Hukuk Genel Kurulu 2010/6-440 E. , 2010/430 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 4.Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02.02.2010 Taraflar arasındaki “Akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 29.01.2009 gün ve 2008/1054 E., 2009/154 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 09.07.2009 gün ve 2009/3824-6714 sayılı ilamı…
**Hukuk Genel Kurulu 2010/6-440 E. , 2010/430 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 4.Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02.02.2010 Taraflar arasındaki “Akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 29.01.2009 gün ve 2008/1054 E., 2009/154 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 09.07.2009 gün ve 2009/3824-6714 sayılı ilamı ile; ("...Uyuşmazlık akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 01.06.1984 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu işyerinin, sözleşmenin 8/A-4.maddesinde düzenlenen devir yasağına rağmen başkası tarafından kullanıldığının tespiti üzerine gönderilen ihtar ile eski hale getirilmesi istenildiği halde akde aykırılığın devam ettiğini belirterek kiracı M.... N... A... ’ın akde aykırılık nedeniyle, 3.kişi konumunda bulunan M.... N... A... ve O.... Kolektif Şirketinin fuzuli işgal nedeniyle tahliyesini talep etmiştir. Davalı, şirketin kendi ile oğlu arasında kurulan aile şirketi olduğunu, taşınmazı başkasına devretmediğini halen kiracı olduğunu, şirketin 1986 yılında kurulmuş olduğunu davacının bu durumdan haberdar olduğu ve zımni muvafakatinin bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.