11. Hukuk Dairesi 2012/5147 E. , 2013/4876 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2011 tarih ve 2011/478-2011/554 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belg
**11. Hukuk Dairesi 2012/5147 E. , 2013/4876 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2011 tarih ve 2011/478-2011/554 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline sigortalı konutun davalıya ait üst kattan sızan sular nedeniyle hasar gördüğünü, sigortalının zararının karşılandığını ileri sürerek, 1.559 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 119. maddesi uyarınca davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen davalının açık adresini bildirmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, konut sigortasından kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup, mahkemece davalının açık adresinin verilen kesin süreye rağmen bildirilmediği gerekçesiyle, HMK’nın 119. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar düzenlenmiş olup, ikinci fıkrasında ise, dava dilekçesinde bulunması gereken bu unsurlardan birinin eksik bırakılması veya yazılmaması durumunda mahkemenin davacıya eksikliğin tamamlanması için kesin süre vereceği, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği belirtilmiştir. Nitekim, benzer düzenlemeye 1086 sayılı Kanunun 179. maddesinde de yer verilmiştir. Somut olayda, dava dilekçesinde davalının açık adresi belirtilmiş, çıkartılan tebligat ise anılan kişinin adreste tanınmadığı gerekçesiyle iade edilmiş, mahkemece davacı tarafa gönderilen meşruatlı davetiyede dava dilekçesinde belirtilen adrese çıkarılan tebligatın bila ikmal döndüğü, davalının tebligata yarar açık adresinin 1 haftalık kesin süre içerisinde bildirilmesi istenmiş, sonrasında ise HMK’nın 119/.... maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere anılan Kanunun 119. maddesinde belirtilen husus, dava dilekçesinde davalı tarafın adresinin hiç yazılmamış, bildirilmemiş olması halinde, davacı tarafa verilecek bir haftalık kesin süre içinde bu eksikliğin tamamlanmaması halinde uygulanacak yaptırımı düzenlemiş olup, bunun aksi yönündeki düşünce, gerek Tebligat Kanunu gerekse, Tebligat Tüzüğünün tebligata ilişkin ilgili hükümlerini işlevsiz hale getirecektir. Bu itibarla, mahkemece davaya devam edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle HMK 119/.... maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.