T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1280 - 2025/806 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1280 KARAR NO : 2025/806 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/7…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1280 - 2025/806 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1280 KARAR NO : 2025/806 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/710 Esas-2024/157 Karar Yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; GSM şirketleriyle davacı arasında verici istasyonlarının alt yapılarının kullanımına yönelik GSM Protokolü imzalandığını, Yönetim Kurulunca belirlenen ücret tarifesi uygulandığını, söz konusu protokoller çerçevesinde altyapı kullanımı, enerji tahsisi bedeli, işletme bakım ücreti ve enerji katkı payı ödemekte olduğunu, bahse konu protokoller verici istasyonu bazında imzalanmakla birlikte, eki ücret tarifesi çerçevesinde belirlenen ve hesaplanan ücret aylık bazda tüm kullanım yapılan istasyonlar kapsamında total üzerinden hesaplandığını, davalı GSM firmasının Ek Madde 9/7 fıkrası hükmünü gerekçe göstererek, Kasım-Aralık 2020 yılına ait imza ettiği protokol ve eki ücret tarifesi gereğince hesaplanarak tahakkuk ettirilen ve faturalara konu edilen tutarların bir kısmını kabul etmeyerek iade faturası gönderdiğini, ancak davacı ile GSM firması arasında imzalanan protokolün yer kullanımına ilişkin olmayıp, alt yapı kullanımı, enerji tahsisi bedeli, işletme bakım ücreti ve enerji katkı payına ilişkin olması nedeniyle 3194 sayılı Kanun'un Ek Madde 9/7 fıkrasının uygulanmasının söz konusu olmaması karşısında, Kasım 2020 dönemine ilişkin ödenmeyerek iade edilen 146.604,91-TL (KDV Hariç) ve Aralık 2020 dönemine ilişkin ödenmeyerek iade edilen 285.042,17-TL (KDV Hariç) olmak üzere KDV hariç toplam 431.647,08-TL'nin ödenmesi gerektiğini, neticede 3194 sayılı Kanun'un Ek Madde 9/7.fıkrası kapsamında düzenlenen yer kullandırılmasından bahsedilemeyeceğinden davalı firmanın Kasım 2020 dönemine ilişkin ödemeyerek iade ettiği 146.604,91-TL (KDV hariç) ve Aralık 2020 dönemine ilişkin ödemeyerek iade ettiği 285.042,17-TL (KDV Hariç) olmak üzere toplam 431.647,08-TL (KDV Hariç) miktarın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine işbu davanın açıldığını ileri sürerek, davanın kabulü ile davalı firmanın Kasım 2020 dönemine ilişkin ödemeyerek iade ettiği 146.604,91-TL (KDV Hariç) ve Aralık 2020 dönemine ilişkin ödemeyerek iade ettiği 285.042,17-TL (KDV Hariç) olmak üzere toplam 431.647,08-TL'nin (KDV Hariç) vade tarihlerinden tahsil tarihlerine kadar işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili: Müvekkili şirket olan ... İletişim Hizmetleri A.Ş. (eski ticaret unvanı ile ... İletişim Hizmetleri A.Ş.) T.C. Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı ile imzaladığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile yenilediği Lisans Sözleşmesi uyarınca vatandaşlara mobil elektronik haberleşme hizmetlerini sunmakla yükümlü bir işletmeci olduğunu, kurulum ve işletmeciliğini müvekkili şirketin yaptığı baz istasyonları dahil, bütün GSM haberleşme ekipmanlarının "kamu hizmetine tahsis edilmiş mal" mahiyetinde olup, davacı Kurumun hüküm ve tasarrufu altındaki bazı noktalar da müvekkili şirketin baz istasyonu yer kurulumlarına konu olmuş ve bu noktaların baz istasyonu kurulumuna konu olabilmeleri için protokoller imzaladığını, davacının davalı şirketten bahse konu üst sınırı fazlasıyla aşan kira bedellerini talep ettiğini, taraflar arasında her bir baz istasyonu için ayrı ayrı akdedilmiş protokollerin tamamı yer kullanımına yani "kiraya" ilişkin olup, TRT Genel Müdürlüğü tesislerinde GSM sistemleri için yer tahsisine ilişkin Protokollerden kaynaklandığı, söz konusu Protokollerin yer kullanım/yer tahsis anlaşması ve bu nedenle de 6098 sayılı ' Türk Borçlar Kanununun 299. maddesi kapsamında kira sözleşmesi/kira ilişkisi niteliğinde olması karşısında, işbu davanın sulh hukuk mahkemesi görev sahasında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi'nce "Davaya konu alacak talebi ile ilgili olarak dava açıldıktan sonra davalı tarafça ihtirazi kayıtla ödeme yapılmış olması nedeniyle, davacının dava konusu alacak talebinin yerinde olup olmadığı, davalının itirazlarının yerinde bulunup bulunmadığı hususları incelenerek ihtirazi kayıtla yapılan ödemenin haklı bir ödeme olup olmadığı, davacı Kurumun gerçekte de dava konusu faturalar kadar alacaklı olup olmadığı hususlarının çözüme kavuşturulması gerektiğinden taraflar arasındaki Protokol hükümleri de incelenerek, taraflar arasında kurulmuş bulunan hukuki ve ticari ilişkinin niteliği, kapsamı, buna göre davacının düzenlediği faturaların yerinde olup olmadığı ile davalının yaptığı ödemenin haklı bir ödeme niteliğinde bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durularak, bu konularda gerekli inceleme yapılmış ve yapılan incelemeler sonucu; taraflar arasındaki ilişkinin yer tahsisine değil, kira ilişkisine dayandığı iddiasını içeren davalı taraf itirazı ve davalının bu nedenle ileri sürdüğü ihtirazi kaydın 3194 sayılı Kanunun ek 9.maddesinin 7.fıkrasına dayandığı, anılan maddede "Elektronik haberleşme istasyonları için kamu kurum veya kuruluşları tarafından yer kullandırılması hâlinde; sözleşme uyarınca tahsil edilecek yıllık yer kullanım bedeli, büyükşehir belediyelerinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yer seçim belgesi için belirlediği ücretin beş katını, diğer yerlerde üç katını geçemez. Bu hükme aykırı yapılan sözleşmeler geçersizdir." düzenlemesinin yer aldığı, davalı tarafça yer tahsisi konulu sözleşmenin anılan mevzuat hükmüne aykırı olması sebebiyle geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, bu noktada taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümleri incelendiğinde, 11.10.2018 tarihli protokolde taraflar arasındaki ilişkinin "GSM sistemleri için yer tahsisi ve enerji sağlanmasına ilişkin olduğu" ifade edilmiş olup protokollerin 3.maddelerinde düzenlenen TRT tarafından yapılacak işler başlıklı maddelerde de; TRT Protokol’un Madde 1’inde adı ve adresi verilen tesisine, GSM sistemleri için altyapı tahsis edecek ve protokol hükümlerince enerji sağlayacaktır." hükümlerine yer verildiği, bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin davalı tarafın iddialarının aksine, sözleşmenin yalnızca kira/yer tahsisi değil, altyapı sağlanmasını da içerdiği, bu yönüyle de ihtirazi kayıt konusu mevzuat hükmü kapsamına dahil edilemeyeceğinin belirlenmekle, davacı Kurum tarafından taraflar arasında düzenlenen Protokollere istinaden düzenlenmiş olan faturalara konu edilen tutarların "Protokol Konusu Hizmete" karşılık olup, davalının taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğu, yer tahsisine istinaden talep edilen tutarın bu nedenle ihtirazi kayıtla yapıldığı savunmasının taraflar arasındaki Protokole uygun olmayacağı, yapılan hesaplamalarda hata olmayıp, TRT'nin fatura ettiği değerlerle örtüştüğü hususlarının açıkça tespit edilmiş olması karşısında davacı Kurum tarafından davalıya yönelik olarak düzenlenen faturaların taraflar arasında Protokoller ile kurulan ilişkiye uygun bulunduğu, davalının söz konusu fatura bedellerini öderken yaptığı ihtirazi kaydın, taraflar arasındaki ilişkinin yalnızca kira/yer tahsisi değil, altyapı sağlanmasını da içermesi nedeniyle ihtirazi kayıt konusu mevzuat hükmü kapsamına dahil edilemeyeceği, bu durumda davacının davasında haklı olduğu, davalı tarafça yargılama sırasında davaya konu fatura bedellerini de kapsar şekilde ödemelerin yapıldığı, davalı tarafça ödeme yapılırken konulan ihtirazi kaydın haklı olmadığının tespit edildiği, buna göre davacı Kurumun haklı olan alacak talebine ilişkin olarak açılan davada davalı tarafça yargılama sırasında ödeme yapıldığı, ödeme sırasında konulan ihtirazi kaydın haklı bulunmayıp davaya konu faturaların davalının ödemekle yükümlü olduğu borca ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında; dava açıldıktan sonraki bir tarih olan 14.01.2022 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalan davada esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, ancak davacı tarafın dava tarihi itibariyle işbu davayı açmakta haklı olması nedeniyle alınması gereken harç ile davacı tarafça yapılan yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecine ilişkin giderin davalı tarafa yüklenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Görevsiz ve yetkisiz mahkemece karar verildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin yer tahsisi/kira ilişkisi olduğunu, böylelikle baz istasyonu gibi elektronik haberleşme istasyonları için yer kullandırılması halinde İmar Kanunu'nun EK-9.maddesi gereğince ücretler için sınırlandırma getirildiğini, davacının dava konusu fatura istemlerinin bu sınırlamanın üstünde olduğunu, dava açıldıktan sonra ihtirazi kayıtla yapılan ödemenin davayı konusuz yapmayacağını, uyuşmazlığın devam ettiğini, mahkemece aleyhlerine vekalet ücreti-yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIK : Uyuşmazlık; taraflar arasında yer temini ve enerji sağlanmasına yönelik yapılan protokolllere istinaden davacı kurumca verilen hizmetlere karşılık olarak kesilen faturalara davalı şirketin itiraz ederek ödeme yapmamasından kaynaklanan alacak isteminin haklı olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dairemizin 29/09/2022 gün, 2022/1120-1408 Esas ve Karar sayılı ilamı ile, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.03.2022 gün, 2021/293 Esas, 2022/176 Karar sayılı ilamının 353/1-a/6.maddesi uyarınca esası incelenmeden kaldırılmasına karar verilmekle; anılan mahkemenin 2022/710 Esasına kaydedildiği, bu dosyada verilen kararın istinaf edilmesi ile dosyanın Dairemize gönderildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/710E., 2024/157K. sayılı dava dosyasında verdiği 12/03/2024 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcının peşin alınan 8.800,00 TL'dan mahsubu ile fazla alınan 8.184,60 TL'nın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, 09/10/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2025 Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı