10. Ceza Dairesi 2023/16216 E. , 2024/762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/259 E., 2023/193 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edil
**10. Ceza Dairesi 2023/16216 E. , 2024/762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/259 E., 2023/193 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2014/70 Esas, 2015/226 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve sanıklar hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2014/70 Esas, 2015/226 Karar sayılı kararının, sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.05.2022 tarihli ve 2020/3744 Esas, 2022/6077 Karar sayılı kararı ile; "1- CMK'nın 140. maddesinde " somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyeri teknik araçlarla izlenebilir, ses veya görüntü kaydı alınabilir" hükmüne yer verildiği, buna göre; sanıkların bulunduğu ikamette elde edilen görüntülerin delil olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, suç tarihi itibarıyla CMK 139. madde anlamında gizli soruşturmacı görevlendirmesi ancak örgütlü suçlarda mümkün ise de; suçun sübutunun tespiti için gizli soruşturmacıların delil toplama yetkisi bulunan adli kolluk görevlisi olup olmadıkları belirlendikten sonra, a) Alıcı görevlilerin adli kolluk görevlisi olmadığının tespiti halinde "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunamayacaklarından bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, b) Alıcı görevliler adli kolluk görevlisi ise, alıcı görevli sıfatıyla duruşmada tanık olarak dinlenip sanıkların savunmaları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun ve TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması, 2- CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanık ...'in üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, savunmanın alındığı 24/03/2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, " Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/259 Esas, 2023/193 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve sanıklar hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 2. Gizli soruşturmacıların kamu görevlisi olmadığına, 3. Gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kişilerin kışkırtıcı ajan olduğuna, 4. Sanığın görüntüsü alınamayacağından beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 2. Gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olmadığına, 3. Yeterli, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Sanığın görüntüsü alınamayacağından CD görüntülerinin delil olarak kullanılamayacağına, 5. Gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kişilerin ajan provokatör olduğuna, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların kullanıcılara para karşılığı uyuşturucu madde sattıklarının ihbar edilmesi üzerine görevlendirme ve arama yapılması hususlarında kararlar alındığı, bu kapsamda yapılan çalışmalarda sanıkların, müşteri gibi davranan alıcı görevlilere uyuşturucu madde sattıkları olayda; tevil yollu ikrar içeren sanıkların savunmaları, olay tutanakları, teşhisler, alıcı görevlilerin adli kolluk görevlisi olduklarına dair Emniyet Genel Müdürlüğünün 04.03.2020 tarih 62018024.49522-(22121)-91 sayılı yazısı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiş, sanıkların bulunduğu ikamette elde edilen görüntüler delil olarak değerlendirilmemiş, kaçamaklı ikrar içeren savunmaları etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmiştir. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve tartışıldığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/259 Esas, 2023/193 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.