Hukuk Genel Kurulu 2015/3671 E. , 2018/1850 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 19. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.02.2015 tarihli ve 2014/1270 E., 2015/253 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 11.05.2015 tarihli ve 2015/11290 E., 2015/17061 K. sayılı kararı ile; “…Davacı, fazlaya dair hakları sakl…
**Hukuk Genel Kurulu 2015/3671 E. , 2018/1850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 19. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.02.2015 tarihli ve 2014/1270 E., 2015/253 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 11.05.2015 tarihli ve 2015/11290 E., 2015/17061 K. sayılı kararı ile; “…Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 9.000,00 TL kıdem tazminatı, 250,00 TL fazla mesai ücreti, 250,00 TL hafta tatili ücreti, 250,00 TL genel tatil ücreti, 250,00 TL ücret alacağının tahsili amacı ile belirsiz alacak davası açmıştır. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı talep konusu alacakları belirleyebilecek durumda olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesi 12.03.2015 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği halde, temyiz ve temyize cevap süresinin son gününden sonra, 03.04.2015 havale tarihli dilekçe ile davalı vekilinin kararı katılma yolu ile temyiz ettiği, temyiz talebinin kanuni süresi geçirildikten sonra yapıldığı anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432 ve 433/2. maddeleri gereğince, süre aşımı sebebiyle davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin REDDİNE, 2-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 3-Uyuşmazlık davanın niteliği ve belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Kanun'da yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir."