İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 15/10/2025 YAZIM TARİHİ : 16/10/2025 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 18/09/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının dayısı olduğunu, davalının uzun süre yurt dışında ka…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ..... KARAR NO : ..... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 NUMARASI : ... Esas ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - T.C Kimlik No: ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 15/10/2025 YAZIM TARİHİ : 16/10/2025 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 18/09/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının dayısı olduğunu, davalının uzun süre yurt dışında kaldığını, zaman içinde müvekkilinin yeğeni olan davalıya pek çok iyilik ve yardımda bulunduğunu, davalının, nereden temin ettiğini müvekkilinin bilmediği bir bonoya dayalı olarak Cihanbeyli İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkilinin, takipten sonra ve takip sürecince davalı ile görüştüğünü, davalı icrayı durduracağını, bonoyu iade edeceğini söylediği halde takibi geri çekmediğini, müvekkilinin de yeğeni olan davalının ve ailesinin adli süreçlerden zarar görmemesi için bugüne kadar bonoyu menfi tespit davasına veya cezai soruşturma şikayetlerine konu etmediğini, takibe ve dava konusu olan bonodaki keşideci/düzenleyen kısmındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bonodaki tüm yazıların farklı farklı el ve kalem ürünü olduğunu, bonodaki imzalar ve yazılar incelendiğinde tamamen sahte olduğu anlaşılacağını, müvekkili ile davalı yeğeni arasında bono düzenlemeyi gerektirir hiçbir akdi ve hukuki temel ilişkisi olmadığını, davalı hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikayette bulunduklarını, takip talebinde istenilen 270,00 EURO miktarındaki komisyon bedelinin hukuken istenilemeyeceğini, çeklere uygulanan binde 3 (%0,3) komisyonun bonolara uygulanamayacağını, komisyon adı altındaki alacak kalemi yönünden müvekkilinin borçlu olmadığını, sahte ve tahrif edilmiş bir bono yüzünden müvekkilinin tüm malvarlığının haczedildiğini, haczedilen taşınmaz mallarının satışı ile yüz yüze gelmesi de an meselesi olduğunu, davanın haklılığı halinde telafisi mümkün olmayan ve ağır zararların meydana gelebileceğini, davalının alacağının hacizler nedeniyle fazlasıyla garanti altında olduğunu, tüm bu nedenlerle HMK'nun 209. maddesindeki açık hüküm gereğince mevcut pekçok taşınmaz haczi nedeniyle teminat istenilmeksizin Cihanbeyli İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin olduğu yerde tamamen durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve takip ve dava konusu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise terdiden komisyon adı altındaki alacak kaleminden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yıllarca Norveç ülkesinde yaşadığını, davacının dayısı olduğunu, müvekkilinin dayısına vermiş olduğu 90.000,00 Euro parasını alamaması nedeniyle aralarının bozuk olduğunu, dava konusu senedi davacının müvekkilinin huzurunda bizzat imzalayarak verdiğini, davacı tarafın alacağın tahsilini uzatmak için huzurdaki davayı açtığını, dava konusu bonoya ilişkin Cihanbeyli İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davacı tarafından Cihanbeyli İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla sadece ödeme emrindeki faize itiraz ettiğini, borç ve bonodaki imzayı inkar etmediğini, müvekkilinin parasını davacıya maddi destek olmak maksadıyla verdiğini, davacıdan alacağını alamadığı için aralarının bozuk olduğunu, bonoda sahtecilik ve tahrifat yapıldığı iddiası ile açılan soruşturma dosyasının menfi tespit davasına delil oluşturmak maksadıyla olduğunu, bonoda TTK'nın amir hükümleri gereğince komisyon alınacağı açıkça düzenlendiğini, davacı tarafın gerçek dışı hile iddiasındaki hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, müvekkilinin alacağa ilişkin başlatılan takip nedeni ile davacının daha önce açmış olduğu davada sadece faize itiraz etmesinin davacının açıkça borçlu olduğunun gösterdiğini, delil yaratmak ve süreci uzatmak maksatlı açılan bu davada davacının kötü niyetli olduğunu, iş bu davada davacı tarafın önce imzasını inkar etmesinin, sonra imzanın kendilerine ait çıkması ihtimaline binaen bunun hata ve hile yolu ile alındığı iddiasıyla çelişkiye düştüğünü, davada hak düşürücü sürenin geçtiği ileri sürülerek haksız davanın reddine, asıl alacağa %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretini davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacı vekilince davalı aleyhine açılan bu davada; Cihanbeyli İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu bonodaki imzanın ve yazıların davacının eli ürünü olmadığı, bononun sahtecilik suretiyle tanzim edildiği, bonoda tahrifat yapıldığı, taraflar