6. Ceza Dairesi 2011/8228 E. , 2013/25118 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan cezanın türü ve süresine göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca REDDİNE, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,
**6. Ceza Dairesi 2011/8228 E. , 2013/25118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan cezanın türü ve süresine göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca REDDİNE, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Katılana ait avukatlık bürosuna gelip inceleme bahanesiyle almış olduğu dosya içerisindeki bono aslını hırsızlayan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- 5237 sayılı TCY'nın 50, 51 ve 62.maddelerindeki şartların bulunup bulunmadığının “denetime olanak verecek bir biçimde yasal ve yeterli gerekçeleri” karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olup ... ... İlköğretim Okulunda müdür yardımcısı olarak görev yapmakta olan sanık hakkında kurulan hükümde anılan maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirmesini içermeyen “Yasal şartları oluştuğu kabul edilmediği” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle anılan maddelerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09.12.2013 tarihinde Üye ...'un muhalefetine karşın oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif üye) KARŞI OY: Öğretmen olan sanık ..., ... ... İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısıdır. Sanığın alacaklısı olduğu, katılan Avukat ...'ın müvekkili ...'e ciro ettiği belirtilen 48.000.- TL bedelli, 15.10.2005 tanzim tarihli, açık vadeli bonoyu, katılanın bürosundaki dosyadan aldığına dair, olayı görmeyen katılanın iddiası ile sekreteri ...'un beyanı dışında delil yoktur. Olaya ilişkin bilgisi olduğu belirtilen aynı büro çalışanlarından ...'nın, katılanın hazır olduğu 17.6.2008 günlü oturumda kendisine verilen mehile rağmen hazır edilmediğinden, 29.7.2008 tarihli oturumda dinlenmesinden vazgeçilmiştir. 48.000.- TL bedelli, meblağı yüksek bir bononun dosya içerisinde bulundurulması hayatın olağan akışına uygun değildir. Dosya içeriğinden ve katılan Avukat ...'ın verdiği 25.12.2007 günlü şikayet dilekçesinden, bürosunda kasa bulunduğu anlaşılmaktadır. Esasen avukatlar, kendilerine verilen belgeleri ve kıymetli evrakı güvenli bir yerde saklamak zorundadırlar. Bu husus, Avukatlık Kanunu'nun 39. maddesinde ve Meslek Kuralları'nda belirtilmiştir. Kaldı ki, sanığın suç tarihinde katılanın bürosuna geldiğine dair, katılanın sekreteri olan ...'a dayalı iddiası ile adı geçen tanığın anlatımından başka delil bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle sanık ...'ün aleyhinde atılı suçu işlediğine ilişkin, her türlü şüpheden uzak ve mahkûmiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, hükümlülüğüne dair verilen kararın, beraatına karar verilmesi için sübut yönünden bozulması gerektiği görüşündeyim.