T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2309 - 2025/2467 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2309 KARAR NO : 2025/2467 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2025 NUMARASI : 2024/463 E. - 2025/216 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Ha…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2309 - 2025/2467 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2309 KARAR NO : 2025/2467 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2025 NUMARASI : 2024/463 E. - 2025/216 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2025 Tarih ve 2024/463 Esas - 2025/216 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Müvekkilinin "..." esas unsurlu birçok markasının bulunduğunu, müvekkilinin 35., 41., 42. sınıflarda yapmış olduğu 2022/179890 sayılı "Şekil+... ..." ibareli marka tescil başvurusunun, davalı şirkete ait 2016/74142, 2017/71142, 2022/002154 sayılı markalara dayalı itirazı sonucunda, 15.10.2024 tarih ve 2024-M-13102 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa markanın tüm sınıflar bakımından tescilinin gerektiğini, müvekkiline ait marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek, 15.10.2024 tarih ve 2024-M-13102 sayılı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 16/05/2025 tarih 2024/463 Esas 2025/216 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmişse de; davacı vekilinin 27/06/2025 tarihli dilekçesi ile davalı şirket ile bir araya gelerek davadan feragat hususunda bir protokol hazırlayarak imza altına aldıklarını, eldeki davadan feragat ettiklerini, sulh protokolü uyarınca tarafların karşılıklı olarak herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, bu sebeple yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmesi üzerine, 23/07/2025 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkemece davacı vekilinin 25/08/2025 tarihli dilekçesi ile; mahkemnin 23.07.2025 tarihli ve 2024/463 E. 2025/216 K. sayılı ek kararı ile davanın feragat nedeni ile reddine hükmedilmiş olmakla beraber; somut olayda davanın ret sebebinin ortak olduğu, bu durumda iki davalı bakımından tek bir vekalet ücretine hükmolunup, bu ücretin ikiye bölünmesinin gerektiğini, davalılardan birinin vekalet ücreti talebinde bulunmaması durumunda ise onun lehine hükmedilecek vekalet ücretinin diğer davalıya verilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla mahkemece AAÜT uyarınca davalılar lehine toplam 40.000,00 TL vekalet ücretinin yarısı olan 20.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, davalı Kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin miktarında yapılan maddi hatanın tashihini talep etmesi üzerine, hükmün tashihi ile hükmün değiştirilemeyeceği veya hükme ekleme yapılamayacağı gerekçesiyle 11/11/2025 tarihli ek kararla davacı vekilinin mahkemenin 23/07/2025 tarih 2024/463 Esas- 2025/216 Karar sayılı ek kararının tashih edilmesi isteminin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili 08.09.2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece 23.07.2025 tarihli ve 2024/463 E.- 2025/216 K. sayılı ek karar ile davanın feragat nedeni ile reddine hükmedilmiş ise de davanın ret sebebinin ortak olduğunu, bu durumda iki davalı bakımından tek bir vekalet ücretine hükmolunup, bu ücretin ikiye bölünmesinin gerektiğini, dolayısıyla mahkemece AAÜT uyarınca davalılar lehine doğacak toplam 40.000,00 TL vekalet ücretinin yarısı olan 20.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesi gerekirken, davalı Kurum yararına 40.000,00 TL vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin 23.07.2025 tarihli ve 2024/463 E. 2025/216 K. sayılı ek kararının, davalı kurum lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili 21.11.2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde, aynı gerekçelerle bu kez yerel mahkemenin 11.11.2025 tarihli tashih talebinin reddi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve her ne kadar davacı vekili tarafından, müvekkili ile davalı ... Laboratuvarı Tıbbi Tahliller Sanayi A.Ş. arasında imzalanan Sulh Sözleşmesi doğrultusunda davadan feragat ettikleri bildirilmiş, davalı ... Laboratuvarı Tıbbi Tahliller Sanayi A.Ş vekili tarafından da yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi talep edilmiş ise de davalı Kurum vekili tarafından vekalet ücretinden feragat edildiği yönünde bir beyanda bulunulmadığı, bu durumda AAÜT 3/2. maddesi uyarınca davalı taraf yararına hükmedilecek tek vekalet ücretinin tamamının, davalı Kurum lehine davacıdan tahsiline karar verilmesinin gerektiği, taraflardan birinin bu hakkından vazgeçmiş olsa dahi diğer davalı lehine vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesini haklı kılacak bir düzenlemenin bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin onlarca kararında geçen yerleşmiş uygulamasının da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. H.D.'nin 20.11.2019 tarih ve 2019/922 E.-2019/7349 K., 09.12.2019 tarih ve 2019/1123 E.-2019/7997 K., 27.03.2024 tarih ve 2022/6441 E.- 2024/2532 K. sayılı ilamları) anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin yerel mahkemenin 23.07.2025 tarihli ve 2024/463 E. 2025/216 K. sayılı ek kararına ve yerel mahkemenin 11.11.2025 tarihli tashih talebinin reddi kararına yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı Üniversite harçtan muaf olduğundan, kendisinden istinaf karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.