T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2025/482 Esas KARAR NO:2025/863 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ:18/12/2019 KARAR TARİHİ:12/11/2025 Mahkememizin ..., 29/06/2022 tarihli kararı İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2022/2074 Esas, 2025/952 Karar, 12/06/2025 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin D…
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2025/482 Esas KARAR NO:2025/863 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ:18/12/2019 KARAR TARİHİ:12/11/2025 Mahkememizin ..., 29/06/2022 tarihli kararı İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2022/2074 Esas, 2025/952 Karar, 12/06/2025 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı banka tarafından kredi borçlusu ... Dış Tic Ltd Şti lehine ve diğer davalılar ... Mad San Tic Ltd Şti, ... Gıda Paz Ltd Şti, ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefaletiyle genel kredi sözleşmelerine istinaden açılan ve kullandırılan kredi hesabının 03/01/2019 tarihinde kat edildiğini, bunun üzerine borçlulara ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine ....İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasından borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduğunu, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine %20ı oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davalıların dava konusu alacaklardan kaynaklı herhangi bir borcunun mevcut olmadığını, hesap kat ihtarının usulune uygun gönderilmediğinden verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, talep edilen temerrüt faizinin fahiş olduğunu, kefalet sözleşmesinin bağımsız ayrı bir sözleşme olup, huzurdaki davada da kefalet sözleşmesinin ticari niteliği bulunmadığını, dolayısıyla huzurdaki davada TTKnın faize ilişkin ilgili hükümlerinin uygulanma alanı olmadığını, çek yapraklarıyla ilgili keşide tarihi, bedeli, ibraz edilip edilmediği ve sair hususların açıklanmamış olup bu bedellerin tamamına itiraz ettiklerini, kefiller yönünden genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu bedelin ne kadar olduğunun açıklanmadığı gibi kefaletin düzenlenmesine dair maddenin MKmaddesi ve BKnun 484.maddesi ve Yargıtay kararları gereğince geçerliliğinin de araştırılması gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin haksız olduğunu beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Mahkememizin ..., 29/06/2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2022/2074 Esas, 2025/952 Karar, 12/06/2025 tarihli ilamı ile;" Davacı tarafından düzenlenen kat ihtarında, icra takip talebinde ve dava dilekçesinde gayri nakdi alacak yönünden depo talebinde bulunulduğu, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 5.17.6 maddesi uyarınca borçlunun davacının gayri nakit alacağının deposu talebinden sorumlu olduğu ve yine sözleşmenin 3.5.1 maddesi uyarınca kefillerin gayri nakit alacağının deposundan sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiği, bu hususun Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği, ancak Mahkemece bilirkişi raporuna hangi gerekçe ile itibar edilmediğinin açıklanmadığı gibi gayri nakdi alacağın deposu talebine ilişkin gerekçede değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. "denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşıldı. Mahkememizce yapılan yeniden yargılama ile 08/10/2025 tarihli celse ara kararı uyarınca davacı vekiline beyan dilekçesi ile gayrinakdi alacak kalemi yönünden alacağın nakde dönüştüğü ve 26/10/2023 tarihinde tamamen tahsil edildiğinin bildirildiği anlaşıldı. Mahkememiz 12/11/2025 tarihli celse taraf vekilleri ayrı ayrı vekalet ücreti ve yargılama masrafı taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Tarafların karşılıklı beyanlarından dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Dava, davalılar tarafından yapıldığı beyan edilen ödeme ile konusuz kaldığından arabuluculuk ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 8.486,68-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Talep doğrultusunda taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır