7. Hukuk Dairesi 2023/2295 E. , 2023/5455 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/46 E., 2022/300 K. BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN Taraflar arasında görülen asıl davada vasiyetnamenin iptali, birleştirilen (Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/524 Esas) davada tenkis, birleştirilen (Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/260 Esas) davada vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis davasında yapılan temyiz incelemesi s…
**7. Hukuk Dairesi 2023/2295 E. , 2023/5455 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/46 E., 2022/300 K. BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN Taraflar arasında görülen asıl davada vasiyetnamenin iptali, birleştirilen (Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/524 Esas) davada tenkis, birleştirilen (Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/260 Esas) davada vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/260 Esas sayılı davada Mahkemenin daha önce verdiği karar kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/524 Esas sayılı dava dosyasının tefrikine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı mirasçısı ... vekili ve davacı mirasçısı, asli müdahil ve birleştirilen davada davacı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA, ASLİ MÜDAHALE VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi ...’nin 1932 doğumlu olup, kanser hastası olduğunu, hastalığının ... organlarına yayıldığını, 2001 yılının Ekim ayından sonra durumunun süratle kötüye giderek yürüyemez, zaman zaman konuşamaz hâle geldiğini ve bazen şuurunu kaybettiğini, murisin durumunun ağırlaşması ve kudretini kaybettiğinin öğrenilmesi üzerine davalının baskı ve yönlendirmesi ile davacının saklı payını ihlal etmek amacıyla devir ve temlikler yaptığını öğrenmeleriyle birlikte mahkemeye başvurarak murisin ehliyetsizlik nedeniyle hacir altına alınmasını talep ettiklerini ve Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesince murisin Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yapılan muayenesi sonucunda verilen 19.03.2002 tarihli raporda, murisin temyiz kudretinin mevcut olmadığının belirlenmesi üzerine 05.04.2002 tarihli ve 2002/204 Esas, 2002/281 Karar sayılı kararıyla kısıtlanmasına karar verildiğini ileri sürerek, Beyoğlu 19. Noterliğinde 05.02.2002 tarih ve 1889 yevmiye sayısı ile murisin yaptığı vasiyetnamenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557/1 ve 2 nci maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davacı ... ... asli müdahale dilekçesinde özetle; asıl davanın dava dilekçesini tekrar ederek Beyoğlu 19. Noterliğince düzenlenen 05.02.2002 tarih ve 1889 yevmiye sayılı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini istemiştir. 3. Birleştirilen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/524 Esas sayılı dosyada davacı vekili; murisin Beyoğlu 19. Noterliğinde düzenlediği 05.02.2002 tarihli vasiyetnamesi ile tüm mirasını davalıya bıraktığını, bu vasiyetname ile davacının saklı payının ihlal edildiğini iddia ederek tenkisine karar verilmesini dile getirmiştir. 4. Birleştirilen Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/260 Esas sayılı dosyada davacılar dava dilekçesinde özetle; Beyoğlu 19. Noterliğinde düzenlenen 05.02.2002 tarihli vasiyetnamesinin aldatma, korkutma, zorlama sonucu yapıldığını, murisin işlem sırasında ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek Beyoğlu 19. Noterliğinde düzenlenen 05.02.2002 tarihli vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; murisin ölümünden bir yıl önce başarılı bir cerrahi operasyon geçirerek sağlığına kavuştuğunu, 40 yıldır işletmekte olduğu restoranını işletmeye devam ettiğini, ehliyetsizlik ve irade sakatlığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, vasiyetname tarihinde murisin akıl sağlığının yerinde olduğunun Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 05.02.2002 günlü heyet raporu ile ... olduğunu belirterek asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, 09.06.2016 ... ve 2002/591 Esas, 2016/277 sayılı kararı ile asıl davanın esastan reddine, birleştirilen Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/260 Esas sayılı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, birleştirilen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20103/524 Esas sayılı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı mirasçısı ve asli müdahil ... ... vekili ve birleştirilen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18.03.2019 tarih ve 2016/20661 Esas, 2019/2194 Karar sayılı ilâmında; “....1. Asıl dosyanın temyiz incelemesinde; dosya kapsamına alınıp incelenen Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2002/204 E. sayılı dosyasında yer ... Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 19/03/2002 tarihli raporunda murisle ilgili olarak ‘’... yetmezliğine bağlı metabolik ensefalopati saptandığı,bugünkü durumuyla yaşamını yararlı ve verimli bir biçimde düzenleyemeyeceği,geçimini sağlayamayacağı,bu nedenle başkalarının fiilen ve sürekli bakım,gözetim ve desteğine muhtaç olduğu,bu haliyle mümeyyiz olmadığı,medeni hakları kullanmaya ehil olmadığı ve kendisine bir vasi atanması gerektiği,ayrıca mahkemece dinlenmesinde bir yarar olmadığı’’nın belirtildiği,bu rapor uyarınca da muris ...’nin mahkemenin 05.04.2002 tarihli kararı ile hacir altına alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar yargılama sürecinde murisin vasiyetnameyi düzenlediği tarih itibariyle fiil ehliyetinin olup olmadığının tespiti noktasında Adli Tıp Kurumu ve itirazlar sonucu da Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınmış ise de,yukarıda ifade edilen Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 19/03/2002 tarihli raporunun söz konusu Adli Tıp Kurumu ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından sunulan raporlarda irdelenmediği,19/03/2002 tarihli raporun tanzimi öncesinde 05/02/2002 tarihinde davaya konu edilen vasiyetnamenin tanzim edildiği görülmekle,murisin vasiyetnamenin tanzim edildiği tarih itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının her türlü kuşkudan uzak,açık ve net bir şekilde tespiti noktasında,söz konusu 19/03/2002 tarihli sağlık kurulu raporunun da Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından incelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle asıl dava yönünden mahkemece, dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na sevki sağlanmak suretiyle, Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2002/204 E. sayılı dosyasında yer ... Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 19/03/2002 tarihli raporunun da diğer tedavi kayıtları ile birlikte yeniden değerlendirilerek, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarih olan 05/02/2002 tarihi itibariyle fiil ehliyetine sahip olup olmadığının tespitine ilişkin olarak ek rapor alınması suretiyle asıl dava yönünden sonucuna uygun hüküm tesisi gerekirken,yanılgılı değerlendirme ile bu eksiklik giderilmeden asıl dava yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir. 2-Birleştirilen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/524 Esas sayılı dosyası yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise, ....Mahkemece 21.10.2008 tarihli celsede işlemden kaldırma sonrası davacı ... vekili tarafından 27.11.2008 tarihinde sunulan yenileme dilekçesi üzerine yenileme tensip tutanağının düzenlendiği ve duruşmanın 03.03.2009 tarihine bırakıldığı ve bu tensip tutanağında davetiye tebliğinin belirtildiği, 03.03.2009 tarihli celsede davacı ... vekili Av. ... ile davalı ... vekilinin geldiği,davacı ... mirasçısı ... ve ... vekili Av. ... ...’nun ise mazeretli sayılmalarını talep ettiklerinin belirtildiği ve mahkemece aynı celse davacı ... mirasçılarından ... ve ... vekilinin mazeretli sayılma talebini kabul ettiği ve ekli pul olmadığından ‘’duruşma gününün kalemden öğrenilmesine’’ şeklinde ara karar tesis ettiği,bu hali ile birleşen bu dava dosyasında davacı ... mirasçısı ... ve ... vekili Av. ... ...’ya usulüne uygun bir tebliğin yapılmadığı,nitekim usul hukukunda ‘’kalemden öğrenme’’ şeklinde bir müessese de bulunmadığı,yine mahkemece davalı tarafa davayı takip etme yönünde iradeleri olup olmadığı hususu sorulmadan resen işlemden kaldırma kararı da verilemeyeceğine göre, davacılar ... ve ...’in açtıkları birleşen dava yönünden verilen "davanın açılmamış sayılması kararı" usul ve yasaya uygun görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir. Birleşen dosya davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. 3-Birleştirilen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/260 Esas sayılı dosyası yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olduğundan hükmün onandığı" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/524 Esas sayılı davada verilen kararın bozulmasına, birleştirilen Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/260 Esas sayılı davada verilen kararın onanmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 24.06.2022 tarihli ve 2020/46 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararı ile murisin iptali istenen işlem sırasında fiil ehliyetinin bulunduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/260 Esas sayılı davada Mahkemenin daha önce verdiği karar kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/524 Esas sayılı dosyada ise asıl davada vasiyetnamenin iptaline ilişkin verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği kanaatine varılarak tefrikine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin 24.06.2022 tarihli ve 2020/46 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı mirasçısı ... vekili ve asıl davada davacı mirasçısı, asli müdahil, birleştirilen davada davacı ... ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilâmında belirtilen eksiklikler tam olarak tamamlanmadan karar verildiğini, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, tenkis istemi yönünden verilen kararın doğru olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Asıl davada davacı mirasçısı, asli müdahil, birleştirilen davada davacı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin işlem sırasında hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını, ilgili hastanelerden murisin sağlığına ilişkin bilgi, belge, rapor ve tomografilerinin tam olarak temin edilmediğini, Adli Tıp Kurumu raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada vasiyetnamenin iptali, birleştirilen (Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/524 Esas) davada tenkis, birleştirilen (Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/260 Esas) davada vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 nci maddesi, yine aynı Yasa'nın 560 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davacı mirasçısı ... vekili ve asıl davada davacı mirasçısı, asli müdahil, birleştirilen davada davacı ... ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler yeniden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı mirasçısı ... vekili ve asıl davada davacı mirasçısı, asli müdahil, birleştirilen davada davacı ... ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.