12. Hukuk Dairesi 2025/9372 E. , 2026/1754 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: …
12. Hukuk Dairesi 2025/9372 E. , 2026/1754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Örnek no 10 kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçlunun imzaya itiraz ettiği, icra mahkemesince imzaya itirazın reddine karar verildiği, borçlunun istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak imzaya itirazın kabulüne, takibin davacı yönünden durdurulmasına karar verildiği, bu kararın davalı alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklı davalı vekiline takibe konu senedin düzenlenme tarihi olan 31/10/2017 tarihinden önceki emsal imzasının bulunduğu kurumları bildirmek üzere tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre verildiği, imza asıllarının bulunduğu kurumlar bildirildiğinde kurumlara yazılacak müzekkereler ile bilirkişi ücreti için gerekli toplam 400,00 TL gider avansının HMK'nın 324/1. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılması aksi takdirde HMK'nın 324/2. maddesi uyarınca talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağının ve Adana 3. İcra Dairesinin 2019/8463 Esas sayılı takip dosyasında takibin dayanağını oluşturan senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığını (davacının imzaya itirazını) kabul etmiş sayılacağının ihtar edilmesine dair tensip zaptının 11.10.2019 tarihinde alacaklı vekiline tebliğ edildiği verilen kesin süre içerisinde tensip ara kararın yerine getirilmediği, bu durumda, kesin süre ile belirtilen hususta borçlu lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle imzaya itirazın kabulüne karar verilmiş olup, her ne kadar alacaklı vekilince belirtilen ihtar gereği süresinde mukayeseye esas belgelerin bulunduğu yerler bildirilmiş ise de, 10.01.2020 tarihli ilk celsede "...1-Davacının imza örneklerinin alınmasına, 2-Davacıya takibe konu senedin keşide tarihi olan 31/10/2017 tarihinden önceki imzalarının bulunduğu kurumları mahkememize bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, ....3-Davalıya takibe konu senedin keşide tarihi olan 31/10/2017 tarihinden önceki davacının imzalarının bulunduğu kurumları mahkememize bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde mevcut delillere göre karar verileceğinin ihtarına (davalıya ihtarat yapıldı)..." şeklinde ara karar kurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında da 15.11.2022 tarihli 3. celsede de "İmza itirazında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu gözetilerek toplanmasını istediği davacıya ait kurumlarda bulunan imzalı evrak asıllarının hangi kurumlardan celbinin talep edildiğini (banka olması halinde şubesinin belirtilmesi) mahkememize 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı tarafça bildirilmesine,... muhtemel bilirkişi incelemesi ve celbi talep edilecek evrakların toplanması için gerekli 600,00 TL delil avansının 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı tarafça dosyamıza yatırılmasına" dair ara karar verildiği, akabinde 19.01.2023 tarihli celsede "....davacı asilin imza örneklerinin alınmasına, 2-Adana CBS 2018/825 Soruşturma sayılı dosyasında bulunan davacıya ait imzalı evrak asıllarının mahkememize gönderilmesinin istenmesine,..." şeklinde bazıları taraflara ilişkin, bazıları davalı alacaklıya ilişkin ara kararlar oluşturulduğu, devamı celselerde alacaklı vekilinin bildirdiği kurumlardan mukayeseye esas belgelerin celbinin sağlanmaya çalışıldığı görülmektedir. Yukarıda ayrıntıları yazılı ara kararlar gereğince alacaklı vekilinin imzaların bulunduğu kurumları bildirdiği, 28.03.2024 tarihli celsede rapor tanzim edilmek üzere dosyanın ...Jandarma Kriminal Şube Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, bilirkişi raporunda imzanın borçlunun eli ürünü olduğunun rapor edildiği, davacı borçlunun itirazı üzerine yeni bir rapor tanzimi için dosyanın ...Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmesine karar verildiği, Adli Tıp kurumu raporunda da imzanın davacı borçlunun eli ürünü olduğunun rapor edildiği anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere farklı tarihlerde kesin süreli ihtarlar içeren ara kararlar oluşturulduğu, buna göre mahkemece eylemli olarak ilk tensip ara kararından dönüldüğü ve yeniden süreler verildiği, akabinde alacaklı vekilinin de bu ara kararlar doğrultusunda mukayeseye esas imzaların bulunduğu kurumları bildirdiği ve yine mahkemece istiktap tutanaklarının düzenlendiği, ...Jandarma Kriminal Şube Müdürlüğünden ve Adli Tıp Kurumundan olmak üzere iki adet bilirkişi raporu alındığı ve her ikisinde de imzanın borçlu eli ürünü olduğunun tespit edildiği, rapor düzenlenirken istiktap tutanaklarındaki borçlu imzaları ve borçlunun imzalarını içeren bir çok evrak aslının incelendiği ve maddi gerçeğin ortaya çıktığı ve yine borçlunun Mahkemece yukarıda belirtilen içerikte yeniden süre verilmesine ilişkin ara kararlarına herhangi bir itirazının bulunmadığı, kaldı ki, uyuşmazlığa konu tensip zaptı ile verilen süre delil ikamesine ilişkin olup, yerine getirilmemesi halinde dosyada mevcut delillerle sonuca gidilebileceği başkaca belge bildirilmese de dosyada istiktab tutanağının mevcut olduğu ve yine sonradan deliller bildirilmiş rapor alınmış olmakla ve maddi hakikatin ortaya çıktığı gözetildiğinde ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde gelinen aşamada davanın başında oluşturulan tensip zabtındaki ihtarın borçlu için usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceği görülmekle, istinaf başvurusunun esastan reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 06.10.2025 tarih ve 2025/1431 Esas-2025/2075 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.