6. Ceza Dairesi 2023/18649 E. , 2024/11889 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/74 E., 2023/223 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar haklarında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir old…
**6. Ceza Dairesi 2023/18649 E. , 2024/11889 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/74 E., 2023/223 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar haklarında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Bir başkasının, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı ... veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Yani mağdurun rızasının failin ve/veya faillerin cebir ve tehdidi ile sağlanması halinde bu suç oluşur. Yağma suçunun en başta gelen özelliği malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınmasıdır. Yani zilyedin elinden malın alınması veya malın fail tarafından zaptına karşı sukut etmesini zorunlu kılması gerekir. Tehdidin, nitelik ve nicelik bakımından yağma suçunda aranan boyutta olması gerekir. Dolandırıcılık suçunda ise, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararı olarak kişinin kendisine veya başkasına icrai veya ihmali davranışlarla yarar sağlamasıdır. Dolandırıcılık salt mal varlığına karşı işlenen bir suç değildir. Mal varlığı yanı sıra irade ve karar verme özgürlüğünü korumaya yönelik bir suçtur. Dolandırıcılık suçunda mağdur yanıltılmaktadır. Yani dolandırıcılık suçu tipik bir hile suçudur. İrade hile ile fesada uğratılmaktadır. Mağduru hataya düşürecek kurnazca hareketler hiledir. Her hile ahlaka aykırı bir eylem olsa dahi her zaman cezalandırılan dolandırıcılık olması için suç tipinde belirtilen şekilde muhatabı hataya düşürmesi gerekir. Hata kişideki tasavvur ile gerçeği birbirine uymaması olup, hile: mağdurda hata hali oluşturacaktır. Mağdurdaki tereddüdü kuvvetlendirilmesi de onu hataya düşürmektedir. Hilenin kandıracak nitelikte olması gerekir. Kullanılan hile mağdurun durumu fail ile olan ilişki göz önüne alınıp kandırılmış ise olay bazında eylem dolandırıcılık olacaktır. Yalan: bilerek gerçek dışı bir hususun beyan edilmesidir, yalan toplumda güvenin kötüye kullanılmasıdır. Yalan söyleyen muhatabın ... ve iyi niyetini istismar eden kişidir. Fail söylediği yalanın kontrolünü engel olacak veya yalanın tespitini zorlayacak bir hareket yapmadıkça mücerret yalan hile olarak kabul edilmemektedir. Şayet beyanda bulunan gerçeği söyleme bakımından yükümlülük altında ise yalan güvenin kötüye kullanılmasında bir araçtır. Yalan kişi üzerinde etki yapması için söylenmiş ise hile olarak ele alınabilir. Yalan mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıran ... ortamı içinde ortaya konmalı fail mağduru istediği yöne çekmiş olmalıdır. Mücerret yalan dolandırıcılığın karakteristik unsuru olan hileyi meydana getirmez. Hilenin kandıracak nitelikte olup olmadığı olaysal değerlendirilmelidir. Olayın özelliği, mağdurun durumu, fail ile olan ilişkisi kullanılan hilenin şekli yalanın denetim olanağı bulunup bulunmadığına da bakılarak belirlenmelidir. Duygusal veya manevi yönden uğratılan zarar gibi mağdura temin edilecek geleceğe yönelik kazanç tasavvurları bu suçun maddi unsuru olamayacağı gibi irdelemesi ve belirlenmesi objektif olarak mümkün olmayan hallerde bu suçun objektif unsurunu teşkil etmez. Her dolandırıcılık eylemi failin planladığı aldatıcı nitelikli hareketlere başlar ve bu aldatıcı hareket kişilerin birbiri ile olan ilişkilerinde iyi niyet ve ... kurallarını temelden ihlal eder. Mağduru hataya düşürecek, aldatıcı hareketlerin yapılması ve düşülen hata ile aldatıcı hareketler arasında nedensellik bağının da bulunması gerekir. Dolandırıcılık suçunun temel şekli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157. maddesinde yer almıştır. Nitelikli dolandırıcılık halleri 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinde yer almıştır. Nitelikli dolandırıcılık halleri Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde yer almıştır. Yağma, tehdit ve dolandırıcılık suçları ile ilgili olarak düzenlenen yasa normları ışığında, Somut olayın oluş şekline ve dosya içeriğine göre; mağdur ...'ın Suriye uyruklu olup, bakkal dükkanı işlettiği, olay öncesinde tüm sanıkların birlikte yaptıkları plan çerçevesinde, Suriye uyruklu sanık ...'ın mağdurun iş yerine gelerek 500 USD parayı bozdurmak istediğini söylediği, mağdurun parasının olmadığını bir gün sonra gelmesi istemesi üzerine olay günü gündüz saat: 14.58 sıralarında tüm sanıkların mağdurun işyerine geldikleri, bu sırada sanık ...'in mağdura polis rozeti göstermek suretiyle polis memurları olduklarını belirttiği, temyiz dışı sanık ... ...'in bu sırada mağdurun kaba üst aramasını yaptığı, sanıklar ... ..., ..., ... ve ...'ın kurguladıkları mizansen doğrultusunda diğer sanık ...'ı tanımıyorlarmış gibi yaparak mağdur ile Maşallah'ın kimlik belgelerini alıp kontrol ettikleri, akabinde "Sen suç işlemişsin, senin cezan var." demek suretiyle mağdurdan kendileriyle beraber gelmesini istedikleri, mağdurun da sanıkların polis olduğuna inanarak araçlarına bindiği, mağdurun çocuklarının işyeri güvenlik kamera kayıtlarını inceleyerek babasını götüren kişiler arasında bir gün önce işyerine gelen sanık ...'ın olduğunu görünce şüphelenip durumu kolluk görevlilerine bildirdikleri, sanıkların mağdur ile birlikte araçla hareket ettikten sonra mağdura yasa dışı olarak dolar alıp sattığını, 3 (Üç) ay hapis yatacağını, 100.000 USD getirmesi halinde hapis yatmayacağını serbest bırakılacağını söyledikleri, mağdurun o kadar parası olmadığını söyleyerek ağlamasını üzerine bu kez "10.000,00 TL getir seni serbest bırakacağız" dedikleri bu sırada mağdurun oğlunun yanında kolluk görevlileri bulunduğu halde mağduru aradığı, bu sırada kolluk görevlilerinin telefonu alarak mağdurun akrabasıymış gibi davranarak sanıklar ile görüştükleri ve talep edilen paranın teslimi konusunda anlaştıkları yerde kolluk görevlilerince sanıkların yakalandıkları ve sanık ...'in üzerinde polis rozeti ele geçirdikleri olayda; mağdurun kovuşturma aşamasında alınan beyanında sanıklar tarafından darp edilmemiş olduğunu beyan ettiği ve sanıkların mağdura yönelik kendilerini polis olarak tanıtarak suç işlediğinden bahisle hapis cezasını yerine getirmemeleri karşılığında 100.000 USD menfaat temin etmeye çalışmak şeklindeki eylemlerinin yağma suçunun unsurunu oluşturan tehdit ve cebir boyutuna varmadığı, sanıkların olayla ilgili mağdurun denetleyemediği bir söylem ve davranış ile kendilerinin polis olduğuna ve cezası bulunduğuna dair mağdurun iradesini sakatlamak saikiyle hareket etmek ve malvarlığına ulaşmak amacıyla gerçekleştirdikleri eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu düşünülmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenle sanık ... Müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2021/74 Esas, 2023/223 Karar sayılı Kararının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.