İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/07/2024 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:17/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta AŞ ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmas…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/07/2024 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:17/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta AŞ ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/08/2018 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ...'ye ait ve diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın yolun karşısına geçmeye çalışan davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğu, davalı sürücünün kusuru sonucu hadisenin vuku bulduğu ve belirtilen eyleminden dolayı davalının yargılanıp ceza aldığı, bu kazadaki bedensel zararından dolayı davacının maddi ve manevi zararı oluştuğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla yapılmış ve yapılması muhtemel tedavi harcamaları ile efor kaybı zararı olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle birlikte, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ve sigorta poliçesinin manevi tazminatı kapsaması halinde tüm davalılardan aksi durumda ise davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 28/05/2024 günlü ıslah dilekçesinde başlangıçta 1.000,00 TL olan maddi tazminat isteminin; iş gücü kaybı ve iş göremezlik zararı olarak 200,00 TL, bakım ve bakıcı gideri için 200,00 TL, tedavi amaçlı sarf edilen ilaç ve tıbbi malzeme bedeli için 200,00 TL, tedaviye yönelik harcanan ulaşım masrafı için 200,00 TL ve yoksun kalınan kazanç kaybına karşılık 200,00 TL istendiğini açıkladıktan sonra, belirtilen zarar kalemlerine ilişkin tutarları 11.938,26 TL geçici iş göremezlik zararı, 447.068,89 TL sürekli iş göremezlik zararı, 6.494,40 TL bakım ve bakıcı gideri, 24.000,00 TL tedavi amacıyla sarf edilen ulaşım masrafı ile ilaç ve tıbbi malzeme gideri olmak üzere toplam 489.501,55 TL'ye yükseltmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta AŞ vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılırken tazminat hesaplamasına esas olan evrakların tamamının sunulmadığı, belirtilen durumun dava şartı olduğu ve bu koşulun usulünce yerine getirilmediği, ... plaka sayılı aracın müvekkili nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, kusurun ve zararın ispatı gerektiği, kazaya ilişkin davacıya yapılan rücuya tabi ödemelerin tespiti ile hesaplanacak zarardan mahsubu icap ettiği, geçici iş göremezlik zararını teminatın kapsamadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dosyada sigorta şirketi de hasım olarak gösterildiğinden davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, genel mahkemenin görevsiz olduğu, kaza anının görüntü kaydı bulunduğu ve kayıttan anlaşılacağı üzere müvekkili sürücünün tüm çabalarına rağmen kazaya engel olamadığı, olayın vukunda davalı sürücünün kural ihlali ve kusuru bulunmadığı, aksi durumda dahi maddi zararın usulünce tespiti gerektiği, manevi tazminatın da fahiş tutarda talep edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2019 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporları, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin hem ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen kusur raporunda hem de talimat yazılarak İTÜ öğretim üyelerinden temin edilen raporda davacı yayaya %20, davalı sürücüye ise %80 oranında kusur yüklendiği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı bilirkişi kurulundan alınan raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle davacının %13 oranında daimi iş göremezliği bulunduğu, iyileşme süresinin 360 güne kadar uzayabileceği ve bu dönemin içerisinde 120 gün süreyle başkasının bakımına muhtaç olduğu, yine SGK kapsamında olmayan ve yapılması gereken masrafların 24.000,00 TL olduğunun belirtildiği, aktuer raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım ve iskontolu prograsif rant yöntemi kullanılarak davacının asgari ücret düzeyindeki geliri, %13 daimi iş göremezlik oranı ile 360 gün geçici iş göremezlik süresi ve 120 gün bakıcı ihtiyaç mühleti, davalı yanın %80 kusur durumu, SGK tarafından yapılan ve rücuya tabi olan ödemenin mahsubu sonrası davacı için 6.494,40 TL bakıcı gideri, 11.938,26 TL geçici ve 447.068,89 TL sürekli iş göremezlik zararı belirlendiği, raporların usule uygun hazırlandığı benimsenerek maddi zararın sübuta erdiği, manevi tazminat yönünden olayın meydana geliş şekli, kusur durumları, davacının bedensel zararının boyutu, sürekli maluliyetini bulunması, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre manevi tazminat isteminin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.938,26 TL geçici iş göremezlik zararı, 447.068,89 TL sürekli iş göremezlik zararı, 6.494,40 TL bakım ve bakıcı gideri, 24.