11. Hukuk Dairesi 2012/17420 E. , 2013/15944 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstan8bul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.07.2012 tarih ve 2011/390-2012/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, du…
**11. Hukuk Dairesi 2012/17420 E. , 2013/15944 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstan8bul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.07.2012 tarih ve 2011/390-2012/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, serbest eczacı olarak görev yaptığını, pek çok resmi kurumla sözleşme yaparak ilaç satışı gerçekleştirildiğini, 1999 ekonomik krizi nedeniyle davalılara olan ödemelerini yapamadığını, bunun üzerine davalıların birlikte hareket ederek kendisine ilaç satışını durdurduklarını, peşin parayla dahi ilaç alamaz hale geldiğini, eczanesini kapatmak zorunda kaldığını, maddi olarak zarara uğradığını, davalıların eylemlerinin 4054 Sayılı Yasa uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, zararının karşılığı olarak 294.994.71 TL'sinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hedef Ecza Deposu Tic. A.Ş. vekili, davacının, ticari işletmesi olan eczanesini iyi yönetemediğini ve borç alacak ilişkisini iyi kuramadığını, davacının davalı şirketten aldığı ilaçların parasını ödemeyecek derecede acz içine düştüğünü, davacıya mal verilmemesinin nedenin borçlarını ödeyemez durumda olması olduğunu, davacının uğradığı zararlarının kendi kusurundan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekilleri, davacının zaman kazanmak ve alacaklarının tahsilini geciktirmek amacı ile hareket ederek konkordato talep ettiğini, davacının konkordato talebinin gerçek alacaklılar tarafından kabul edilmediğini, konkordato mühletinden sonra yapılan onama yargılamasında konkordato talebinin davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediği ve elindeki nakit para ile davalılara olan borçlarını ödeme yerine lüks harcamalar yaptığı gerekçesiyle reddedildiğinin, davacının kendi kusurlu hareketi ile iş yerinin kapanmasına sebep olduğunu, davalıların davacıya mal satmamalarının sebebinin kötü yönettiği işletmesinin ve lüks yaşantısının davalı şirketler bünyesinde yeni zararlar meydana getirmesine engel olmak olduğunu, bu nedenlerden dolayı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı hakkında ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/528 esas sayılı dosyasında 02/10/2003 tarihinde iflas kararı verildiği ve iflas işlemlerinin ... 1 İflas Müdürlüğü'nün 2003/17 esas sayılı dosyasından yürütüldüğü, iflas masası veya alacaklılar davayı takip etmez ise müflisin davayı takip edebileceği, iflas masasında yapılan 2. alacaklılar toplantısında da İİK 245 madde gereğince müflisin açtığı davanın sürdürülüp sürdürülemeyeceği yönünde her hangi bir karar alınmadığı, iflas masasının aynı zamanda davalı olan alacaklılardan oluştuğu, bu nedenle davacının davayı takip ehliyetinin bulunduğu, davacının eczacı ve tacir olduğu, iş yeri olan eczaneye aldığı ilaç ve mallar nedeniyle kâr elde etmesi gerekirken, iş yeri dışında yapmış olduğu harcamalarla kendi iş yerini zarara uğrattığı, ilaç aldığı davalılardan sermaye yetersizliği nedeniyle mal alamaz duruma geldiği, yine ticari işletme olan davalıların sattıkları malların bedelini alamadıklarından doğal olarak davacıya ilaç satmaktan imtina ettikleri, davacının kendi kusuru ile zararına sebebiyet verdiği, haksız rekabet şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.