11. Hukuk Dairesi 2019/4909 E. , 2020/2870 K. MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2017 tarih ve 2015/219 E- 2017/19 K. sayılı kararın davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 27/09/2019 tarih ve 2017/2198 E- 2019/1909 K. sayı…
**11. Hukuk Dairesi 2019/4909 E. , 2020/2870 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2017 tarih ve 2015/219 E- 2017/19 K. sayılı kararın davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 27/09/2019 tarih ve 2017/2198 E- 2019/1909 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalılardan Altın Kitapları Yayınevleri Tic. A.Ş tarfından basımı yapılan "Metal Fırtına 5 Tengri" isimli eserde yazar olarak davalılar ... ve ... isimlerinin yazıldığını, ancak “Metal Fırtına” isimli eserler ile ilgili her türlü telif hakkının müvekkiline ve davalı ...'a ait olduğunu, müvekkilinin muvafakati alınmadan davalı ...’ın eserde yazar olarak gösterilmesinin müvekkilinin maddi ve manevi haklarına zarar verdiğini, “Metal Fırtına” isimli eserin ilk olarak müvekkili ve davalılardan ... tarafından birlikte meydana getirilmiş bir eser olup 3. şahısın bu esere dahil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, “Metal Fırtına” isim tüm eserlerin ana karakterinin "..." isimli karakter olduğunu, bu karakterin dava konusu eserde yer almasının intihal olacak şekilde kullanıldığını ileri sürerek 10.000,00 TL manevi 50.000,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; davalıların yazdığı kitabın davacının ortak olduğu kitapla hiç bir ilgisi olmadığını, içerik, görüntü ve isim olarak farklı bir kitap olduğunu, davalı ...'ın farklı bir alanda araştırma ile kitaba katkıda bulunduğunu, fikri emeği gereği esere adının konmasının zorunlu olduğunu, davalı ...'ın ilk kitabın yazarı olduğunu, ilk kitaptan sonra yazarlar ayrı ayrı olacak şekilde davacının 5 eser, davalının 3 eser yayınladığını, bu şekilde kullanımın mevcut olduğunu, ... karakterinin ve “Metal Fırtına” isminin davalı ...'a ait olduğunu, “Tengri” ibaresinin ve kitabın içeriğinin farklı olması sebebiyle intihal oluşturmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; “Metal Fırtına” isimli kitap ile davaya konu “Metal Fırtına Tengri” isimli kitaplar ve ayrıca gerek davacının gerekse davalı ...'un serinin diğer kitaplarıda genel olarak karşılaştırıldığında, her iki yazarın ortak kitabın ana karakteri ve genel temasının devamının kendi bakış açıları ve üsluplarıyla ana kitaptaki temel konu bağlamında seri halinde kendi kitaplarına yansıttıkları, gerek davacı gerekse davalı kitap serilerinin temel kaynağının ortak olarak hazırlanan ilk kitap olduğu, davacı ve davalı ...'un ilk kitaptan sonra ayrı ayrı “Metal Fırtına” isimli seri kitaplar çıkarmış olup, her iki yazarın kitap serilerinin farklı oldukları, okuyucu nezdinde iki ayrı “Metal Fırtına” kitabının olduğu artık bilinmekte olduğundan bu farklı serilerin ilk ortak kitap temel alınarak farklı bir bakış ve üslup ile sürdürüldüğünün belli olduğu, davacı ile davalı ...'un kendi kitap serilerini başka yazarlarla birlikte hazırlamasının tüketicide karışıklığa sebep olmayacağı gibi, farklı seriler üzerinden devam eden kitapları farklı üsluplarda, farklı çizgilerde devam etmesi nedeniyle iltibas yaratacak durumun bulunmadığı, FSEK md. 10 anlamında birlikte eser sahibi olan “Metal Fırtına” kitabın isminin eser sahiplerinde ayrı ayrı kendi kitap serilerinde kullanmasının kararlaştırılması nedeniyle kitapların birden çok başka yazarlarla devam kitabının çıkartılmasında davacının izninin alınması gerekmediği, davacı ve davalı ...'un birlikte çıkarttıkları kitabın farklılıkları göz önüne alındığında intihal ve iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; tarafların da kabulünde olduğu üzere davacı ve davalı ...'ın Metal Fırtına isimli kitabın yazarı oldukları ve eser üzerinde FSEK 10.madde gereğince iştirak halinde hak sahibi oldukları, davacı vekilinin 08.02.2016 tarihli tedbir duruşmasında "iki yazarın aralarında anlaşarak Metal Fırtına ismini, karakterlerini, kurgusu, ana karakterlerin bağımsız olarak taraflarca getirildiğini," beyan ettiği, davacının daha sonra Metal Fırtına isminin yanına ekler getirerek 5 adet ...'ın ise 3 adet kitap yayınladığı, davaya konu "Metal Fırtına Tengri" isimli kitaba ...'ın katkısı nedeniyle isminin kitabın yazarı olarak yazılmasının FSEK 15.madde de düzenlenen "Adın belirtilmesi" manevi hakkının gereği olduğu, mahkemece alınan 20.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların kitabın ana karakter ve genel temasına kendi bakış açısı ve üslubu ile seri halinde kitaplarını yazdıkları, okuyucu nezdinde iki ayrı Metal Fırtına kitabının olduğunun bilindiği, FSEK 83.madde de düzenlenen iltibas ihtimalinin bulunmadığı, davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, ancak davaların yığılması şeklinde açılan davada, reddedilen her bir talep yönünden ilk derece mahkemesince ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.