12. Hukuk Dairesi 2025/6939 E. , 2025/8444 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı alacaklı ... Finasbank Anonim Şirketi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra i…
12. Hukuk Dairesi 2025/6939 E. , 2025/8444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı alacaklı ... Finasbank Anonim Şirketi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, 22/10/2021 tarihinde yapılan hacze ilişkin olarak icra müdürlüğünce alacaklıya istihkak davası açmak üzere süre verildiği, alacaklı tarafından istihkak davası açılmadığı, istihkak iddiası kabul edilmiş sayıldığından 22/10/2021 tarihinde haczedilen mallar üzerindeki haciz kalkmış olduğundan 22/10/2021 tarihinde yapılan haciz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 07/09/2021 tarihinde yapılan haczin ise, davacı üçüncü kişinin şube adresinde yapıldığı, takibe dayanak belge ve ödeme emrinde yazılı adresin hacze gidilen adresten farklı olduğu, borçlulara ödeme emrinin bu adreste tebliğ edilmediği, üçüncü kişinin, haciz adresinin bir bölümünün borçludan kiralandığını ileri sürdüğüne ve aynı adreste faaliyet gösterdiğine göre, haciz sırasında borçlunun hazır olması ve borçluya ait belge bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan önce kurulduğu, üçüncü kişi ve borçlu şirket ortaklarının farklı olup aralarında akrabalık bulunmadığı, delil olarak sunulan faturaların ticari defter kayıtlarında yer aldığı gerekçesi ile 7.9.2021 tarihli haciz açısından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, icra müdürlüğü tarafından 26/10/2021 tarihli İİK'nın 99. maddesi uyarınca alacaklıya istihkak davası açmak üzere süre verilmesine ilişkin kararın alacaklı vekiline 31/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafından süresi içerisinde istihkak davası açılmadığı, bu nedenle istihkak iddiasının kabul edilmiş sayıldığı ve haciz kalktığından bu hacze yönelik karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, 07/09/2021 tarihinde hacze gidilen adresin ise davacı üçüncü kişinin şube adresi olduğu, takip talebinde, takibe dayanak belgede ve ödeme emrinde yazılı adresin hacze gidilen adresten farklı olduğu, borçlulara ödeme emrinin de bu adreste tebliğ edilmediği, üçüncü kişinin iddiasının, haciz adresinin bir bölümünün borçludan kiralandığı, borçlu ile faaliyet alanlarının farklı oluğu, vergi yoklamasında haciz tarihinden önce üçüncü kişi şirketin haciz adresinde faal olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava konusu 22.10.2021 tarihli haciz açısından temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK’nın 99. maddesinde: “Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine İcra Mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde İcra Mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, icra müdürlüğü tarafından 26/10/2021 tarihli karar ile İİK'nın 99. maddesi uyarınca alacaklıya istihkak davası açmak üzere süre verildiği, kararın alacaklı vekiline 31/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafından istihkak davası açılmadığı, eldeki davanın 25/10/2021 tarihinde üçüncü kişi tarafından, 07.09.20 21... .10.2021 tarihli hacizlere ilişkin olarak açılması, prosedürün işletilerek alacaklıya verilen dava açma süresini durdurmayacağı gibi üçüncü kişi tarafından dava açılması, 99. maddeye göre işletilen prosedürün sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davalı alacaklının bu hacze ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava konusu 07.04.2021 tarihli hacze ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu, 7.4.2021 tarihli haciz, davacı üçüncü kişinin ticaret sicilde kayıtlı şube adresinde yapılmış ise de, borçlu haciz mahallinde hazır bulunmuş ve haciz mahallinin davacı üçüncü kişi şirketin şube adresi olduğunu, haciz mahallini öncesi dayanak icra dosyası borçlularından ... Şirketi için kiraladığını, sonradan üçüncü kişi şirkete kiraya verdiğini beyan etmiş, davacı üçüncü kişi de, fabrika alanının bir bölümünün bir diğer davalı ... isimli firmadan kiralandığını ileri sürmüştür. Yine haciz mahallinde, borçluya ait imza sirküsü, elektrik faturası, 15.1.2021 tarihli sipariş formu, vergi levhası bulunmuştur. Dosya kapsamında yer alan 27.4.2021 tarihli yoklama fişinde de, 3 kişinin haciz mahallinde faal olduğu, borçlunun da aynı adreste faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Buna göre, İİK'nın 97/a maddesi gereğince borçlu ve üçüncü kişinin malı birlikte elde bulundurmaları halinde mal borçlu elinde sayılır. Bu mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı 3. kişi tarafından sunulan, ayırt edici niteliği bulunmayan faturalar, yasal karinenin aksini ispata yeterli bulunmadığı gibi, adi yazılı kira sözleşmesi mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli görülmemiştir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ : Davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 24.12.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.