T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/260 KARAR NO : 2026/279 DAVA : Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ : 26/03/2026 KARAR TARİHİ : 22/04/2026 Mahkememizde açılan Tanıma Ve Tenfiz davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... sayılı davada 12.04.2024 tarihli ...Mahkemesi'nin kararıyla davacı ...'den davalı ... ŞİRKETİ aleyhine borç tahsilatına ilişkin karar verildiği, davacı lehine davalı şirkette…
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/260 KARAR NO : 2026/279 DAVA : Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ : 26/03/2026 KARAR TARİHİ : 22/04/2026 Mahkememizde açılan Tanıma Ve Tenfiz davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... sayılı davada 12.04.2024 tarihli ...Mahkemesi'nin kararıyla davacı ...'den davalı ... ŞİRKETİ aleyhine borç tahsilatına ilişkin karar verildiği, davacı lehine davalı şirketten 100.000 ABD dolarına eşdeğer 44.543.000 tenge borç tahsil edilmesine karar verildiğini, 5,922,693,55 lenge tutarında yasal cezanın, 13,296,58 ABD dolarına eşdeğer olduğunu, devlet vergisinin ödenmesi için toplam 1.513.971 tenge tutarında gider olan 3.399 ABD dolarına eşdeğer olduğunu, Mahkeme kararının 23/05/2024 tarihinde yasal olarak yürürlüğe girdiğini, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında medeni konularda hukuki yardıma ilişkin 13 Haziran 1905 tarihli Antlaşmanın mahkemelerin ve tahkim organlarının kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda birbirlerine hukuki yardım sağlayacaklarının belirlendiğini belirterek; ... Mahkemesi'nin 12 Nisan 2024 tarihli kararının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememiz iş bu dosyasında Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kaldırma kararı sonrasında yeniden esas kaydına alındığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında önceki aşamada taraf teşkili ve dilekçe teatisi tamamlanmadan yetkisizlik kararı verilmesinin usule aykırı olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, görev hususu ile tarafların ileri sürdüğü itirazların ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle huzurdaki davada öncelikle dava şartlarının , tenfiz koşulları, ilk itirazlar, belge eksiklikleri , kamu düzeni ve savunma hakkı yönünden ileri sürdüğü hususların değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı tarafça organize edilen süreçte hukuka uygun olduğu izleniminin verilen bir taşına ve tahliye organizasyonuna dahil edildiğini ancak sonradan yükün menşei, taşınma biçimi ve tahliye organizasyonuna dahil edildiğini ancak sonradan yükün menşei, taşınma biçimi ve çıkarılış sürecine ilişkin son derece ağır makamlara başvurulduğunu, buna karşılık davacı tarafın müvekkilini suça alet ettiği bu sürecin gerçek niteliğini gizleyerek yabancı mahkeme ilamı elde etmeye yöneldiğini, davacı tarafın kendi kusurundan ve hukuka aykırı fiillerinden menfaat devşirerek bunu Türkiye'de tenfiz ettirme çabasının hukukun korunmaya değer bulacağının bir talep olmadığını, Kazakistan makamlarınca yürütülen veya yürütülmesi gereken tahkikat, inceleme ve resmi tespitlerin düzenine açıkça aykırı olup olmadığının hem de ilamın yerine getirilmesine engel bir sebep bulunup bulunmadığını ortaya koyacağını, 5718 sayılı Kanunun'un 53,54 ve 55. Maddeleri uyarınca tenfiz isteminin reddine, mahkememizin aksi kanatte olması halinde ise görev hususunun ayrıca değerlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 50 ve izleyen maddelerine dayalı olarak açılmış yabancı mahkeme kararının tenfizi davasıdır. Davacı vekilinin 08/04/2026 teslim tarihli dilekçesi ekinde ibraz edilen; İcra İlamı başlıklı apostil şerhli evrak aslı ve tercümesi, 12/04/2024 tarihli apostil şerhli karar aslı ve tercümesi, bilgi mektubu başlıklı apostil şerhli evrak aslı ve tercümesi, bilgi yazısı başlıklı apostil şerhli evrak aslı ve tercümesi, bilgi mektubu başlıklı apostil şerhli evrak aslı ve tercümesinin kasaya alındığı görülmüştür. ... tarih, ... Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5136 Sayılı Yasanın 1. maddesiyle 6762 Sayılı TTK.nun 4. maddesine eklenen son fıkra ile; iş durumunun gerekli kıldığı yerlere, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin uyuşmazlıklara bakmaya ve Asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin kurulacağı, yargı çevresinin de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda; davacının tanınması ve tenfizini talep ettiği Astana Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi'nin ... tarihli kararının, taraflar arasında 13 Mart 2023 tarihinde arasında ... gemisinde 31 Mart 2023 tarihine kadar geçerlilik süresi ve yüklenicinin yükümlülüklerini tam ve uygun bir şekilde yerine getirmesi için kurtarma çalışması için bir sözleşmeye dayandığı ve ... Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi'nin kurtarma alacağı konusunda karar verdiği, kurtarma alacağının TTK 1298 ve devamı maddelerinde düzenlendiği ve Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Açıklanan gerekçeye göre; 1-Taraflar arasındaki temel ilişkinin TTK 1298 de düzenlenen kurtarma alacağına ilişkin olup mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin usulen başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARATINA, 3-HMK.nun 331/2. maddesi gereğince harç, yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücretinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2026 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır