11. Hukuk Dairesi 2009/8489 E. , 2011/1457 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2009 tarih ve 2008/94-2009/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki …
**11. Hukuk Dairesi 2009/8489 E. , 2011/1457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2009 tarih ve 2008/94-2009/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1815 yılından itibaren kimyasal maddeler ve boya üretimi yaptığını, kurulduğu tarihten itibaren “weiss” ibaresini marka olarak kullandığını, davalı şirketin bu markanın aynısını 01 ve 02. sınıflarda tescili amacıyla diğer davalı kurum nezdinde yaptığı başvuruya itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca reddedildiğini, oysa, davacı markasının dünyanın birçok ülkesinde tescilli ve tanınmış olduğunu, Paris Sözleşmesinin 8. Maddesi anlamında da korunan bir marka olduğunu, 20 yıldır Türkiye'de piyasaya sunulduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının müvekkilinin tanınmış markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davalının bu davranışının kötüniyetli olduğunu, bu eyleminin haksız rekabet yarattığını, davacının 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 42/1-b maddesi anlamında davalı markasının hükümsüzlüğünü talep edebileceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile diğer davalı şirket adına başvurusu yapılan “WEISS” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin markasının Almanca olduğunu, Türkçe'de saflık duruluk ve beyaz anlamına geldiğini, 2001 yılında kullanılmaya başlandığını, davalının “weiss” ibaresinin tanınmış bir marka olmadığını ve davacının kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tescil edilmemiş fikri mülkiyet hakları 556 sayılı KHK'nin 8/3, maddesinde düzenlenmiş iken, tescilli fikri mülkiyet haklarının aynı KHK'nin 8/5. maddesinde düzenlendiği, davacının tescilli ticaret unvanının Paris Sözleşmesi’nin 1 ve 2 maddesi anlamında bir sınai hak olduğu, davacının “weiss” ibareli marka için 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesi anlamında davalıdan daha önce hak elde ettiği, davacının Türkiye'de tescilsiz ticaret unvanı nedeniyle de aynı madde kapsamında korunması gerektiği, davacının TPE nezdinde önceki tarihli marka tescili bulunmadığından somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinin uygulanamayacağı, davalı şirket markasının kötüniyetle tescil ettirildiği, YİDK'nın da mevcut delile göre inceleme ve karar verme yetkisi olması nedeniyle YİDK kararının yerinde olduğu, ancak hükümsüzlük talebi yönünden YİDK'daki itirazı ve delilleri ile bağlı olmayıp yeni iddia ve delil ibraz edebileceğinden ve hükümsüzlük talebi yönünden tarafların sunduğu delillere göre yapılan incelemede hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının iptaline yönelik istemin reddine, davalı şirket adına tescilli “weiss” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.