İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/05/2025 DAVA:Maddi Tazminat KARAR TARİHİ:19/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:25/09/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 m…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/05/2025 DAVA:Maddi Tazminat KARAR TARİHİ:19/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:25/09/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların 03/09/2017 tarihinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmaktayken davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın belirtilen araçla çarpışması sonucu yaralandıklarını, kaza tarihinde davacı ...’nin ev hanımı, davacı ...’in asgari ücretli işçi olduğunu beyanla, her bir davacı için 200,00 TL çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, yasal başvuru şartının yerine getirilmediğini, özürlülük değerlendirmesine ilişkin raporun davalıya gönderilmediğini, davalının gerçek zarardan işletenin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, davacıların bulundukları araçta hatır için taşındıklarından dolayı hükmedilecek tazminattan indirime gidilmesi gerektiğini, varsa davacıların müterafik kusurlarının tazminattan indirilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Simav Cumhuriyet Başsavcılığnın ... soruşturma sayılı dosyası, kusur oranlarına ilişkin bilirkişi raporu, davacılar hakkında düzenlenen ... ve Adli Tıp Kurumu raporları, aktüer bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. İDM'NİN ... ESAS, ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ : Kusur raporuna göre sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, alınan ATK raporlarına göre davacı ... bu kazadan dolayı çalışma gücünü %1, ... ise %22 oranında kaybettiği, üniversite hastanesinden alınan raporda ... için herhangi bir özür oranı belirtilmeyip özürsüz olduğu yönünde rapor düzenlenmiş ise de hükme esas alınan ATK raporunda ve hastanenin raporunda belirtilen bulguların ATK raporunun hükme esas alınmasını gerektirdiği, yine davacı ...’in çalışma gücü kaybı üniversite hastanesinde alınan raporda %5 ise de ATK dan alınan raporda bunun %1 olarak belirlenmesi ve buna da sağ köprücük kemiğindeki kırılmanın yol açtığının anlaşılması karşısında ATK raporunun hükme esas alındığı, alınan aktüer bilirkişi raporunun da düzenlendiği tarih o tarihteki asgari ücret THR 2010 yaşam tablosunun esas alınması suretiyle düzenlendiğinden somut olaya uygun bulunarak 03/09/2017 tarihinde meydana gelen kazaya bağlı olarak davacı ...'in çalışma gücü kaybından kaynaklanan tazminat davasının kabulü ile 167.611,77 TL, davacı ...'ın çalışma gücü kaybından kaynaklanan tazminat davasının kısmen kabulü ile 16.434,55 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. DAİREMİZİN ... ESAS, ... KARAR SAYILI KARARI: Dosya içindeki bilgi ve belgelere, davacı ... yönünden maluliyete ilişkin ... Hastanesinin aldırılan 30/11/2018 tarihli raporda, kaza nedeniyle davacı ...'ta %5 oranında maluliyet oluştuğunun bildirildiği ve bilirkişi raporunun davalı sigorta şirketi vekiline 23/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından maluliyet raporuna itiraz edilmediği, davacı vekili tarafından da davacı ... yönünden maluliyet raporuna itiraz edilmediği, sadece davacı ... yönünden maluliyet raporuna itiraz edildiğinin anlaşılmasına göre davacı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan, davacı ...'ın maluliyet oranının % 5 olarak kabul edilerek aktüerya bilirkişinin tazminat hesaplamasını bu oran üzerinden yapması gerekirken yazılı olduğu şekilde davacı ...'ın maluliyet oranı % 1 olarak kabul edilerek bu oran üzerinden yapılan hesaplamaya göre tazminata hükmedilmesi doğru görülmediği, yine davacı ... yönünden maluliyete ilişkin ... Hastanesinin aldırılan 30/11/2018 tarihli raporda, kaza nedeniyle davacı ...'in maluliyetinin olmadığı bildirildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine ATK 2. İhtisas Kurulundan aldırılan 31/08/2020 tarihli raporda ise davacı ...'in kaza nedeniyle % 22 oranında maluliyetinin oluştuğunun bildirildiği, davalı sigorta şirketinin bu rapora karşı süresinde itiraz dilekçesi sunduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, somut olayda 03/09/2017 kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınması suretiyle davacı ...'in maluliyetine ilişkin dosya içerisindeki çelişkili bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeden yapılan tazminat hesabına göre karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına karar verilmiştir. İDM'NİN ... ESAS, ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; bölge adliye mahkemesi kararı doğrultusunda işlem yapıldığında davacı ...'ın %5 oranındaki mamuliyetine göre iş görmezlik zararının 82.172,76 TL olduğu, diğer davacı ...’in Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranının %22 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, alınan yeni raporda özürlülük oranında bir değişiklik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... için 82.172,76 TL, davacı ... için 167.611,77 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece maluliyete ilişkin ve sair itirazlarının dikkate alınmadığını, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı haksız karar olduğunu, maluliyete ilişkin vaki olan çelişkiler nedeniyle kaldırma kararı verilmişse de ilgili çelişkiler giderilmeksizin eksik şekilde yeniden hüküm kurulduğunu, ... yönünden alınan rapora ve fahiş hesaplamaya katılmamakla birlikte ... için rapor alınmamasının hatalı olduğunu, yerel mahkemece kurulan hükmün davalı sigorta şirketini poliçe teminat limitinin üzerinde sorumlu tuttuğunu, iş bu hususun sigorta mevzuatına tamamı ile aykırılık teşkil ettiğini, davacıların aldığı bedeni hasar ile koruyucu tertibat takmamaları arasında illiyet bağı bulunduğunu, bu nedenle müterafik kusura ilişkin belirlenin tazminattan indirim yapılmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacılar vekili istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacılar yolcu olarak bulundukları dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar yaralanmışlardır. Davacılar vekili bu yaralanma nedeniyle çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararın tahsilini davalı trafik sigortacısından talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına ve Dairemizin 18/11/2024 tarihli ve ... esas, ... karar sayılı ilamına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 4.265,70 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 12.797,08 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 19/09/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...