11. Hukuk Dairesi 2015/5037 E. , 2015/12379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.02.2015 tarih ve 2014/929-2015/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be
**11. Hukuk Dairesi 2015/5037 E. , 2015/12379 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.02.2015 tarih ve 2014/929-2015/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkil şirketin ... markalı gazlı ürünler ile ... enerji içeceği markalı gazsız ürünlerin dağıtım ve pazarlamasını yaptığını, davalı şirketin ise ... talebası adı altında işletmelerinin bulunduğunu, müvekkili ile davalı şirketin de aralarında bulunduğu şirketler arasında ... adı altında işletilecek olan tüm satış noktaları için 10.01.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli ve en çok 5 yıl süreli “... Sözleşmesi” yapıldığını, diğer davalının bu sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, sözleşme gereğince davalı şirketin düzenli ve sürekli ürün alımı konusunda taahhütte bulunulduğunu ve buna karşılık davalı şirkete bir defaya mahsus fatura karşılığında 106.200,00 TL pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli ödendiğini, davalı şirketin sözleşmeden kısa bir süre sonra taahhüt ettiği miktarın çok çok altında ürün alımı yaparak sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin 06.08.2013 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı feshederek davalılara bildirdiğini, sözleşmenin özel hükümleri gereğince davalıların sözleşmenin sona ermesine sebebiyet verdiklerinden davalı şirkete ödenen pazarlama faaliyetlerine katılım bedelinin kıstalyevm usulüne göre hesaplanacak kısmının müvekkiline iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek 106.200,00 TL'nin kıstalyevm usulüne göre hesaplanan 72.056,70 TL'lik kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; davacı ile müvekkil şirket arasında yapılan sözleşmeyi dava dışı şirketler tarafından da imzalandığını, müvekkilinin kefaletinin geçersiz olduğunu, sözleşmede belirtilen kotanın dolmamasının tek sebebinin müvekkili şirket olmadığını, davacının eksik ürün gönderdiğini veya hiç göndermediğini, bu sebeple ürünlerin distribütörlerden ya da diğer marketlerden karşılandığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı şirket tarafından dava konusu burn ürünlerinden 1952 koli alındığı, bu haliyle sözleşmedeki taahüdün gerçekleşmediği, davacının talep edebileceği pazarlama faaliyetlerine katılım bedelinin 71.649,60 TL olduğu, diğer davalının bu miktardan 06.01.2012 tarihli müşterek borçlu ve müteselsil kefalet sözleşmesi gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle 71.649,60 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesine usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, taraflar arasında düzenlenen "Direkt Satış Sözleşmesi"nin feshinden kaynaklanan katılım bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalıların sözleşmeden kaynaklanan taahhüdü yerine getiremedikleri gerekçesiyle davacı tarafından ödenen katılım bedelinin kıstalyevm usulüne göre hesaplanan miktarının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Ancak, davalılar tarafından yargılamanın tüm aşamalarında davacıdan talep ettikleri ürünlerin gönderilmediğini veya eksik gönderildiğini, davacının kendilerini distribütörlere veya diğer marketlere yönlendirdiğini savunmuş, bununla ilgili yazışma örneklerini dosyaya sunmuştur. Kaldı ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların dava konusu Burn ürünlerinden toplam 6.387 koli satın aldığı, bunun 1.952 kolisinin davacıdan satın alındığı, 2.910 kolisinin distribütörlerden satın alındığı, 1.525 kolisinin ise dava dışı marketlerden satın alındığı tespit edilmiştir. Bu durumda, mahkemece davalıların savunması doğrultusunda inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davalıların bu yöndeki savunması tam olarak değerlendirilmeden yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.