11. Hukuk Dairesi 2012/16552 E. , 2013/6531 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2010/721-2011/641 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm …
**11. Hukuk Dairesi 2012/16552 E. , 2013/6531 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2010/721-2011/641 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkiline ait “... TV” logolu televizyon kanalının yayınlarının kablo TV abonelerine ulaştırılması amacıyla sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında yayınların K22 frekans bandından seyircilere ulaştırıldığını ancak TV frekans bandının K49 olarak değiştirildiğinin bildirildiğini, bu değişikliğin sözleşmeye ve kanuna aykırılık taşıdığını, kanalın izlenirliğini azaltacağını ileri sürerek, davalının müvekkiline ait “... TV” logolu televizyon kanalının frekans bantlarını değiştirmek sureti ile oluşturduğu muarazanın kaldırılmasını ve müvekkiline ait televizyon kanalının yayınlarının değişiklikten önceki frekans bantlarından iletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sayısal yayınların bir araya toplanması için yapılan frekans planlaması nedeni ile bazı yabancı kanallarda dahil birçok kanalın frekanslarının değiştirilmek zorunda kalındığını, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği müvekkilinin işletme ve teknik zorunlulukların oluşması halinde iletimin yapıldığı kanal üzerinden değişiklik yapma hakkının bulunduğunu, davacı kanalına tahsil edilen K49 bandında daha önce başka kanalın bulunması nedeniyle izleyicilerin ayar yapmak zorunda olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/3. maddesine göre davalının frekans bantları üzerinde işletme ve teknik zorunluluklar nedeniyle değişiklik yapabileceğinin düzenlendiği, davalının iletimin yapıldığı kanal üzerinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu, analog yayından sayısal yayına geçişin teknolojik bir gelişme olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bunun sözleşmeye uygun olduğu, davacı şirketin işletmekte olduğu kanalın analogdan çıkarılmadığı, sadece analog üzerinde frekans bandı değişikliği yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından ihlal edildiği iddia edilerek açılan muarazanın meni ve eski hale iadesine ilişkin olup, davacı yayın frekansının değiştirildiğini ve bu değişikliğin TV kanalının izlenirliğini azaltacağını ileri sürerek, aynı frekanstan yayın yapmak istediğini bildirmiştir. Dosya içerisine başka bir dava dosyasından alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiş ve mahkemece bu rapora itibar edildiği bildirilmiş ve başka bir rapor alınmamıştır. Ancak, emsal olarak ibraz edilen bilirkişi raporunda “sözleşmenin sadece kablo TV abonelerine yönelik yapılmış olduğu gözönüne alındığında, tek taraflı bir karar ile sözleşmenin teledünya aboneleri için uygulanmasının sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiği düşünülebilecektir” denilmek suretiyle o dosyada davacının haklı olduğu ve sözleşmenin ihlal edildiği bildirilmiştir. İtibar edilen raporda davacı haklı bulunmuş fakat buna rağmen davanın reddine karar verilmiştir. Davacının iddiaları ve davalının savunmaları gözönüne alındığında frekans değişikliği yapılmasının sözleşmeye aykırılık oluşturup oluşturmayacağı, kanalın izlenirlik oranını düşürüp düşürmeyeceği hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece dijital ve analog yayın konusunda uzman olan bilirkişilerden heyet oluşturmak suretiyle alınacak rapor doğrultusunda karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıdan açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.