11. Hukuk Dairesi 2024/2460 E. , 2025/1301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/793 Esas, 2024/407 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2021/735 E., 2023/167 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
**11. Hukuk Dairesi 2024/2460 E. , 2025/1301 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/793 Esas, 2024/407 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2021/735 E., 2023/167 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.10.2017 tarihinden itibaren tarım makineleri, otomotiv, traktör ve biçerdöver sektöründe faaliyet gösterdiğini, her türlü yedek parça imalatı, ihracatı, alım satımı, pazarlaması, sanayi üretiminde kullanılan her türlü tarım makinesi, traktör ve otomotiv gereksinimlerini karşılamak üzerine çalıştığını, müvekkilinin 2017/103954 tescil numarası ile 12 ve 35. sınıflarda tescil ettirdiği ... markası ile ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, davalının "..." adı altında müvekkilinin tescil sahibi olduğu 12. ve 35. nice sınıflarında ve faaliyette bulunduğunun şifahen öğrenildiğini davalı şirketin ticari unvanının da hem müvekkilinin markası ile iltibas, hem de müvekkilinin ticari unvanı ile haksız rekabet teşkil ettiğini, bu hususun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. ve 7. maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, bu duruma ilişkin Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/5 D. İş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti yaptırıldığını, davalının "https://.../... " isimli web sitesi ve “https://.../...-/ uzantılı ... hesabında "..." ibaresini büyük puntolarla yazarak müvekkiline ait \*...\* markasının kendilerine ait olduğu izlenimini yarattığını, davalının müvekkiline çok yakın bir adrese taşınması neticesinde davalıya gidecek posta fatura vb evrakın da karıştırılarak müvekkiline ait adrese geldiğini, müvekkilinin bu durumdan maddi manevi zararı olduğunu, davalı tarafın piyasaya sürdüğü hatalı ürünlerden kaynaklı müvekkili şirketin markası kötülendiği için SMK'nın 150/2 hükmü gereğince itibar tazminatı ödenmesi gerektiğini ileri sürerek davalının tecavüz nitelikli fiillerinin men' ine, bu suretle "..." ibaresini taşıyan tüm ürün, katalog, fotoğraf, antet, tabela, kartvizit, fatura, yazılı ve görsel tüm evraklara el konulmasına, davalıya ait ''https:// .../...- us.php'' isimli web sitesi ve ''https:// .../ ...-//" uzantılı url adreslerine erişiminin engellenmesine ve davalının ticaret ünvanının terkinine, müvekkiline ait marka hakkına tecavüz edilmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı fiili zarar için şimdilik 100,00 TL tazminata haksız fiil tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte hükmedilmesine, müvekkilinin yoksun kaldığı kârın tazmin edilmesi için SMK'nın 151/2-a hükümlerince şimdilik 100,00 TL tazminata haksız fiil tarihinden itibaren itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte hükmedilmesine, müvekkiline ait marka hakkına tecavüz edilmesi ve markanın itibar kaybı nedeniyle şimdilik 100,00 TL tazminata haksız fiil tarihinden itibaren itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte hükmedilmesine, marka hakkına tecavüzden dolayı doğrudan uğradığı manevi zararın tazmini için davalı aleyhine 25.000,00 TL manevi tazminata tecavüz tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiş, aşamalarda davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının markasal kullanımı bakımından SMK'nın 29. maddesi ile 7/3 hükmü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; münhasıran açılan hükümsüzlük davaları ile tecavüz davaları yönünden SMK’nın 192. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan yeni SMK hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiği belirterek tecavüzün tespiti, men'i ile maddi manevi tazminat isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında davalının markasal kullanımları bakımından SMK'nın 29. maddesi ile 7/3 hükmü koşulların oluşmadığının belirlendiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya ve ticaret unvanına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının sonraki tescilli 2020/48097 sayılı AUTOMOTİVE HİS FURTHER+ Şekil markası ile davacının 2017/103954 sayılı şekil + ... markasının SMK'nın 6/1 hükmü anlamında benzer olup olmadığı ile buradan varılacak sonuca göre sonraki tescilli markanın sahibi davalının kendi markasını tecavüz davasında savunma gerekçesi olarak ileri sürüp süremeyeceği noktasında toplanmaktadır. Marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenleyen SMK'nın 29/1(a) hükmü ile marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmanın da marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu belirtilmiştir. SMK'nın 7/2 (b) hükmü ise tescilli marka ile aynı veya benzer olan tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini izni alınmayan hak sahibinin isteyebileceği, 7/3(e) hükmü ile de işaretin ticaret alanında ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının da ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabileceği düzenlenmiştir. Davalının tescilli marka ve unvanı bulunmakla birlikte SMK'nın 155. maddesi uyarınca davalı sonraki tescilden doğan haklarını tecavüz davasında savunma olarak ileri süremez. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı markasının ayırtedici baskın unsuru ..., davalı markasının ayırtedici unsuru ise ... kelimeleridir. Ayrıca her iki markada da kırmızı renkte şekillere yer verilmiştir. Bu bağlamda taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, taraf markaları arasında sessel, görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu ve bu benzerliğin SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırma tehlikesi olacak biçimde olduğu kabul edilmelidir. Davalı SMK'nın 155. maddesi uyarınca sahip olduğu sinai mülkiyet hakkını işbu tecavüz davasında savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğine göre taraf markaları benzer kabul edilerek anılan hükümler uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde açıklandığı ve dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarıyla da doğrulandığı gibi davacının tescilli ...+şekil markası ile davalının kullanımına konu ...+şekil markası arasında anlamsal farklılık bulunduğu, ibareler benzer harfler içerse de okunuşları ve vurgu noktalarının farklı ve kulaktaki izlerinin birbirinden ayrı olduğu, kısa markalarda küçük değişikliklerin dahi ayırtediciliği sağlayacağı, işitsel ve kavramsal olarak farklı oldukları gibi, görsel olarak da davacı markasında üst kısımda F harfi ile bitişik traktör görseli olup altında büyük harflerle ... ibaresi bulunduğu, davalı kullanımındaki markada ise "..." ibaresinin üst kısmında geri planda ve tanımlayıcı "..." kelimesi, altında esas unsur olan "..." kelimesi yer aldığı, yanında otoyol işareti bulunduğu görülmekte olup görsel olarak ve genel izlenim itibariyle de karıştırma riski bulunacak düzeyde benzerlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Markaların benzerlik değerlendirmesinde bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınır. Markalar arasında bu şekilde intibaların da farklı olduğu görülmektedir. İlişkilendirme ihtimali de bulunmamaktadır. Benzerlik, iltibas, ilişkilendirme ihtimali bulunmadığından, SMK'nın 29 ve 7/3 maddesindeki koşullar oluşmadığından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf talebini esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.