödemelerin rücuen bu şirketlerden tahsilinin davacı için önem arz ettiğini, keza yapmış olduğu bu ödemelerin ilgili şirketlerden tahsil edilememesi durumunda ..... .olan davacı nezdinde kamu zararına yol açılacağını, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin .... numaralı, ..../11/2020 tarihli sayısında ihyası talep edilen şirketlerden .... A.Ş.' nin ..../11/2020 tarihinde, yine Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ....numaralı, ../09/2020 tarihli sayısında ihyası talep edilen .... A.Ş.'nin 25/09/2020 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğinin tescil ve ilan edildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması için öncelikle şirketlerin ihyasına karar verilmesi gerektiğini beyanla adı geçen şirketlerin ihyasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçeve-sinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili ... tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanla müvekkili yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletil-mesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan işbu davada, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların afakî ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiğini, Tasfiye Halinde ..... A.Ş.'nin ve ... A.Ş.'nin de tasfiye işlemlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, ticaret sicil kayıtlarından da açık bir şekilde görüleceği üzere şirketlerin TTK hükümlerine uygun şekilde terkin edildiğini, şirket borçlu ve alacaklılarının şirket merkezinde bulunmaları için 3 adet ilan yapıldığını ve Ticaret Sicil Gazetesinde 3 defa ilan yayınlandığını, gerekli tüm süreler beklen-dikten sonra da şirketin terkininin ilan edildiğini, davacı yanın şirketlere başvuru yapmadığı ve şirketlerin terkininden yaklaşık 3 yıl sonra iş bu davayı açmış olmasının da ortada herhangi bir hukuki yararın bulunmadığını ortaya koyduğu gibi kötü niyeti de somut bir şekilde ortaya çıkardığını, genel kurulda alınan tasfiye kararına uygun olarak tasfiye işlemlerinin yapıldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, TTK'nın 547.maddesine dayalı limited şirketin ihyası istem-ine ilişkin olduğu, İstanbul Ticaret ...'nün... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde .... A.Ş. ve ... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde .... A.Ş.'nin İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/167 Esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına, ... olarak ...'in atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, yargılama giderleri bakımından ise ........'nün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığı, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğu, bu nedenle, “yasal hasım” konumun da bulunan davalı ... ...'nün yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılma-sına karar verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI ... VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca ticari şirketin tüzel kişiliği-nin ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erdiği, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiği, müvekkilinin de tasfiye işlemlerini eksiksiz yerine getirdiği, davacı tarafın tasfiye sürecinde yapılan ilana rağmen başvuruda bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde; "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi ... olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir. Tasfiye Halinde .... A.Ş.'nin sicil kaydı 13/11/2020 tarihinde ve Tasfiye Halinde .... A.Ş.'nin sicil kaydı 25/09/2020 tarihinde tasfiye neticesinde davalı ... ...'nce terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirketler aleyhine davacı tarafından İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/167 Esas sayılı dosyası ile rücuan tazminat davası açılmış olup, davanın derdest olduğu ve Mahkemece davacı vekiline şirketlerin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği anlaşılmış-tır. Şirketlerin tasfiyelerinin, haklarında davacı tarafından açılmış ve derdest dava dosyası olması nedeniyle tamamlanmadığı, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden sicile tescil edilmeleri ve tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemleri yönün-den tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece, davacının, anılan şirketlerin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabet-sizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 17/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.