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 489.501,55 TL maddi tazminatın 23/09/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmedilen bu tazminattan tedavi ve bakıcı gideri (30.494,40 TL) ile geçici ve daimi iş göremezlik zararlarına (459.068,9 TL) ilişkin alacak kalemleri bakımından ayrı ayrı olacak şekilde davalı ... Sigorta AŞ'nin poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı sorumlu tutulması ve 04/10/2029 temerrüt tarihinden yasal faiz işletilmesine, davacı için 40.000,00 TL manevi tazminatın 23/09/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının oluşa ve mevzuata göre hatalı belirlendiği ve Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor temini gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunda hatalı yönetmelik hükümlerine göre maluliyet durumu tayini yapıldığını, olay tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engelliklik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre zarar tespiti gerektiği, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, azami teminat tutarı ile sınırlı sorumlu olunduğundan ve riziko tarihi itibariyle geçerli poliçe teminat limiti 360.000,00 TL olarak belirlendiğini, ilk derece mahkemesince kararda tazminat sorumluluğu kısıtlandığı halde bu miktara tekabül edecek harç ve vekalet ücretine ilişen yükümlü olunan yargılama giderinin gözetilmediğini, daimi iş göremezlik zararının TRH 2010 yaşam tablosu ile 1,8 teknik faiz yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bakıcı gideri yönünden net asgari ücret üzerinden pasif dönem iş göremezlik zararı bakımından ise AGİ hariç asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması icap ettiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; arabulucu dava şartı yerine getirilmeden dosyanın açıldığını, kısmi dava şeklinde açılan ve belirsiz alacak davası niteliği bulunmayan somut uyuşmazlıkta dosyaya sunulan bedel artırım dilekçesi usule aykırı olduğu halde bu artırıma göre mahkemece karar verildiğini, kusur raporuna yönelik itirazları dikkate alınman tazminat hesaplaması yaptırıldığını, oluşa ilişkin ileri sürülen hususların temin edilen kusur raporlarında tartışılmadığını, SGK kapsamında olmayan tedavi giderlerine dair hesaplanan 24.000,00 TL tutarındaki alacak kaleminin ne şekilde belirlendiğinin gerekçelendirilmediğini, maluliyet raporunda davacının sürekli bakım ihtiyacı olmadığı açıkça belirtildiği halde davacı için sürekli iş göremezlik zararına hükmedildiğini, bedel artırım dilekçesinde 200,00 TL yoksun kalınan kazanç kaybı isteminde bulunulduğu halde ilk derece mahkemesince bu tazminat istemi yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığını hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinaflara cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Dava, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı, yaya vaziyette iken davalıların sürücü, işleten ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve cismani zarara uğradığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve tedavi amaçlı sarf edilen masraflar olmak üzere bir miktar maddi tazminatın zarara neden olan aracın sürücüsü, kayıt maliki ve trafik sigortacısı olan davalılardan, bedensel zarardan dolayı duydukları acı ve ıstıraba karşılık bir miktar manevi tazminatın karşı aracın kayıt maliki ve sürücüsü olan davalı gerçek kişilerden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında verilen karar ile; davalı ...'in davacıya karşı işlediği taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62 ve 52 maddeleri gereğince 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karar istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı ve istinaf talebi değerlendirildiğinde; 1-Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlendiği anlaşılmış olup, yukarıda açıklanan ilkelere göre somut olaya konu kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükte olduğundan maluliyet raporunun bu mevzuata göre düzenlemesi isabetlidir. Bu durumda, davacının kaza sonrası ilk tedavisinden itibaren tüm tedavi evrakları da dikkate alınarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunu da açıklayan maluliyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, zira davacının kaza sonrası ilk hastane tetkiklerinde de hem kemik kırıkları hem de beyinle ilgili yapılan işlemden bahsedilmesi nedeniyle epilepsi nöbeti yönünden de kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu kanaatine varılmakla, davalılar vekillerinin maluliyet raporuna yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. 2-Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre destekten yoksun kalma tazminatında; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir. Bu açıklamalara göre; ilk derece mahkemesince progresif rant yöntemine göre destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi suretiyle alınan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebi yerinde görülmemiştir. 3-Somut olaya ilişkin ceza dosyasında ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden, somut dosyada ise ATK Trafik İhtisas Dairesi ve İTÜ Trafik Heyetinden alınan kusur raporlarında aynı yönde kural ihlali tespiti yapılarak; yaya geçidine yaklaşan davalı sürücünün karşıdan karşıya geçen yayaya ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle asli ve %80 oranında, yolda yaya geçidine çok yakın bir mesafede karşıdan karşıya geçen davacının ise yoldan gelmekte olan araca dikkat etmeyip kendisinin can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yola çıkmasından dolayı tali ve %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. Bu haliyle, somut dosyada İTÜ Trafik Heyetinden ve ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporlarının, ceza dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor, olayın oluş şekli ve diğer delillerle uyumlu olması nedeniyle, somut dosyada ve ceza dosyasında alınan ve aynı yönde olan kusur raporlarına itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle istinaf eden davalılar vekillerinin kusur durumuna yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. 4-Geçici iş göremezlik tazminatından, bakıcı giderinden ve davacı tarafça belgelendirilemeyip SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden, kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca sigorta şirketi de sorumlu olduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıkları yönündeki istinaf talebi yersizdir. 5-Somut dosyada, tıp doktoru bilirkişi heyeti tarafından sunulan maluliyet raporunda davacı taarfından yapılan/yapılcak tedavi giderlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunulmuş olup, davacı tarafça belgelendirilemeyen ve SGK ödemesi dışında kalan zorunlu ulaşım ve tedavi giderleri yönünden hesaplamalar yapılmış ve bu giderler yönünden 24.000,00 TL tazminat miktarı belirlenmiştir. Davacının belgelendirilememesi olağan olan ulaşım gideri, ilaç ve hastane katkı payı ile hijyen malzemeleri vb. ödemelerini somut davada talep etmesi mümkün olup, dosya içerisinde yer alan tedavi evrakları ile diğer bilgi ve belgeler dikkate alındığında bilirkişi tarafından takdir edilen tazminat miktarının dosya kapsamıyla uyumlu olduğu kanaatiyle, raporda belirlenen bu tazminat miktarına itibar edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle davalılar vekilinin tedavi giderine yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. 6-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, bakıcı gideri hesaplanırken brüt gelir üzerinden hesaplama yapılması Yargıtay 4. Hukuk Dariresi ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun olduğu anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi vekilinin bakıcı gideri hesabına yönelen istinaf talebinin reddi gerekir. 7-İşçiye ücreti dışında ödenen asgari geçim indirimi 01/01/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5615 sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile getirilmiş olup bireyin veya ailenin asgarî geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Bu nedenle ücretin eki değildir, ücret olarak nitelendirilemez. Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aktif dönem zarar hesabı yapılırken asgari ücrete asgari geçim indirimi (AGİ) eklenecek, pasif dönem zarar hesabı yapılırken asgari ücrete AGİ eklenmeyecektir. Somut dosyada alınan bilirkişi raporunda da, davacının pasif dönemine ilişkin tazminat hesabı yapılırken net asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığından raporun bu kısmında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine raporda pasif dönem zarar hesabı yapılırken asgari ücrete AGİ eklenmediğinden raporun bu yön itibariyle de usule uygun olduğu anlaşılmakla; davalı sigorta şirketi vekilinin sürekli iş görmezlik tazminatı hesabına yönelen istinaf talebinin reddi gerekir. 