TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :16/11/2022 NUMARASI :2021/436 Esas 2022/780 Karar DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 22/07/2021 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025 Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma veya çıkarılma istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yaz…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/333 Esas - 2025/1075 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/333 KARAR NO : 2025/1075 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :16/11/2022 NUMARASI :2021/436 Esas 2022/780 Karar DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 22/07/2021 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025 Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma veya çıkarılma istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı ... İnşaat A.Ş. %75 ..., %25 davacı ... ortaklığı ile 26/12/2018 tarihinde kurulduğunu, davacının yurtdışında elde ettiği gelirlerini Türkiye'de yatırıma yönlendirmek amacıyla davalı şirkete ortak olarak bu şirketten kar payı elde etmeyi amaç edindiğini, ancak şirketin kuruluşundan bu yana davacıya hiçbir kar payı ödemesi yapılmadığını, şirketin iş ve işlemlerinin de davacının gizlendiğini, son iki yıl içerisinde davacının Türkiye'deki işlerini takip eden ..., şirketin hakim ortağı ...'in eşinin yeğeni ve şu anki Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından şirketten uzaklaştırıldığını, mali konularda hiç bilgi verilmediğini, 13/04/2020 tarihli bir e-posta yazısı ile davacının vekil kıldığı ...'ın tüm yöneticilik görevlerinin sonlandırıldığını, Haziran 2020 itibariyle de şirketten fiilen de ayrılması gerektiğinin bildirildiğini, vekil kılınan ...'ın şirketten uzaklaştırılması ile de müvekkilinin şirket işlerinden tamamen bilgisiz kaldığını, böylece şirketin gelirlerini davalının şirketlerine aktararak kar dağıtmama sağladığı ve Yönetim Kurulu Başkanına kazanç aktarıldığını, müvekkilinin bu durumu sorgulayacağı bilindiğinden olsa gerek müvekkiline kar payı dağıtılmaması için müvekkilinin vekilinin Genel Kurula kabul edilmediğini, bu şekilde, kar payı elde etmek amacını taşıyan müvekkilinin şirketin kasasında bulunan paradan kar payı alma ihtimalinin yok edildiğini bildirerek müvekkil ...'nun; ... İnşaat A.Ş.ortaklığından çıkmasına ve çıkma kararına istinaden payların karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri olarak şimdilik 50.000,00 TL'nin kendisine ödenmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve usulsüz olduğunu, Anonim şirketlerde "ortaklıktan çıkma" diye bir müessesenin olmadığını, TTK'nın 531. maddesi uyarınca haklı sebeplerin bulunması halinde şirket ortağının, şirketin fesih ve tasfiyesini talep hakkı mevcut olup, bu sebeple öncelikle fesih ve tasfiye için haklı sebeplerin mevcudiyeti kanıtlandıktan sonra mahkemenin fesih ve tasfiye yerine çıkmaya hükmedilmesinin mümkün olduğunu, fesih ve tasfiye talep edilmediğini, Anonim şirketlerde yasal düzenleme gereğince TTK 530. maddede yazılı hal dışında fesih davası açma hakkı tanınmamış olup, ortakların şirketin 6102 sayılı TTK'nın 529, maddesinde yazılı hallerden birinin gerçekleşmesi nedeniyle münfesih olduğunun tespitine ilişkin dava açma hakkı bulunduğunu, Sayın davacı vekilinin, TTK 530. Madde gereğince fesih sebepleri de bulunmadığından, fesih talep etmediğini, yine davacı vekili tarafından davanın yasal dayanağının açıklanmadığını, fesih ve tasfiye talep edilmeksizin, çıkma talep edilen haksız ve dayanaksız davanın reddinin gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı şirketin Anonim Şirket olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda çıkmaya ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmaması, davacının şirketteki ortaklık payının %25 olduğu, diğer ortağın payının %75 olduğu, alınan kararların yeterli çoğunluk sağlanarak alındığı, ortaklık yapısına uygun olduğu, davacının kanunen çıkma hakkı bulunmaması nedeniyle açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin davacıya şirketin iş ve işlemleri hakkında bilgi vermemeye devam ettiği için davacı tarafından Ankara 63. Noterliğinin 08/06/2021 tarihli ve 18286 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bilgi ve belgelerin talep edildiğini ve ancak şirket tarafından Ankara 24. Noterliğinin 18/06/2021 tarihli ve 11282 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bilgi verilmeyeceğinin açıkça bildiriliğini, bu sebeple davacı tarafından da TTK. 437/5 maddesi uyarınca bilgi vermeye izin davası açıldığını, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih 2021/412 E. 2021/513 K. sayılı kararı ile davacıya, davalı şirketin ticari defterleri, banka hesap ekstreleri ile üçüncü kişiler ile yapılan sözleşmeleri üzerinde inceleme yetkisi verildiğini, davacı kar payı hakkı başta olmak üzere mali hakları, bilgi alma ve denetleme haklarının sürekli ihlal edildiğini, davacı şirketten uzaklaştırıldığını ve ortaklığa katılmasının engellendiğini ve gelinen noktada kişisel sebeplerin ortaklar arası güven ilişkisinin zedenlenmesi ve kötü yönetim sebebi ile davacı şirket ile ilişkisinin çekilmez hale geldiğini, bu halde davacının çekilmez hale gelen bir ilişkiyi devam ettirmesi beklenemeyeceğini, nitekim kanun koyucu da bu sebeple kanunda açık boşluk bırakarak uygulama ve öğretideki görüşlerle belirlenmesini öngördüğünü, TTK'nun haklı sebeplerle fesih başlıklı 531. maddesinde, haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceğini, mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğini, Kanunun gerekçesi de göz önüne alındığında Anonim şirket ortaklığından ayrılmak isteyen pay sahibinin fesih davası açması durumunda bile hakimin geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu ve paysahiplerinin paylarının gerçek değerinin ödenmesine ve kendilerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceği açık olduğunu, hal böyle iken TTK m.531'in amacı ve ruhuna aykırı olarak dar bir lafzi yorum getirilerek anonim şirketlerde pay sahibinin çıkma hakkı olmadığı düşüncesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece de eksik inceleme sonucu hatalı olarak bu kanıya varıldığını ve davanın reddine karar verildiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; anonim ortaklıktan çıkma ve ortaklık çıkma payının tahsili talebine yöneliktir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Bilindiği üzere Anonim Şirketle ortağın çıkma isteme hakkı kural olarak bulunmamaktadır. TTK'nun 531 maddesi kapsamında açılan haklı nedenle fesih davasında hakimin alternatif çözümleri arasında ortağın payının gerçek değerini ödemek sureti ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi vardır. Davacı tarafça, davalı şirketin %25 ortağı olmasına rağmen şirketten bilgi alma hakkının engellendiği ve kar payı dağıtımı yapılmaması nedeniyle ortaklıktan çıkma ve ortaklık çıkma payının tahsiline yönelik eldeki davanın açıldığı, TTK sisteminde kural olarak A.Ş'lerde çıkma veya çıkarılma bulunmadığı ve davacının talebinin de TTK'nun 531 ve devamı maddelerine dayanmadığı dikkate alındığında (Davadaki talep ortaklıktan çıkma olup bu irade istinaf dilekçesinde de pekiştirilmiştir.) mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile hüküm tesisinde bir isabetsizlik görülmemiş, usul ekonomisine uygun olmayacak şekilde bilirkişi görüşüne başvurulması eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/10/2025 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...