(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/2651 E. , 2009/2875 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili dava dışı borçluya ait menkullerin satışı sonrasında düzenlenen sıra cetvel…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/2651 E. , 2009/2875 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili dava dışı borçluya ait menkullerin satışı sonrasında düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalı alacağının muvazaalı olduğunu; daha öncesinde müvekkili şirketi temsile yetkili...adlı kişinin borçluya ait malları satın almak amacıyla davalı yanca girişilen takip dosyasının infazını sağlamak istediğini ve taraflar arasında kısmi ödemeye ilişkin bir belge düzenlenerek haricen ödemede bulunulduğunu, o aşamada davalı alacağının muvazaalı olduğunun düşünülmediğini, sonrasında davalının ödemeleri icra dosyasına yansıtmadığını ve infazı sağlamadığını fark ettiklerini ve davalı alacağının muvazaalı olduğu sonucuna vardıklarını ileri sürerek sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın reeskont faizi ile kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili haczi düşmüş bulunan davacının sıra cetveline alınamayacağını, kısmi ödeme belgesi başlıklı anlaşmada gösterilen senetlerin tümünün ödenmediğini, kaldı ki ödeme halinde dahi alacağın tamamının karşılanmadığını; belgede sayılan çeklerin karşılıksız çıktığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre takip, tebliğ ve kesinleşme tarihi 18.08.2004 olan ve haczin 19.08.2004 günü konulduğu davalı haczinin muvazaalı olduğu, verilen kesin süreye rağmen davalının alacağını belgeye dayalı olarak ıspatlayamadığı; borçlu ödemede samimi olsa idi taşınırları dışarıda yüksek bir fiyata satıp borcunu ödeyebilecekken bu yola girişildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.