8-Somut dosyada alınan maluliyet raporunda davacının %13 sürekli maluliyetinin bulunduğu bildirilmiş olup, aynı raporda davacının sürekli bakım ihtiyacının bulunmadığı bildirilmiştir. Raporda tespiti yapılan bu husus sürekli maluliyet döneminde bakıcı ihtiyacı olmadığına yönelik olup, sürekli maluliyet oranına bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin sürekli maluliyet yönünden tazminata hükmedilemeyeceğine yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir. 9-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06/12/20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak getirildiği, ancak somut dosyanın davacısı ile davalı sürücü ve işletenin gerçek kişi olmasından dolayı davalı sürücü ve işletene karşı açılan davanın Türk Ticaret Kanunu 4. maddesi kapsamına girmediği, keza davalı sürücü ve işletene karşı açılan davanın diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan da olmadığı anlaşıldığından, davalı sürücü ve işletene karşı açılan dava yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının söz konusu olmadığı kanaatine varılmakla, davalılar ... ve ... vekilinin arabuluculuğa yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. 10-Somut dava kısmi dava olarak açıldığından HMK 107. maddesi gereğince talep artırımı yapılması mümkün değil ise de; ilk derece mahkemesince HMK 107. maddesi gereğince res'en süre verilmesi üzerine davacı tarafça talep artırımı yapıldığından ve davacı tarafın ıslaha ilişkin bir talebi bulunmadığından mahkemece verilen sürede yapılan talep artırımına itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak, davalılar ... ve ... vekilinin talep artırımına yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. 11-İlk derece mahkemesi kararında tedavi gideri ve bakıcı giderine ilişkin tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçenin tedavi limitinden sorumlu olduğuna karar verilmiş olup, zorunlu mali sorululuk poliçesine göre ölüm ve sakatlanma limiti dışında sağlık gideri teminatının da bulunduğu, ilk derece mahkemesince poliçenin tedavi limiti olarak kastedilen poliçe limitinin esasen sağlık gideri teminat limiti olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince tedavi ve bakıcı gideri yönünden davalı sigorta şirketinin sağlık gideri teminat limitinden sorumlu tutulması isabetli olduğundan ve ilk derece mahkemesince bu teminat limitinin tedavi limiti olarak yazılmasının sonuca etkili olmadığı kanaatiyle; davalı sigorta şirketi vekilinin teminat limitine yönelen istinaf talebinin reddi gerekir. 12-Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davalarında sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetildiğinde, sigorta şirketinin yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden de belirlenecek poliçe limiti oranında sorumlu tutulması gerekmektedir. Somut dosyada ise, ilk derece mahkemesince davalı ... Sigorta AŞ'nin hükmolunan tazminattan poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verildiği, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu, bu durumda davalı sigorta şirketinin bu poliçe limiti oranında harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, sorumlu olduğu harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden fazla olacak şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Ancak bu hatanın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kaldırılarak düzeltilmek suretiyle Dairemizce karar verilmesi gerekmiştir. 13-Somut dava dilekçesinde davacı taraf yoksun kalınan kazanç talebinde bulunmamasına karşın, dava değerinin artırılmasına ilişkin dilekçede yoksun kalınan kazanç talebinde bulunduğu, başlangıçta talepte bulunulmayan hususla ilgili talep artırım dilekçesiyle talep artırımı mümkün olmadığından davacının yoksun kalınan kazanç yönünden usulüne uygun açtığı bir davanın da bulunmadığı, bu nedenle talep artırım dilekçesi ile yapılan bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince bu husus dikkate alınmaksızın hüküm kurulması yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir. Davacı tarafça yoksun kalınan kazanç talebi hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine de gerek bulunmamaktadır. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf istemlerinin yukarıda 1-11 numaralı bentlerde gösterilen sebepler yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 inci fıkrasının (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelen, davalılar ... ve ... vekilinin ise yoksun kalınan kazanca ilişkin talebe yönelen istinaf istemlerinin yukarıda 12-13 numaralı bentlerde gösterilen sebepler yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce yukarıda 12-13 numaralı bentlerde gösterildiği şekilde yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin kusura, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin maluliyet raporuna, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamında olmadığına, tazminat hesaplama yöntemine, davalılar ... ve ... vekilinin zorunlu arabulucu dava şartına, bedel artırım dilekçesinin usule aykırı olduğuna, SGK kapsamında olmayan tedavi giderlerine, maluliyet raporuna ve daimi iş göremezlik tazminatına yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin teminat limitiyle tazminat sorumluluğu kısıtlandığı halde yükümlü olunan miktara tekabül edecek harç ve vekalet ücretine ilişkin yargılama giderinden sınırlı sorumlu olduğunun gözetilmediğine, diğer davalılar ... ve ... vekilinin bedel artırım dilekçesinde 200,00 TL yoksun kalınan kazanç kaybı istemiyle ilgili herhangi bir hüküm kurulmadığına yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE, 3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 18/07/2024 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 11.938,26 TL geçici iş göremezlik zararı, 447.068,89 TL sürekli iş göremezlik zararı, 6.494,40 TL bakım ve bakıcı gideri, 24.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 489.501,55 TL maddi tazminatın 23/09/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen bu tazminattan davalı ... Sigorta AŞ'nin tedavi ve bakıcı gideri (30.494,40 TL) yönünden sağlık gideri teminat limiti olan 360.000,00 TL ile, geçici ve daimi iş göremezlik zararlarına (459.068,9 TL) ilişkin alacak kalemleri bakımından ise sakatlık poliçe teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına ve tazminatlara davalı sigorta şirketi açısından 04/10/2019 temerrüt tarihinden yasal faiz işletilmesine, b)Davacının başlangıçta talepte bulunmadığı ve ilk kez bedel artırım dilekçesinde ileri sürdüğü 200,00 TL yoksun kalınan kazanç kaybı istemi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu talep yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, c)Davacının açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 23/09/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebini reddine, ç)Davacının maddi tazminat yönünden peşin ve tamamlama harcı olarak ödediği (17,07 TL + 8.350,00 TL) 8.367,07 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 25.070,78 TL karar harcının; 18.307,60 TL tutarındaki kısmının tüm davalılardan, 6.763,18 TL'sinin ise davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, d)Davacının manevi tazminat yönünden peşin ödediği 853,89 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.878,51 TL karar harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, e)Davacı tarafından sarf edilen 870,96 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı ile 8.350,00 TL tamamlama harcı ile 7,80 TL vekalet suret harcı olmak üzere toplam 9.283,16 TL harç masrafı ile 11.229,90 TL gider avansı (tebligat, posta, kep, bilirkişi, adli tıp faturası) olmak üzere toplam 20.513,06 TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan ve azami poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu tutara tekabül edilen miktara göre 19.659,67 TL tutarındaki kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen; 853,89 TL tutarındaki kısmının ise davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f)Dosyanın arabuluculuk aşamasındaki kısmında Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak Hazineye verilmesine, g)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereği hesaplanan 74.530,22 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine (davalı ... Sigorta AŞ'nin vekalet ücreti sorumluluğunun 60.574,16 TL ile sınırlı tutulmasına), ğ)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/1 maddeleri uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, h)Davalılar ... ve ... kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2, 13/1-2 maddesi gereği hesaplanan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, ı)Davacı tarafça yoksun kalınan kazanç talebi hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, i)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine, 5-Davalı ... Sigorta AŞ ile davalılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 7.839,00 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta AŞ'ye, (427,60 TL + 7.931,86 TL) 8.359,46 TL istinaf karar harcının ise davalılar ... ve ...'ye karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine, 6-Başvuruların kabul gerekçesine göre sarf edilen istinaf giderlerini başvuran davalılar üzerinde bırakılmasına, 7-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 15/04/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...