İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... İnşaat-... arasında ticari nitelikte alım-satım bulunduğunu, müvekkil şirketin malları davalı tarafa zamanında teslim ettiğini, davalı tarafında…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1003 KARAR NO : 2025/1984 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/03/2022 NUMARASI : 2020/897 Esas - 2022/205 Karar DAVA: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... İnşaat-... arasında ticari nitelikte alım-satım bulunduğunu, müvekkil şirketin malları davalı tarafa zamanında teslim ettiğini, davalı tarafından müvekkil şirkete ödeme yapılmadığını, temin edilen mallara ilişkin olarak fatura düzenlenmiş borçlu şirkete birer nüsha verilerek temin edilen malların tutarlarına karşı itiraz hakkın tanındığını, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle, kesin vadeye bağlanmış bir alacak olduğunu, borçlu şirket tarafından faturalar itiraz edilmediğini bu yönüyle alacaklarının kesinleştiğini, görüşmelerin neticesiz kaldığını buna ilişkin İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borcundan kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kaçmaya hazırlanma ve bu maksatla müvekkilimizin haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunma ihtimalinin olduğunu, bu durumda müvekkil şirketin mağduriyetinin artacağını bildirerek, açıklanan nedenlerle davalarının kabulü ile borçlunun İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ...Es. Sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, HMK m.389 vd.maddeleri gereği davalının tüm anlaşma tekliflerine karşı ödeme yapmaması ve yargılama süresinde mal kaçırma ihtimali sebebiyle davalıya ait malvarlığı için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı ve davalının yerleşim yeri adresleri incelendiğinde yargı yeri çevresi olarak iş bu davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde görüleceğinin anlaşıldığını, taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmamakta olduğunu, dava konusu olayda müvekkili ile davalı arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkiline herhangi bir mil teslimi de yapılmadığını, davacı taraf vergi dairesi tarafından incelemeye alındığını, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Somut olayda taraflar arasında faturaya konu ürünlerin satımına ilişkin alım satım sözleşmesi olduğu, davacı tarafça davalı tarafa faturaya konu ürünlerin satıldığı ve teslim edildiği, ancak davalı tarafça ürünlerin bedelinin ödenmediği ileri sürülmüştür. Mahkememizce taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından 6102 Sayılı TTK'nun 83 ile 85 ve 6100 Sayılı HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacının inceleme konu ticari defter ve kayıtlarının yasal şartları taşımadığı ve kendi lehinde delil niteliğinde olmadığının tespit edildiği, davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davalı lehine delil niteliğinin olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Davacının ticari defter ve kayıtlarından 2018 yılında 255.456,52-TL alacaklı olduğu, 2019 yılında bu alacağının yanlış olarak 395.906,52-TL olarak girildiği, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının birbirini tutmadığı tespit edilmiştir. Davalının defter ve kayıtlarından davacının davalıdan 195.750,52-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. İhtilaf konusu olan 20/04/2018 tarih, ... sıra numaralı 60.360,07-TL bedelli faturanın her iki tarafın defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu olan faturanın davalının defter ve belgelerine kaydedilmiş olması davacı tarafından ürünlerin davalıya teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Her ne kadar bilirkişi raporunda ve davalı vekili beyanlarında davacı şirket yetkililerinin sahte fatura düzenlemekten yargılandığını ileri sürmüş ise de; dava konusu olan fatura davacı şirket yetkililerinin yargılandığı ceza dosyasının konusu değildir. Kaldı ki söz konusu faturanın sahte olarak düzenlendiği tespit edilmiş olsa bile söz konusu fatura davalı tarafça teslim alınarak defter ve belgelerine kaydedilmiştir. Bu nedenle davalının fatura konusu ürünleri aldığı ve bu nedenle bedelini ödemesi gerekmektedir. Davacının dava konusu faturadan olan alacağı davalı defter ve belgeleri ile sabit olduğundan davanın asıl alacak yönünden kabulüne, davalı takipten önce temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine, davacının alacağı davalının ticari defter ve belgeleri ve fatura ile belirli ve likit olduğu anlaşılmakla davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların sahte olduğunu, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin geçerli olmadığını, davacı tarafın vergi müfettişleri tarafından incelemeye alındığını, bunun karşılığında hakkında Vergi Tekniği ve Vergi Suçu raporları düzenlendiğini, gerekçeli kararın eksik inceleme neticesinde oluşturulduğunu, bilirkişi raporunda da faturaların sahte olduğuna kanaat getirildiğini ve bu yönde görüş bildirildiğini, taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin geçerli ve gerçek olduğu düşünülse dahi davacının iddiasını ispat edemediğini, buna rağmen davanın kabulünün hukuki bir izahı bulunmadığını, bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, dolayısıyla davacı lehine delil olamayacağının belirtildiğini, bu sebeple kanun hükmünde açıkça belirtildiği üzere davacının iddiasını kesin delil olan ticari defterleriyle de ispatlayamadığını, buna rağmen gerekçeli kararda davalının defterlerinde kayıtlı olan alacağın davacının iddiasını ispatladığı yönünde değerlendirme yapıldığını, kararın bu yönüyle de hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanmış olup olmadığı noktasındadır.Davacı tarafça davalı hakkında, İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip talebine "140926 seri numaralı senet" borcun sebebi gösterilerek 60.360,07 TL asıl alacak, 7.416,85 TL işlemiş faiz olmak üzere 67.776,92 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, takip talebini 140926 seri numaralı fatura örneğinin eklendiği, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. Davacının taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu 2018-2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, kapanış tasdiki olmadığı gibi kayıtların da birbirini doğrulamadığı, sahibi lehine delil olma niteliğinin bulunmadığı belirlenmiştir. Davalı ticari defterlerinin ise usulüne uygun olup sahibi ve halefleri lehine delil olma niteliğinde olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davacı defterlerinin sahibi lehine delil olarak değerlendirilemeyeceği, ancak HMK 222/4 hükmünce sahibi aleyhine delil olacağı, davalı defterlerinin ise sahibi lehine delil olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça satıma dair sözleme, fatura, irsaliye, sipariş, gümrük giriş çıkış beyanı, mutabakat gibi bir delilin sunulmadığı sabittir. Davalının usulüne uygun ticari defterlerine ve davacının usulüne uygun olmayan ticari defter kayıtlarına göre takibe konu edilen fatura her iki tarafın ticari defterlerine kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davacıya başka faturalar ile birilikte açık hesaptan 195.750,52 TL borcunun bulunduğu bilirkişi raporu ile sabit olmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının vergi dairesi tarafından incelemeye alınmış olmasının eldeki davaya bir etkisi bulunmadığı gibi uyuşmazlık konusu faturanında vergi dairesince yapılan incelemeye dahil olmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişen istinaf istemleri de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerindeki belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.231,00 TL harcın, alınması gerekli olan 4.123,19TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.892,19 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025