T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 08/04/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar KÖK DAVA ... ESAS YÖNÜNDEN: DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 08/04/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar KÖK DAVA ... ESAS YÖNÜNDEN: DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 1- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 2- ........ VEKİLİ : Av...... DAVALI : 3- ........ BİRLEŞEN Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 1- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 2- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 3- ........ DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 01.03.2024 tarihinde 09:23/25 saatinde ........ ve ........ plakalı araçlar arasında maddi hasarlı Trafik Kazası olduğunu, ........ plakalı aracın sahibi ........ Turizm A.Ş., Şoförü ........ ve Sigortası ........ A.Ş. Olduğunu, kaza sonrası Trafik Kazası Tespit Tutanağını müvekkil şirkete ait aracın sürücüsü ........'in bizzat doldurmadığını, diğer aracın şoförü ........'ın yönlendirmesi ile doldurulup ........' e imzalatıldığını, tutanakta ..... plakalı aracın kırmızı ışıkta geçtiğinin yazıldığını, tutanak bu şekilde tutulduğu için de tüm kusur müvekkil şirketin şoförüne çıktığını, ........ plakalı araç ........ Okulunun 2. kapısından çıktığı ve müvekkil şirkele ait aracı görmediğini sözlü beyan ettiğini, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Mobese kameralarında görsel olarak bakılıp müvekkil şirkete Git aracın kırmızı işkta geçmediğinin tespit edildiğini, bu bağlamda delil tespiti olması adına Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş ile görüntüler muhafaza allına alındığını, delil tespiti ve aracın tamiri için harcanan bedel ile kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybının her üç muhalaptan da müştereken ve müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, aracın kullanılamamasından mütevellit oluşan 55 günlük zararın 1 ve 2 numaralı muhataplardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yasal vekalet ücretinin de muhataplardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ A.Ş vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 01/03/2024 tarihinde davacıya ait ........ Plaka numaralı araç ile davalı müvekkiline ait ........ plaka sayılı aracın kazaya karıştığını söz konusu kazada davalının kusurlu olduğunu. davacıya ait aracın tamirde kaldığı süre boyunca aracını kullanamadığını bu nedenle hak mahrumiyeti zararının olduğunu ve aynı zamanda araçta değer kaybı oluştuğunu bu nedenle bu zararlarının ödenmesi adına eldeki davayı açtıklarını beyan ettiklerini, söz konusu yaşanan kazada davacının iddia ettiği gibi davalı müvekkiline ait araç sürücüsünde herhangi bir kusur durumu söz konusu olmadığını, kusurun davacının tamamen kendisinde olduğunu, bu nedenle iddia edilen kusur durumunu kabul etmediklerini, delil tespiti dosyasında davacıya ait aracın kırmızı ışıkta geçmediğine ilişkin net bir tespit yapılamadığını, söz konusu kamera kayıtları bu konuda net olmadığını, davacı yanın kusur iddiaları ispatlanamadığını, bu nedenle hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ A.Ş vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlıkta, sigortalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu tevsik eden herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, olay incelendiğinde sigortalının kusurunun bulunmadığı müşahede edildiğini, bu nedenle karşı yana herhangi bir hasar tazminatı ödenmemesi gerektiği izahtan vareste olduğunu, kusura ilişkin itirazlarımızın kabul edilmemesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikle, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene bakiye ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep ettiklerini, davacıya ait aracın davaya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan vareste olduğunu, davacıya ait aracın önceki hasarlarının tespiti ile değer kaybı meblağının bu tespit esas alınarak belirlenmesini talep ettiklerini, bu nedenle zaman aşımına uğramış davanın reddine, ret taleplerimizin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybı yönünden yukarıda belirttiğimiz gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 01/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ........ plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ........ plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 14/01/2025 tarihli kök bilirkişi raporu ile 07/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV dahil olmak üzere hasar bedelinin 46.049,98 TL olduğu, kaza tarihi olan 01/03/2024 tarihinde 2. El piyasa değerinin 420.000,00 TL olduğu, kazalı hali değerinin 360.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 60.000,00 TL olacağı, kaza tarihi itibariyle davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında aynı marka model bir aracın günlük kiralama bedelinin 550,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 12 gün olacağı, bu tespitler nazara alındığında ikame araç bedeli maddi zararının ise 6.600,00 TL olacağı anlaşılmakla davacının talebiyle bağlı kalınarak Davacının 01/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 60.000,00 TL değer kaybı maddi zararı ile 46.049,00 TL hasar bedeli maddi zararının davalılar ........ A.Ş. ile davalılar ........ Ve ........ Anonim Şirketi'nden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6.600,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının davalılar ........ Ve ........ Anonim Şirketi'nden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. (4) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğundan bahisle Zorunlu Arabuluculuk Ücreti masrafı sigorta şirketlerine yükletilmekte ise de (Emsal T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03/10/2023 Tarih ve 2023/1643 Esas-2023/1911 Karar sayılı ilamı) T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde ifade edildiği üzere eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. (5) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ve davalı şirket adına kayıtlı olan ........ plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde otobüs olarak yolcu nakli/ticari olarak kullanıldığı lakin davacının faiz türü olarak yasal faiz talep etmesi sebebiyle talebiyle bağlı kalınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır. (b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvurunun 11/03/2024 tarihine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin 22/03/2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla sigorta şirketi yönüyle hükmolunan tazminatlara bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmiş, sürücü ve işleten açısından ise haksız fiil tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleşmesi sebebiyle 01/03/2024 tarihi itibariyle hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanarak Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir. I.ANA DAVA YÖNÜYLE 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; (a) Davacının 01/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 60.000,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ........ A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: T-........) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 22/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ........ VE ........ ANONİM ŞİRKETİ'NDEN(Kaza tarihi olan 01/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının 01/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 6.600,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının DAVALILAR ........ VE ........ ANONİM ŞİRKETİ'NDEN kaza tarihi olan 01/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, II.BİRLEŞEN DAVA YÖNÜYLE(Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen T.C. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyası) 1-) Davacının 01/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 46.049,00 TL hasar bedeli maddi zararının DAVALI ........ A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: T-........) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 22/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ........ VE ........ ANONİM ŞİRKETİ'NDEN(Kaza tarihi olan 01/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ........ A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; birleşen dava yönünden davacı yanın söz konusu aracının hasar onarım bedeli yönünden zararının belli olduğunu, davacı tarafın işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame edemeyeceğini, işbu nedenle davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, gerek asıl gerekse de birleşen dava yönünden yaşanan kazada müvekkili araç sürücüsü olan diğer davalının herhangi bir kusuru bulunmadığını, kusur durumunu kabul etmemek kaydı; ile bilirkişi raporunda hasar bedeli hesabının ve değer kaybı hesabının fazla yapıldığını, bu nedenle kararın hatalı olduğunu, davacı tarafın aracın kullanılmamasından doğan araç mahrumiyetini ispat etmesi gerektiğini, bu ispat yapılmadan eksik rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Asıl davada, trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelleri, BD'da hasar bedeli istemlerine ilişkindir. 1-Kusura İtirazın incelenmesinde; 01/03/2024 tarihinde davacının işleteni olduğu ........ plakalı araç ile davalı şirketin işleteni, davalı ........'ın sürücüsü olduğu ........ plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle, araç sürücüleri arasında kaza tespit tutanağı tutulmuş, tespit dosyası ile kazayı gösteren kamera kayıtlarının celbi sağlanmıştır. Mahkemece alınan 14/01/2025 tarihli müşterek raporda, kaza görüntüleri de incelenmek suretiyle, hazırlandığı, raporda özetle; ........ plaka sayılı servis aracının şoförü ........' ın; Olay tarih ve saatlerinde, sevk ve idaresindeki aracıyla, ........ Caddesi üzerinde bulunan İhsaniye İlkokulu Bahçesinden ........ Caddesine çıktığı sırada sağından, ........ Sokak istikametinden, ........ Caddesini takiben, ........ Caddesi istikametine doğru seyreden sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı kamyonetle çarpışarak kazaya karıştığı, İlkokul Bahçesinin çıkışında trafik ışığının, yada başka bir işaretlemenin bulunmadığı, sağında, diğer sürücünün geldiği yönde, ........ Caddesi üzerinde caddenin Sülün Sokak kesişiminde ışıklı yaya geçidin bulunduğu, ancak bu ışıklı yaya geçidinin İhsaniye ilkokulu Bahçesinden çıkan araçlarla ilgisinin olmadığı, Işıklı yaya geçidinin ........ Caddesi üzerinde seyreden araçlar ile, ........ Caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaların geçişlerini düzenlediği, ...Servis şoförü ........' ın da bu kurala uyarak İhsaniye ilkokulu Bahçesinden ........ Caddesine çıkmadan önce durması, bu yolda seyreden tüm araçların geçişini beklemesi, yolun boş ve güvenli olduğunu görerek çıkış yapması, ilk geçiş hakkını ........ Caddesinde seyreden araç sürücülerine vermesi de gerektiği, meydana gelen kazada davalı sürücünün 291/ sayılı KTK'nın 57/b-7. Ve 84/4.maddesiniihlall ettiği, kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacının işleteni olduğu araç sürücünün kural ihlali bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirdiği, raporun kamara görüntüleri incelenerek hazırlandığı, olayla uyumlu olduğu anlaşılmakla, itirazın reddi gerekmiştir. 2-BD'da davanın, Belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığı itirazının incelenmesinde: 6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. Maddesinde ”(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı, onarım bedelini HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak talep etmiş olup, belirtilen zararın bilirkişi incelemesi sonucu netleşeceği anlaşıldığından, itirazın reddi gerekmiştir. 3-Araç değer kaybı hesabına itirazda, Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan " zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen rapor usul ve yasaya uygun olup istinaflar yersizdir. 4.Araç mahrumiyet itirazının incelenmesinde: Davacı davalılardan araç mahrumiyet zararını istemiştir. Talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Somut dosyamızda;Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından aracın kaç günde tamir edileceği, günlük kiralama bedeli, amortisman, yakıt v.s. giderler düşülerek araç mahrumiyeti zararının belirlendiği ve buna ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 5-Hasara itirazın değerlendirilmesinde; Davalılar gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlenmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edildiği, 14/01/2025 tarihli raporun ve ek raporun hasarla uyumlu olduğu, yargıtay içtihatlarına göre hazırlandığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir. Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı ........ A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı ........ A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı ........ Anonim Şirketi'nden asıl dosyada alınması gereken 4.549,45 TL ve birleşen dava yönünden alınması gereken 3.145,61 TL olmak üzere toplam 7.695,06 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 1.925,00 TL nin mahsubu ile bakiye 5.770,06 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09/10/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.