arasında bono düzenlenmesini gerektirir herhangi bir hukuki ilişki ve temel ilişki bulunmadığı ileri sürülerek davaya konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ve terditli olarak takip talebindeki komisyon kalemi adı altındaki miktardan davacının borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olup; davalı vekilince öncelikle hak düşürücü süre iddiasında bulunulmuş ise de; sahtecilik defi mutlak def'ilerden olduğundan (HGK-04/03/2015 Tarih 2013/19-1746 E., 2015/896 K.) ve İİK 72. Maddeleri gereğince menfi tespit davası herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığından bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilince somut olayda sahtecilik ve tahrifat iddialarında bulunulmuş ise de; gerek Cihanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, gerekse mahkememizce alınan bilirkişi raporları ve özellikle 5 kişilik Adli Tıp Belge İnceleme Uzmanlarınca düzenlenen 09.07.2024 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu bonodaki keşideci imzasının davacı ...' ın eli ürünü olduğunun tespiti ile senette tahrifat yapıldığına dair herhangi bir emareye rastlanılmadığı şeklindeki kesin kanaat bildirildiğinden davacı iddialarının ispatlanamadığı hüküm ve kanaatine varıldığından davacının bu iddialarına ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilince terditli olarak; icra dosyasında takip talebinde mevcut komisyon bedelinin de iptali talep edilmiş ise de; TTK nun 778. maddesi yollaması ile TTK 725/1-d maddesindeki "poliçe bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücreti istenebileceğine" ilişkin hüküm bonolar yönünden de geçerli olduğundan bu talebin de reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 12. HD 2022/8134 E, 2023/813 K sayılı ilamı) Davalı vekilince kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de; davacı vekilinin davanın başındaki ihtiyati tedbir talebi red olduğundan ve icra takibinin durdurulmasına karar verilmediğinden şartları bulunmayan tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle davacının tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine, şartları bulunmayan davalı vekilinin tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya içindeki mevcut Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporunda bonodaki imzanın kuvvetle muhtemel ...'a ait olduğunun belirtildiği, bu durumda imzanın ...'a ait olduğunun kabul edilemeyeceği, ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu, adli tıp raporunun davalıya tebliğ edildiğini, davalının raporlara bir itirazı olmadığı gibi yeniden imza incelemesi yaptırılması talebinin de bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin resen dosyayı imza incelemesine göndermesinin hatalı olduğunu, yemin delili hatırlatılmadan karar verildiğini belirterek davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacının Cihanbeyli İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, bonoda tahrifat yapıldığını, ayrıca davalı yeğeni ile aralarında bono düzenlemeyi gerektiren hiçbir akdi veya hukuki ilişki bulunmadığından bahisle menfi tespit talebinde bulunduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 18/03/2021 tarih 2020/2943 Esas 2021/2617 Karar, 20/01/2021 tarih 2020/3521 Esas 2021/212 Karar ve 25/01/2021 tarih 2020/3628 Esas 2021/341 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi kesin kanaat bildirmeyen raporlara göre karar verilmeyeceği, bu nedenle ilk derece mahkemesince imza incelemesi konusunda yeniden bilirkişi heyetinden rapor alınmasının doğru olduğu, bilirkişi heyetinden alınan raporda inceleme konusu bonodaki imzanın davacı borçluya ait olduğu ve senette tahrifat yapılmadığının tespit edildiği, davacının davalı hakkında şikayetçi olduğu Cihanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının buna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davacının davalı ile aralarında bono düzenlemeyi gerektiren hiçbir akdi veyea hukuki ilişki bulunmadığından bahisle de menfi tespit talebinde bulunduğu, 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesine göre senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def'inin yazılı delille kanıtlanmasının zorunlu olduğu, davacının borçlu olmadığını yazılı delille ispat edemediği, ancak davacının yemin deliline de dayandığı, yemin delilinin HMK'nın 225 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, yeminin kesin delillerden olduğu, yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasını diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlü olduğu, şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemeyeceği, davacıya; davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacının istinaf başvuru talebinin kabulüne yukarıda belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/10/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ...