Hukuk Genel Kurulu 2017/665 E. , 2018/1465 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Konya Tüketici Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.04.2013 tarihli ve 2012/1036 E., 2013/297 K. sayılı karar davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 11.10.2013 tarihli ve 2013/22774 E., 2013/25110 K. sayılı kararı ile; “...Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirketten…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/665 E. , 2018/1465 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Konya Tüketici Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.04.2013 tarihli ve 2012/1036 E., 2013/297 K. sayılı karar davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 11.10.2013 tarihli ve 2013/22774 E., 2013/25110 K. sayılı kararı ile; “...Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirketten davalı belediyenin güvencesi altında, Antalya ili, Gazipaşa İlçesi, Pazarcı Mah. 22 ada, 35 parsel sayılı arsa üzerindeki bir adet A grubu devremülkü 594,80 TL karşılığında satın almak için 02/07/1997 tarihinde sözleşme imzaladığını, davalıların edimini yerine getirmediğini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılardan ..., sözleşme tarihi itibariyle zamanaşımı yönünden dava süresinin dolduğunu, 1997 tarihinde yapı ruhsatının iptal edildiğini, bu tarihten sonra devre mülk inşaatlarına çivi çakmanın imkansız hale geldiğini, inşaatlara mühür vurulduğunu, edimin ifasının imkansızlığının bu tarih olduğunu, devre mülkle ilgili ihalenin feshedildiğini, 1998/179 Esas sayılı dosyası ile belediyenin %20 ortağı olduğu şirketin feshi için dava açıldığını, edimin ifa edilemeyeceğinin hem yerel hem de genel basında defalarca yer aldığını, ayıplı ifa kapsamında değerlendirilerek zamanaşımının 5 yıl olduğunun kabulünde zorunluluk olduğunu, aradan 15 sene geçtikten sonra davalı şirket tarafından sahte sözleşmeler hazırladığını, şirketin dava dosyasına herhangi bir belge, bilgi ibraz etmediğini, bugüne kadar sayısı 300'ü geçen ve sadece bir kişinin 238 adet devre mülk aldığının iddia edildiğini, zamanaşımı olmadığı takdirde davanın belediye başkanlığı açısından husumetten reddi gerektiğini, YHGK'nun 2010/13-516 Esas 2011/6 Karar nolu ilamının naylon sözleşmelere dayanarak açılan davalar sonucu davalı şirketin sevindirildiğini, 20.000 nüfuslu küçük bir ilçe olan Gazipaşa Belediye başkanının yetkisiz temsili sonucu büyük oranda zarara uğratıldığını, dönemin belediye başkanının meclis üyelerinin bu faaliyetleri nedeniyle cezalandırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalıda davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Davanın kabulüne, 1 adet devre mülkün rayiç bedeli olan 7500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.