6. Ceza Dairesi 2006/8512 E. , 2011/49799 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve Suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar hakkında yakınan ... Seratlı’ya karşı yağma eylemi ile yakınan Deniz Küçükbaş’a karşı 02.01.2005 günlü yağma ile yakınan ...’a karşı 3.1.2005 günlü yağma eyleminden kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03
**6. Ceza Dairesi 2006/8512 E. , 2011/49799 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve Suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar hakkında yakınan ... Seratlı’ya karşı yağma eylemi ile yakınan Deniz Küçükbaş’a karşı 02.01.2005 günlü yağma ile yakınan ...’a karşı 3.1.2005 günlü yağma eyleminden kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43, 23.3.2004 gün ve 2004/6-41, 2006/70 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, yanlış uygulamalar sonucu cezası 3 yılın altına düşen sanıklar hakkında belirlenen eksik cezalar esas alınarak 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi uygulanamayacağı anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Yakınan ...’ın aşamalarda ve 11.5.2005 günlü teşhis sırasındaki anlatımına göre sanıkların kullandıkları otomobil ile 3.1.2005 günü geceden sayılan 18:30 sıralarında okulundan çıkan yakınanın yanına gelip, araçtan inen sanık ...’in bıçak çekip tehdit etmek suretiyle araca bindirerek yaklaşık 15 dakika uzaklıktaki bir yere götürüp zorla dolaşım özgürlüğünü sınırladıktan sonra şeklinde gelişen eylemin 765 sayılı TCY.nın 499/son maddesi kapsamında kalıp anılan eylemin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 149/1-a,c,h maddesinde düzenlenen yağma suçunun yanı sıra, aynı yasanın 109/2-3, a, b maddelerinde düzenlenen özgürlüğü kısıtlama suçunu da oluşturduğu gözetilip, özgürlüğü kısıtlama suçundan ceza verilmemesi, kabule göre de sanıklar hakkında temel uygulama maddesinin 5237 sayılı TCY.'nin 149/1-(a)-(c)-(h) maddeleri yerine aynı yasanın 149/1-(b)-(h) maddeleri ile uygulama yapılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilip; Yakınanlar ... 'ya ve ...'a yönelik 02.01.2005 ve yakınan Deniz Küçükbaş'a yönelik yağma suçlarıyla ilgili uygulamada;yağma hükümlerinde birden ziyade fıkra ihlal edildiği halde temel ceza belirlenirken anılan Yasanın 61. Maddesi gözetilerek, alt sınırdan ayrılması gerektiğinin dikkate alınmaması ; ./.. Yakınan Deniz Küçükbaş’a karşı 02.01.2005 günlü eylemde, sanıkların tehditle yakınandan cep telefonunu almakla yağma suçunun tamamlandığı gözetilmeden, olay sırasında yakınanın suça konu telefonu, sanık ...’ın elinden geri alıp kaçması nedeniyle haklarında hükmolunan cezalarından 5237 sayılı Yasanın 35. maddesiyle indirim yapılarak eksik cezaya hükmolunması, Sanık ...’ın yakınan ... ya karşı olaya doğrudan doğruya el ve işbirliği içinde katıldığı dikkate alınmadan, 5237 sayılı TCY.nın 37. Maddesi yerine 39. maddesiyle uygulama yapılması; 5237 sayılı TCK.nun 150.maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. Maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olaylarda koşulları bulunmadığı halde, 150. Maddenin 2. Fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması ; 765 ve 5237 sayılı Yasaların ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu 5237 sayılı Yasa uyarınca verilen sonuç cezaların, açıkça sanıklar yararına olması ve karşı temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanı'nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA; II-Sanıklar hakkında yakınan ...’a karşı 03.01.2005 günlü yağma eyleminden kurulan hükmün incelenmesine gelince; Yakınanın olay sonrası sıcağı sıcağına alınan 7.1.2005 günlü kolluk beyanı ve 11.01.2005 günlü teşhis tutanağı içeriği ile aşamalarda bunu teyit eden anlatımlarına göre olay günü saat 15.00 sıralarında yolda yürümekte iken sanıkların gelip zorla ara sokağa götürerek yine zorla beklemekte olan otomobile bindirerek bir süre aracın içinde alıkoyup, yağma eyleminin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı olayda sanıkların yağma eylemlerinin 765 sayılı TCY.nin 499/son. maddesine uyduğu gözetilmeden ; kabule göre de eylemin 5237 sayılı yasanın 149/1- ( a )- ( c )maddelerinde öngörülen yağma suçunun yanı sıra aynı yasanın 109/2-3-a,b maddelerinde düzenlenen özgürlüğü kısıtlama suçunu da oluşturduğu dikkate alınmadan 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yağma suçunun, birden çok kişiyle ve silahla gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 149/1. Maddesinin (c) bendinin yanında (a) bendinin de değerlendirilmeye alınıp, birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle temel ceza belirlenirken anılan Yasanın 61. Maddesi gözetilerek, alt sınırdan ayrılması gerektiğinin gözetilmemesi; 2-5237 sayılı TCK.nun 150. maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. Maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. Maddenin 2. fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması ; 3-Suç tarihine göre 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca sanıklar hakkında değerlendirme yapılması zorunluluğu; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.