11. Hukuk Dairesi 2014/4752 E. , 2014/9884 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2013/475-2013/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2014/4752 E. , 2014/9884 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2013/475-2013/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...Uysal'a verilen, davalı tarafından keşide edilen ve bugüne kadar kayıp olan 90.000,00 TL bedelli bononun ileride açacakları dava ve takiplere mesnet teşkil etmek amacıyla sahte olup olmadığının ve bononun davalının el ürünü olup olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının murisin terekesi adına hareket etmekte olup, aktif dava ehliyetinin olmadığını, eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu senedin davacının murisine sağlığında ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın dayanağını, alacaklısı ...Uysal, borçlusu Verimliler Hayvancılık İnşaat Gıda Tarım Sanayi Ticaret Ltd. Şti. olan, 21.07.2010 tanzim tarihli, 90.000,00 TL bedelli bononun oluşturduğu, davacının söz konusu bononun sahte olup olmadığı ile bononun davalının el ürünü olup olmadığının tespitini istediği, bono içeriğinden de açıkça anlaşıldığı üzere alacaklı ve borçlu kişiler ile borç miktarının belirli olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 106/1 maddesi uyarınca tespit davasının, "...mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi..."için açılan bir dava türü olduğu, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, maddi vakıaların tespitinin tek başına tespit davasının konusunu oluşturamayacağının hüküm altına alındığı, böylece maddi vakıalara ilişkin tespitlerin tespit davasının değil delil tespiti davasının konusunu oluşturacağı, tespit davası açılabilmesi için temel kural olarak davacının bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiği, bu durumda eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.