İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 07/04/2026 YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan tespit davasında 09/01/2026 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.01.2026 tarihind…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 09/01/2026 NUMARASI : ... Esas İSTİNAF EDEN DAVACI : ... DAVALI : ... DAVA : Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 07/04/2026 YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan tespit davasında 09/01/2026 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.01.2026 tarihinde SGK' dan aldığı belge sonucu adına sürekli 4b sigorta kolundan ve 1479 4/b-3 şirket ortağı sigorta statüsünden prim borcu geldiğini öğrendiğini, SGK tarafından kendisine verilen bu belgeden önce müvekkilinin, kandırılarak kurduğu şirketin kapatıldığını varsaydığı için haberi olmadığını, bu süre zarfında müvekkilinin bahsi geçen şirketin olduğu adrese gitmediğini, şirketin faaliyeti ile ilgili de hiçbir davranışta bulunmadığını, davalı şirketin fiili yöneticileri ve gerçek ortaklarının taraflarınca bilinmediğini, şirket ile ilgili kandırılma işleminden dolayı taraflarınca Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını, müvekkilinin olayların meydana geldiği tarihte ekonomik olarak zor durumda olduğunu, eğitim seviyesinin düşük, ticari hayat ve şirket işlemleri hakkında herhangi bir bilgi ve tecrübeye sahip olmadığını, davalı şirketin kuruluş sermayesinin 1.600.000 TL olduğunu, müvekkilinin bu tarihte bu parayı kazanacak mesleği ve sermayesi olmadığını, eşinden boşandığını ve nafaka borçlarından dolayı banka hesaplarının blokeli olduğunu, Aydın iline bağlı Dalama Köyünde ikamet ettiğini, dava konusu şirketin ise Konya ilinde kurulduğunu, davacının iradesinin sakatlandığını, bu şartlar altında davacının dava konusu şirkete gerçek, fiili ve iradi ortak olmasından söz edilemeyeceğini belirterek; müvekkili adına kurulan şirketler bakımından, müvekkilinin ortak sıfatına dayanılarak SGK nezdinde yapılacak tüm tahakkuk, takip ve işlemlerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, kararın SGK'ya bildirilmesine, davacının dava konusu şirkette gerçek ortak müdür olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; davacı taraf her ne kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiş ise de; dava dışı SGK tarafından tahakkuk ettirilen prim borçlarına ilişkin olarak, SGK'nın taraf olmadığı bir davada ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kanaatine varıldığından, davanın mahiyeti, tarafları ve mevcut delil durumu da göz önünde bulundurularak davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmekle, müvekkiline SGK'dan gelen prim borçları nedeniyle müvekkilinin sağlık hizmetlerinden yararlanamadığını, bu işlemlerin sürmesi halinde telafisi imkansız zararlar meydana geleceğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan koşulların müvekkili tarafından sağlandığını, mahkeme gerekçesinin hukuki isnadı bulunmadığını, verilen kararın hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir talep edilen prim borçlarının dava konusu olmadığı, SGK'nın taraf olmadığı bir davada onun haklarını etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/04/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ...