6. Ceza Dairesi 2023/15668 E. , 2025/3141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3299 E., 2022/2779 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteml
**6. Ceza Dairesi 2023/15668 E. , 2025/3141 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3299 E., 2022/2779 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2019/239 Esas, 2021/296 Karar sayılı kararı ile katılanlar ..., ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 31/3, 62/1, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3'er kez 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2021/3299 Esas, 2022/2779 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf başvurularının "TCK m. 149/1-d bendi yönünden eylemin yalnızca yol üzerinde gerçekleşmiş bulunması yeterli olmayıp, sanığın, mağdurun yoldan geçmesini beklemek suretiyle önceden tasarlama yapıp geçişini engelleyecek şekilde evvelden maddi engeller koyarak ve/veya tertibat alarak veya tehditle geçişi engellemek ve/veya tertibat alarak yolunu kesme unsurları itibariyle dava konusu olayda fikir ve eylem birliği içinde hareket eden SSÇ'lerin katılanları dönüş yolunda iki lastiğe urgan bağlayarak yolu kapattıkları ve zorunlu olarak suçu icra edecekleri yöne yönlendirdikleri devamında sokak arasında aracın önünü iki motosikletle sıkıştırmaları sonrasında silah tehdidiyle her üç katılanı ayrı ayrı yağmaladıkları sabit olmakla eylemleri tipikliği oluşan TCK m. 149/1-d bendi uyarınca da hüküm kurulmamasına karşı istinaf istemi bulunmadığı gözetilerek..." eleştirisi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine yönelik herhangi bir somut, kesin, şüpheden uzak ve hukuka uygun delil bulunmadığına, işlediği kabul edilse dahi suça konu malın mağdura iade edilmiş ve mağdurun zararının giderilmiş olduğuna, bu sebeple etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk hakkında yalnızca katılan ... ...'e ait amfi müzik sistemini aracın bagajından aldığı yönünde şikâyet bulunduğu halde sanığın üç kez cezalandırılmasının kanuna aykırı olduğuna, müzik sisteminin satın alındığı Hakkı'nın tanık olarak dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, olayda silah kullandığına dair şikâyet ve delil olmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 149 /1-a maddesi uyarınca cezalandırılmasının ve müzik sistemi katılana iade edildiği halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, teşhis tutanaklarında Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin imzasının olmadığına, teşhis aşamasında bulunmadıkları açıkça görüldüğünden teşhis işleminin usulüne aykırı olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suçu birlikte işleyen suça sürüklenen çocukların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde "...toplam 214 TL yargılama giderinin SS çocuklardan eşit oranda tahsiline" şeklinde karar verilmesi, hukuka aykırılık görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, istinaf başvurularının esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmünden "...toplam 214 TL yargılama giderinin SS çocuklardan eşit oranda tahsiline" ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Suça sürüklenen çocukların sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine" cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin tebliğname'ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.