11. Hukuk Dairesi 2011/14705 E. , 2012/21229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2011 tarih ve 2011/78-2011/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layih
**11. Hukuk Dairesi 2011/14705 E. , 2012/21229 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2011 tarih ve 2011/78-2011/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 15 yıldan buyana Davraz işletme adıyla başta ekmek, yaş ve kuru pasta, galeta ve francala ürünleri üretim ve satışını yapırak ticarî faaliyette bulunduğunu,"DAVRAZ" ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvurunun,dava dışı firmaya ait 2004/26871 sayılı "Davraz" ibareli markayla ayır edilememeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa emtiların benzer olmadığı gibi, redde mesnet markanın tescilinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 2011/M-1218 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, başvuru ile redde mesnet markanın işaret olarak aynı veya ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu, kapsadıkları ürünlerinde aynı tür bulunduğunu, red kararının yasaya uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu emtialar yönünden daha önceden davacının müteveffa oğlu Ahmet Demiralay'ın 1999/9517 sayılı Davraz Unlu Mamulleri ibareli tescilli markası bulunduğu, söz konusu markanın tescili devam ederken redde mesnet alınan DAVRAZ ibareli markanın 30/4-5. sınıf ürünler haricindeki 30. sınıf mallarda tescil edildiği, davalı kurumun redde mesnet markanın tescili sırasında redde mesnet marka ile önceki tescilli marka arasında KHK'nın 7/b maddesi anlamında tescil engeli görmediği, bu hususun taraflar arasında ve TPE yönünden kesinleşmiş olduğu, TPE'nin bu kararına bağlı olarak tarafların 30/4-5. sınıf ürünler ile 30/4-5. sınıf ürünler haricindeki 30. sınıf mallar bakımından DAVRAZ ibaresinin kullanımı konusunda birbirinden bağımsızlaşıp, piyasada ayrı ayrı tutundukları, bu durumda başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka görsel, sescil ve anlamsal olarak aynı olmasına rağmen, kapsamlarındaki ürünlerin farklı olduğu, aynı tür sayılma kriterlerinin taraflar arasındaki özel durum karşısında çok geniş kapsamlı düşünülmemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK'nun 2011/M-1218 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava, marka başvurusunun reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 556 sayılı KHK'nin 7.maddesi hükmü mutlak red nedenlerini içermektedir. Maddenin lafzından da anlaşılacağı üzere, mutlak red sebepleri TPE tarafından reesen dikate alınması gereken, aksine hareketin bir çeşit hizmet kusuru oluşturucağı durumlardır. Bunun doğal sonucu olarak, TPE'nin her başvuruyu başvuru zamanındaki durum ve koşullara göre değerlendirmesi gerektiği gibi, daha önceki bir başvuru ile ilgili olarak alınan kararın, başka bir başvuru bakımından Kurumu bağlayacağından da bahsedilemez. Somut uyuşmazlıkta davacı, önceki markanın sahibi müteveffa oğlunun mirasçısı sıfatını taşımayıp, oğluna ait markayla ilgili akti bir ilişkiye de dayanmamıştır. Bu durumda, davacının oğlunun 1999/9517 sayılı, "Davraz Unlu Mamülleri" ibareli, 30. sınıfın 4. ve 5. alt gruplarını kapsayan markasının tescili devam ederken, dava dışı şirketin 2004/26871 sayılı "Davraz" ibareli marka başvurusunun TPE tarafından kabul edilmiş olması, davacının başvurusu yönünden TPE'yi bağlayıcı bir emsal oluşturmayacağı gibi, davacının müteveffa oğlunun daha sonra yenilenmeyerek hükümsüz olan markası ile dava dışı şirketin redde mesnet markasının bir müddet bir arada nizasız olarak varlıklarını sürdürmüş olması da, 3.kişi durumundaki davacı bakımından hukuki sonuç doğurmaz. Bu ibarla, mahkemece, uyuşmazlığın 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi kapsamında tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, doğru görülmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi kararın bozulmasını gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı TPE vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.