T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1014 Esas KARAR NO : 2026/100 DAVA : Yargılamanın İadesi DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/02/2026 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yargılamanın iadesi talebinde bulunan ... A.Ş. ...Fonu vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin 70.167.974,00TL’lik sermayesine tekabül eden 200.000.000 adet hisseden, toplam 70.167.974 adet hissenin sahibi olduğunu,…
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1014 Esas KARAR NO : 2026/100 DAVA : Yargılamanın İadesi DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/02/2026 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yargılamanın iadesi talebinde bulunan ... A.Ş. ...Fonu vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin 70.167.974,00TL’lik sermayesine tekabül eden 200.000.000 adet hisseden, toplam 70.167.974 adet hissenin sahibi olduğunu, buna göre müvekkilinin, davalı şirketteki pay sahipliği oranının %35,08 olduğunu, yargılamanın iadesi talep edilen ...Esas sayılı dosyada hem davacı hem de davalı tarafın, usulüne uygun düzenlenmeyen vekaletnameler ile temsil edildiğini ve davanın yetkisiz vekillerin huzuruyla görüldüğünü ve karara bağlandığını, davacının tayin ettiği avukat ile davalı şirketin tayin ettiği avukatın aynı hukuk bürosunda çalışmakta oldukları halde bu durumun mahkemeden gizlendiğini, davacı ve çocuklarının davalı şirkette %60 oranında hisse sahibi olduğunu ve aynı zamanda imza yetkilileri olduklarını, davacı ile davalı şirketin aynı kişiler olduğunun gizlendiğini, davacı ...in oğlu ve şirkette %29.4 pay sahibi ...in Yönetim Kurulu’nun onayına tabi istisnai işlemler dışında davalı şirketi tam temsil yetkisine sahip olduğunun belirtilmediğini, davalı şirketin yönetimsiz kaldığı algısının oluşturulduğunu, şirketin menfaatine olan konularda toplantı yapılmasa dahi TTK'nın 390/4 maddesi uyarınca karar alındığının açıklanmadığını, Yönetim Kurulunda bulunan..., ... ve...’nın katılmadıkları 8 Ekim 2025 ve 3 Kasım 2025 tarihli toplantıların şirket işleri ile ilgili olmadığını, sadece davacı ve diğer aile üyelerinin davalı şirketten usulüne aykırı olarak almış oldukları paraları meşrulaştırmak için olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlemek istemelerinden ibaret olduğunu, bu gündem maddesi ile ilgili acil toplantı yapılmasının gerekmediğinin dikkatlerden kaçırıldığını, bu nedenlerle, HMK'nın 374 vd maddelerine göre mahkeme tarafından verilen kesin karara karşı yargılamanın iadesini talep etmiştir. Davalı...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesini talep eden ...'ın asıl amacının müvekkili şirketi ve kendisi dışındaki hissedarlarını baskı altına alarak hisselerinin talep ettiği bedelden satılmasını sağlamak olduğunu, davacının yargılamanın iadesini veya hükmün iptalini talep etme hakkının olmadığını, davacı tarafın mahkemeden bilgi ve belge saklandığı yönündeki beyanlarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının taraf vekili olarak taraflarına yönelik yaptığı açıklamaların kabul edilemez olduğunu, ayrıca suç teşkil ettiğini, hukuki yarara ilişkin beyanların hukuki dayanaktan yoksun ve kabul edilemez olduğunu, mahkemece verilen kararın uygulandığını, genel kurulun icra edildiğini, ilgili kararların alınarak kaydedilmesi nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davacının hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötüniyetli yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde yargılamanın iadesi talep hakkını açıkladığı kısımda yargılamanın iadesi talebini hakkını gösterir hiçbir hukuki dayanak göstermediğini, davacının mahkemeden şirketin ortaklık yapısının saklandığı yönündeki beyanlarının gerçek dışı olduğunu, dosyadaki belgelerle çürütüldüğünü, taraf vekillerine ilişkin yapılan açıklamaların gerçek dışı olduğunu ve suç teşkil ettiğini, yargılamanın iadesini talep eden...'ın beyanlarının kendi içerisinde çeliştiğini, hukuki yarara ilişkin beyanların algı yaratmaya yönelik olduğunu belirterek, davacının taleplerinin ve davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, mahkememizin 2025/892 Esas - 2025/161 Karar sayılı dosyasında verilen kesin nitelikteki karara karşı yargılamanın iadesi talebine ilişkindir. HMK'nın 374. maddesinde yargılamanın iadesinin, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebileceği hususu düzenlendikten sonra aynı Kanun'un 375. Maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmıştır. Bu maddeye göre; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesidir. Aynı Kanun'un 376. maddesi ise "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler." şeklindedir. HMK'nın 377. maddesinde yargılamanın iadesi talebinde bulunmak için süre hususu düzenlenmiş olup; 379. maddede ise; "(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen hukuki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizin 2025/892 Esas - 2025/161 Karar sayılı dosyasında verilen kesin nitelikteki karara karşı yasal süresi içerisinde HMK'nın 374. maddesinin "c" ve "h" bentlerinde düzenlenen sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talebinde bulunulmuş ise de; davacının HMK'nın 376. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebinde bulunabilecek kişilerden olduğunun anlaşıldığı ancak dosyada bulunan davacı ve davalı tarafa ilişkin vekaletnameler ile Turknet İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye ait ticaret sicili kayıtları ile imza sirkülerleri incelendiğinde vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmediği ve karara bağlanmadığı gibi yargılamanın iadesini talep eden tarafça lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunduğuna ilişkin iddiasını somut ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı, yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığı hususu anlaşıldığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik 116,60-TL karar ve ilam harcının yargılamanın iadesi talebinde bulunan davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı taraflar vekille temsil olunduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara eşit olarak verilmesine, 4-Yargılamanın iadesi talebinde bulunan tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekili ve davalılardan Mehmet İzzi Çelebiler vekilinin yüzüne karşı, davalılardan Türknet İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin yokluğunda, kararın niteliği gereği kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır