T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/607 - 2025/2594 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/607 KARAR NO : 2025/2594 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2018 NUMARASI : 2017/245 E. - 2018/251 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/607 - 2025/2594 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/607 KARAR NO : 2025/2594 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2018 NUMARASI : 2017/245 E. - 2018/251 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2018 tarih ve 2017/245 E. - 2018/251 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013 63169, 2013 63158, 2013 63099, 2013 63092, 2013 63086, 2013 63068, 2012 917957, 2012 26744, 2012 26737, 2012 26724, 2012/104887, 2010 40324, 2010 40323, 2010 33661, 2009 22675, 2008 67187, 2008 32575, 2008 32574, 2008 32573, 2008 32572, 2008 22009, 2008 14668, 2008/14152, 2008/14151, 2008 14148, 2008 14147, 2008 14145, 2008 14144, 2008 14038, 2008 14037, 2008 12766, 2008 12764, 2012 92220, 2011 32500, 2011 32499 sayılı ve "... şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, 2016/45021 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalara karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzediğini, başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanacağını ileri sürerek, 2017-M-2980 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının farklı olduğunu, müvekkilinin farklı bir alanda faaliyet gösterdiğini, "..." ibaresi içeren birçok markanın tescil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları; taraf markaları arasında ortalama düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, ancak kavramsal olarak benzer olmadıkları, markaların benzerlik seviyesi açısından üç koşuldan birisinin gerçekleşeceği yönünde intiba doğmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi koşullarının oluşmadığı; davacının "..." dışındaki "..." veya "..." şeklinde markalarını kullanma niyetinin olmadığı, kullanılmayan birçok marka yaratılmış olmasının markanın koruma kapsamının suni olarak genişletilmesi gayretini gösterdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, taraf markalarının benzer ve karıştırılmaları ihtimalinin çok yüksek olduğunu, başvurunun esas unsurunun "İstanbul" ibaresinden oluşmadığını, müvekkilinin markalarının tanınmış marka vasfı taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, zira, "...", "..." ibarelerinden kaynaklı taraf markaları arasında görsel ve işitsel olarak kısmi bir benzerlik oluşmuş ise de; dava konusu markanın kavramsal açılan bir bütün olarak davacının mesnet markalarından uzaklaştığı, tüketicilerde ... gece masallarına yapılan atıf olarak algılanacağı ve davacının mesnet markalarını akla getirmediği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.02.2024 tarih ve 2022/5460 E.-2024/1475 K. sayılı kararında "... ...", 18.03.2024 tarih ve 2022/6015 E.-2024/2169 K. sayılı kararında "... ..."; ve 08.05.2019 tarih ve 2018/159 E.-2019/3567 K. sayılı kararında ise "... ..." ibareli markaların davacının mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı, öte yandan, taraf markaları benzer olmadığından, davacı vekilinin tanınmışlık iddiasının somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.