11. Hukuk Dairesi 2011/9027 E. , 2012/15677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (ŞİŞLİ 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2011 tarih ve 2010/1222-2011/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay
**11. Hukuk Dairesi 2011/9027 E. , 2012/15677 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (ŞİŞLİ 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2011 tarih ve 2010/1222-2011/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, sigortalının konutunun bulunduğu binanın atık su tesisatının tıkanması ve pis suyun geri tepmesi sonucu, sigortalıya ait emtiaların hasara uğradığını ileri sürerek, şimdilik kaydıyla sigortalıya ödenen 6.676 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.. Davalı İSKİ vekili, davalı idarenin kamu hizmeti verdiğini, hizmet kusuru iddiasıyla açılacak davanın idari yargının görevine girdiğini, kaldı ki müvekkilinin kusurunun da bulunmadığını savunarak, davanın görev ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, hizmet kusuru nedeniyle verilen zararın tam yargı davasının konusunu oluşturup, idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle, Yargı Yolu yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı işletmenin sorumluluğundaki kanaldan geri tepen suyun davacının sigortalısının konutuna verdiği zararın rücuan tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Oysa, TTK'nun l8 nci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı Yasa'nın l2/ll nci maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır. Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da bu kurumun genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca 2560 sayılı Kanuna tabi olan İSKİ Genel Müdürlüğü’nün "gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK'nun l8/l nci maddesi anlamında tacir sayılacağı ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK'nun 3 ncü maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiği'' 21.09.1983 gün ve Esas l980/ll-272l, Karar l983/323 sayılı kararında benimsenmiştir. Her ne kadar 12.02.1959 gün 1958-17 Esas - 1959-15 Karar sayılı idari eylemlerle ilgili bir içtihadı birleştirme kararı varsa da 23.11.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı Yasa'nın hükümleri karşısında bu içtihadı birleştirme kararının ASKİ ve İSKİ bakımından uygulama alanının kalmadığı sonucuna varılmalıdır. Nitekim bu kurallar, YHGK'nun 29.11.1995 gün 1995/11-647, 1043 Karar sayılı içtihadında aynen benimsenmiştir. Bu durumda, tacir olan davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile davacının sigortalısı arasında haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.