T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/168 Esas KARAR NO : 2025/913 DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) DAVA TARİHİ : 17.05.2022 KARAR TARİHİ : 17.12.2025 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacını…
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/168 Esas KARAR NO : 2025/913 DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) DAVA TARİHİ : 17.05.2022 KARAR TARİHİ : 17.12.2025 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İŞ sayılı dosyasından almış olduğu ihtiyati haciz kararı nedeniyle, müvekkilinin ... 27. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına 06/03/2019 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 265.948,27TL 'nin 06/03/2019 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile müvekkili uğradığı munzam zararın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraf olmayan üçüncü şahıslar ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olup, hukuka aykırı olan bir kararın tarafımıza da tebliğ edilmemiş olmasına karşın, müvekkili bankanın çek borçluları ile ilgili başlattığı icra takibinin neticesinde anılan ihtiyati tedbir kararının varlığı nedeniyle sorumlu tutulması kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın, menfi tespit davası kapsamında kendisine verilen sürede müvekkil banka aleyhine menfi tespit davası açmayarak, ihtiyati tedbir kararının hükümsüz hale gelmesine sebep olduğunu, dava dilekçesinden davacının icra takibi nedeniyle uğradığı zararın mı yoksa ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararın mı talep edildiği anlaşılamamakla birlikte, iptal edilen icra takibi nedeniyle uğranılan zararın talep edilmiş olması durumunda ortada bir kusur bulunmadığından dolayı davanın reddinin gerektiğini beyan ederek arz ve izah olunan nedenlerle ve sair tüm haklarının mahfuziyeti kaydıyla; haksız ve hukuka aykırı aleyhlerine açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Taraf vekillerinin belirttiği, ... 6. ATM'nin ...E sayılı dosyası, ... 27. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası, ... 6. ATM'nin... D. İş sayılı dosyası, ... 29. İcra Hukuk Mahkemesinin ...E sayılı dosyası, İstanbul Bam 20. Hukuk Dairesinin ... E sayılı dosyası delil olarak değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, haksız haciz ve icra takibi nedeni ile, paranın davacıya iade edildiği tarihe değin, faiz dışındaki zararların tazmini isteminin yerinde olup olmadığı noktasında olduğu anlaşıldı. 20.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda “Davacı ...’in ... 27. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası için yatırmış olduğu toplam 265.948,27 TL. tutarın, takibin iptali sonucuna bağlı olarak iade edildiği 22.03.2022 tarihine kadar işleyen avans faiz tutarı 127.808,09 TL. olarak hesaplanmıştır. Davacının bu 127.808,09 TL. tutarı talep hakkı bulunmaktadır. İcra dosyası borçlusu davacının munzam zarar talebi hususunda, TBK 122. maddesi hükmü gereğince talep hakkı alacaklıya ait olduğundan, aksi yorumda bile davalı bankaya kusur izafe edilmesi mümkün görülmediğinden munzam zarar talebi hususunda hesaplama yapılmamış olduğu” sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava; Haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat davasıdır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin ... E. -... K. Sayılı ilamı). Davacının talebinin almış olduğu ihtiyati haciz kararı nedeniyle, ... 27. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına 06/03/2019 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 265.948,27TL 'nin 06/03/2019 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile müvekkili uğradığı munzam zararın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesini talep ettiği, davalının ise ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasından verilen 30.11.2018 tarihli ihtiyati tedbir kararı gereğince davacının süresinde banka aleyhinde menfi tespit davası açmadığı, bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı, arabuluculuk yoluna davaya konu talebe ilişkin olarak gidilmediğini, haksız ihtiyati haciz sebebiyle tazmin hakkına ilişkin olguların iş bu davada gerçekleşmediğini, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararının hukuka uygun olduğu, çekler sebebiyle takas defini ileri sürdükleri, munzam zararın kabulünün mümkün olmadığı, haksız ve hukuksuz davanın reddine karar verilmesini savundukları anlaşılmıştır. Davalının davacı aleyhinde giriştiği ... 27. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibinin davacı yönünden iptali talepli ... 28. İcra Hukuk Mahkemesinin... e....K sayılı dosyasında mahkemece verilen davanın reddi kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.HD sinin ... E. ...K sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilerek davanın kabulüne karar verildiği bu kararın Yargıtay 12. HD. 02/03/2022 tarih... E. ... K sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiğinden ,02.03.2022 tarihinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren sürenin işlemeye başlayacağı, davacının 31.03.2022 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, 17.05.2022 tarihinde dava açtığı görülmekle İİK 72/7 maddesi gereğince davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça arabuluculuk itirazında bulunulmuş ise de ; 31.03.2022 tarihli arabuluculuk başvuru tutanağının incelenmesi ile haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan zararların tazmini için arabuluculuk yoluna başvurulduğu görülmekle davalının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir. ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. Sayılı dosyasının incelenmesi ile davacı ...'in, davalı ...Tic.Ltd.Şti ... Şubesi'ne karşı aşağıda belirtili çekler sebebiyle borçlu olmadığına ilişkin olup ,bu davada takip önces... Bankası ... Şubesi, 31/01/2019 tarihli, ... seri numaralı, 50.000TL bedelli çek ,31/11/2018 tarihli, ... seri numaralı, 100.000TL bedelli çek, 31/12/2018 tarihli, ... seri numaralı, 100.000TL bedelli çek ve 31/01/2019 tarihli, ... seri numaralı, 100.000TL bedelli çekler hakkında 30.11.2018 tarihli ara kararla % 15 teminat karşılığı 52.500 TL teminat ile "3.kişiler de dahil olmak üzere bankaya ibrazı halinde ödememesi ve icra takibine konulmaması için tedbir kararı verildiği" davacı tarafça teminatın yatırıldığı görülmüştür. Davalı bankanın mahkememiz ... D. İş ... K. Sayılı kararı ile, ... numaralı 31/12/2018 tarihli 100.000,00 TL tutarındaki çek ile ... numaralı 31/01/2019 tarihli 100.000,00 TL tutarındaki çekler sebebiyle ... 27. İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyası icra takibine giriştiği, davacı ...'in ... 27. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip dosyasına 27.02.2019 tarihinde 200.000 TL, 06/03/2019 tarihinde 65.948,27 TL ödediği, davacının ... 28. İcra Hukuk Mahkemesine icra memur muamelesini şikayet yoluna başvurduğu, mahkemece ... e. ... K sayılı kararı ile davanın reddi kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.HD sinin ...E. ..K sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilerek davanın kabulüne karar verildiği ve davalı ... Bankası tarafından ... 27. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip dosyasında davacı ...'e gönderilen icra takibinin davacı yönünden iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay 12. HD. 02/03/2022 tarih ... E....K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. ... 28. İcra Hukuk Mahkemesinin... E sayılı dosyası ile ;davacının ... 27. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına konu, ... numaralı 31/12/2018 tarihli 100.000,00 TL tutarındaki çek ile ... numaralı 31/01/2019 tarihli 100.000,00 TL tutarındaki çeklere ilişkin imza itirazında bulunduğu, mahkemece ... E. - ...K sayılı karar ile imza inkarının kabulü ile takibin davacı ...yönünden durdurulmasına karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.HD sinin... E . ...K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. Haksız ihtiyati hacizden alacaklının tazminata mahkum edilebilmesi için; borçlunun malları için ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu karar yerine getirilmiş olmalı, ihtiyati haciz koydurmuş olan alacaklı, haksız çıkmış olmalı, borçlu (veya üçüncü kişi) malları üzerine ihtiyati haciz konulmuş olmasından bir zarar görmüş olmalı ve zarar ile haksız ihtiyati haciz arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Burada davalı alacaklının kusurlu olması şart değildir, yani buradaki sorumluluk kusursuz sorumluluktur. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden BK’nın 49. maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir (Bkz. Prof. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). Haksız yere bir kimsenin mallarının haczettirilmesi, o kimsenin ticari itibarına saldırı teşkil eden ve BK'nın 49. maddesi gereğince manevi tazminat ile sorumlu tutulmayı gerektiren bir davranıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 15/06/2017 Tarih... Esas-... Karar sayılı kararı). Dava konusu ... 27. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı icra takibinin 22.02.2019 olduğu, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1160 E sayılı dosyası kapsamında verdiği tedbir kararının 30.11.2018 olduğu, çekler bankaya ibraz edildiğinde banka yetkilileri tarafından tedbir kararına ilişkin kaydın düşüldüğü, davacının dava konusu çeklerden dolayı, ne dava dışı şirkete ne de çekleri temlik cirosuyla alan davalı bankaya borcunun olmadığı ... 28. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile anlaşılmış, böylece hacizlerin haksızlığının ortaya çıktığı, davalı bankanın çekler için verilen ödeme yasağı tedbiri bulunmasına ve bunu bilmesine rağmen çekler için ihtiyati haciz kararları alarak, bu kararları icra takipleri yaparak uyguladığı ve haciz baskısı ile icra dosyalarınında tahsilat yaptığı, bundan dolayı kusurlu olduğu anlaşılmış ve değerlendirilmiştir. Davacı ...'in ... 27. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip dosyasına 27.02.2019 tarihinde 200.000 TL, 06/03/2019 tarihinde 65.948,27 TL ödediği, 22.03.2022 tarihinde ödenen 265.948,27 TL nin davacıya iade edildiği bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, aynı raporda davacı tarafça 27.02.2019 tarihinde 200.000 TL ve 06.03.2019 tarihinde 65.948,27 TL olarak ödenen bedelin iade olunan 22.03.2022 tarihine kadar yasal faizinin 127.808,09 TL hesaplandığı ,davacının haksız haciz sebebiyle talep edebileceği faiz miktarının 127.808,09 TL olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizce bu alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliğinin bir koşulu da alacaklı yönünden mevcut olan zararın açık ve somut bir biçimde ispatıdır. Bu bağlamda ekonomik koşullardaki olumsuzluklar sebebiyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, alacaklı yönünden aşkın (munzam) zarar olarak nitelendirilemeyeceği gibi salt bu olguya dayanılması neticesinde zararın ispatına dair koşulun gerçekleştiği söylenemez. Zira burada zararın olgusunun, HMK’nın 194. maddesi kapsamında ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılarak zarar iddiasının ispatı için gerekli tüm deliller ortaya konulmalıdır. Bu itibarla davacı tarafından ileri sürülen, ülkemizdeki belirli dönemlerde mevcut olan ekonomik olumsuzluklardan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı aşkın (munzam) zarar talebi, zarar olgusunun delili olarak kabul edilemez. Zira ülkemizdeki belirli dönemlerde var olan ekonomik koşullardaki olumsuzluklar sebebiyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, tek başına davacının temerrüt faizi dışında bir zararının varlığının ispatı değildir. Dolayısıyla ekonomik şartlar sebebiyle ortaya çıkan yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanma, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olumsuzluklar, bir karine olarak kabul edilip davacıyı, kendi somut durumuna özgü vakıalarla oluştuğu iddia olunan zararı ispat yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi davacıya bu yönde herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının iddiasını ispat edemediği ve somut olayda maddi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından munzam zarar talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça takas defii ileri sürülmüş ise de ; ... 28. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı dosyasında çekler üzerinde yapılan imza incelemesinde 0103.2021 tarihli raporla, davaya konu çekler üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden davalının takas defisi talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile A) Davacının faiz alacağı talebine ilişkin olarak; 127.808,09 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, B) Davacının munzam zarar talebinin ise reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 8.730,58 TL karar ilam harcının davacı tarafça peşin alınan 3.415,50 TL den mahsubu ile bakiye 5.315,08 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı tarafça yatırılan 3.415,50 TL peşin harcın ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.496,2 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi raporu ücreti ve 2.387,00 TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 14.387,00 TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre (% 63,90 - % 36,10) 9.193,29 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) haklılık durumuna göre 996,84 TL sinin davalıdan, bakiye 563,16 TL sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır