TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/09/2025 NUMARASI : 2025/660 (Ara karar) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025 Taraflar arasındaki limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, ilamda yazılı gerekçelerle davacı tarafı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1416 Esas 2025/1202 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1416 KARAR NO : 2025/1202 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/09/2025 NUMARASI : 2025/660 (Ara karar) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025 Taraflar arasındaki limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, ilamda yazılı gerekçelerle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karara karşı, davacılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacılar; Davalı şirketin ortakları olup dava dışı çoğunluk pay sahibi ortakların çoğunluk haklarına dayanarak şirkette hakimiyet kurduklarını, temsil yetkilerinin engellendiğini, genel kuruldan haberdar edilmediklerini, cebir ve şiddet kullanılarak şirkete girmelerinin engellendiğini, temsil yetkisi olup imzası kullanılarak borçlandırıcı işlemler yapıldığını, kar payınını dağıtılmadığını, şirket yöneticisinin yetkilerini kötüye kullandığını, taraflar arasında görülen davalar olduğunu, şirketin fesih ve tasfiyesinin gerektiğini ileri sürerek gerçek pay değerlerini ödenmek suretiyle ortaklığın tasfiyesini, bu payların ödenmesi anına kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasına ve tedbiren şirketin taşınmazlarının devrinin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ortakların işbu dava ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ederek tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanması ile taşınmazlarının devrinin önlenmesini istedikleri, 6102 sayılı Kanunda şirketlere yönelik olarak idare ve temsil kayyımlığından açıkça bahsedilmeyip kayyımlık kurumunun, TMK'da hükme bağlandığı, dava konusu olayda davalının tüzel kişiliğini koruduğu, faaliyetini devam ettirdiği, temsil ve ilzam sorunun olmadığı, bu aşamada tedbiren de olsa yönetim kayyımı atanması koşullarının bulunmadığı, öte yandan eldeki dava limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup davalı şirketin taşınmazlarının davanın konusunu teşkil etmediği, taşınmazlar bakımından da ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle;" davacıların, kayyım atanması ve taşınmazların devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir isteminin reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacılar istinaf dilekçesinde özetle; şirket müdürü olan kardeşi ...'in usulsüz işlemler yaptığını, kendisine ait bir şirkete davalı şirketin gelirini aktararak kira bedeli olmaksızın şirket taşınmazlarını kullandırdığını, kendilerini zor kullanarak şirkete sokmadığını, işlemlerin denetlenemediğini, diğer müdürün imzasını kullanarak şirketi borçlandırıcı işlemler yaptığını, annelerinin vekaletini de kötüye kullanarak şirket yönetimine fiilen el koyduğunu, ortaklardan ...'ı genel kurula davet etmeyerek usulsüz işlemler yaptığını, şirketi birlikte yönetilemez hale getirdiğini, bu nedenlerle şirket yönetimine kayyım atanması gerektiğini, fiziki saldırıları nedeniyle hakkında 6284 sayılı yasa uyarınca uzaklaştırma kararı verildiğini, sahte çek düzenleyerek kullandığını, hakkında bu eylemler nedeniyle savcılığa başvuru yapıldığını, açıklanan eylemlere dayalı açılan bu davada gerçek paylarına kavuşmalarını teminen dava süresince davalı şirkete kayyım atanması ve şirket taşınmazlarının elden çıkarılmasının önlenmesi bakımından taşınmazlar üzerine tedbir konulması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, limited şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik davada tedbiren, şirkete yönetim kayyımı atanması ile şirket taşınmazlarının 3. kişilere devrinin önlenmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda davacılar, davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin gerektiğini, dava dışı aynı zamanda kardeşleri olan şirket müdürü ...'in, usulsüz ve yasaya aykırı işlemler yaparak şirketi zarara uğrattığını, kendi kurduğu dava dışı şirketi lehine davalı şirketten para aktarımı yaparak davalı şirket taşınmazlarını bedelsiz olarak kendi şirketine kullandırdığını, davalı şirketi birlikte temsile yetkili olan davacı ortakları fiilen şirkete sokmadığını, birlikte yönetimin artık mümkün olmadığını ileri sürerek şirketi temsil etmek üzere öncelikle tedbiren yargılama süresince yönetim kayyımı atanmasına ve şirket taşınmazlarının 3. Kişilere devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece; davalı şirketi temsile yetkili organ bulunup organ boşluğu bulunmadığı, yine kayyım tayinini gerekli kılan koşulların varlığının bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği, şirket taşınmazlarının ise dava konusu olmadığı gerekçeleriyle davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar verilmiş olup her ne kadar ilk derece mahkemesinin; yaklaşık ispat bulunmadığı ve şirkette organ boşluğu bulunmadığına ilişkin davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin gerekçesi yerinde ve davanın niteliği gözetildiğinde (LTD. ŞTİ'nin haklı nedenle feshi dava ve TTK 634/4 maddesi ve gerekçesi gözetildiğinde) davalı şirkete ait taşınmazların davanın konusunu teşkil etmediğine yönelik gerekçesi yerinde değil ise de; şirkete ait taşınmazların devrinin önlenmesine dair talebe ilişkin de bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi gözetildiğinde; verilen ara karar sonuç itibariyle usul ve yasaya uygundur. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılardan alınması gerekli olan 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 31/10/2025 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...