11. Hukuk Dairesi 2023/553 E. , 2024/4221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1466 Esas, 2022/1776 Karar HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/15 E., 2020/232 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Ma
**11. Hukuk Dairesi 2023/553 E. , 2024/4221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1466 Esas, 2022/1776 Karar HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/15 E., 2020/232 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin davacıya genel kurul toplantısı için usulüne uygun çağrı metni tebliğ edilmediğini, toplantıya ilişkin çağrının usulsüz şekilde yapıldığını, ticaret sicil gazetesinde yayınlanan genel kurul ilanının asgari yasal içeriğe sahip olmadığını, toplantıya çağrı metnine ticaret sicil gazetesinde yayınlanacak değişiklik metninin eklenmediğini, müvekkilinin değişiklik metninden haberi olmadan genel kurul toplantısına katılmak zorunda kaldığını, 13.12.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan (3) numaralı gündem olan sermaye arttırım kararının uygulanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini, davanın kabulünü, genel kurul toplantısında alınan 3 nolu sermaye arttırımına ilişkin kararının iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 414 üncü maddesinde belirtilen şekilde ticaret sicilinde ilan edildiğini ve genel kurula çağrının usulüne uygun olarak iadeli taahhütlü posta yolu ile yapıldığını, davacı tarafa da bu bildirimin genel kurul toplantısından en az onbeş gün önce yapıldığının posta alındısı ile sabit olduğunu, şirketin 6102 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinde ile öngörülen belgeleri genel kuruldan onbeş gün önce şirket merkezine gelen tüm paydaşlar için incelemeye açtığını, talep eden paydaşlara bunların birer suretini vermek için belgeleri hazır bulundurduğunu, hazır edilmesine rağmen davacı tarafın gelip inceleme hakkını kullanmadığını, müvekkil şirketin 7.000.000,00 TL olan sermayesi ciro miktarlarının yüksekliği nedeniyle yetersiz kaldığını, bu nedenle müvekkil şirketçe kısa vadeli ve uzun vadeli borçlanmaya gidilmek zorunda kalındığını, kararların uygulamasının geri bırakılması talebinin reddini, 3 nolu sermaye arttırımına ilişkin kararının iptali talebinin de reddi gerektiğini savunarak davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iptal davası açmaya hakkının olduğu, toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy verdiği ve muhalefetini tutanağa geçirdiği ve süresi içerisinde 09.01.2019 tarihinde eldeki davanın açıldığı, davacının iptal talebine konu genel kurul kararının yasaya ve dürüstlük kurallarına aykırılığını ileri sürdüğü, yasaya aykırılık olup olmadığının re'sen ele alınacağı,davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin 13.12.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısından önce 23.03.2018 tarihinde olağan genel kurul toplantısının yapıldığı, bu toplantıda sermaye artırımından söz edilmediği, gündeme bağlılık kuralına aykırılığın başlı başına iptale, çağrı kuralına aykırılığın ise çağrının hiç yapılmadığı durum istisna olmak üzere iptal davası açılmasına yol açabileceği, bu şartlarda gündemin sicil gazetesinde ilan edilmiş olması karşısında davet mektubunda gündeme yer verilmemesinin gündeme bağlılık kuralına aykırılık değil çağrı usulüne aykırılık olarak kabul edildiği ve sadece çağrı usulüne aykırılık ise somut olayda iptal kararı verilmesine yol açmadığı, 4.680.846,73 TL kâr elde edilmesine rağmen geçmiş yıl zararlarına mahsup edilerek kar dağıtılmamasına karar verildiği, davalı şirketin finansman giderlerini azaltmak için sermaye artırımına gidildiğinin belirtildiği, 6102 sayılı Kanun'un 462 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması hâlinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden, sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırımına gidilemeyeceği, anılan hükmün 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinin f/1-bendin (c) hükmünde belirtilen sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan genel kurul kararlarının batıl olduğu yönündeki düzenleme ile sistematik açıdan uyum içinde olduğu, "çoğun içinde azı vardır" kaidesi gereği butlanı dahi mümkün olan bir hususun iptal edilebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına 2017 ve 2018 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamelerine uygunluğu tesbit edilen 31.12.2017 ve 31.12.2018 tarihli bilançolarının pasifinde öz kaynak hesaplarının içinde sermayeye dönüştürülmesi gereken fonların bulunduğunun bilirkişilerce tesbit edildiği, bu durumda sermaye artırımına ilişkin alınan kararın anılan hükme aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 13.12.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımına ilişkin kararda mevzuata ve ana sözleşmeye dair bir aykırılık bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının başlı başına iptal kararına yol açamayacağını, davacı tarafından dilekçeler teatisi aşamasında öne sürülmeyen 6102 sayılı Kanun'un 462 nci maddesinin dayanarak mahkemece davanın kabulünün hatalı olduğunu, şirkette sermaye payı %0,18 olan ve rüçhan hakkını kullanarak sermaye artırımına katılan davacının işbu davayı açmaktaki amacının şirketi zor durumda bırakmak olduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu ciro ve mevcut sermayesi arasında orantısızlığın mevcut olduğunu, müvekkili şirketin cirosunun 2017 finansal yılında 122.920.358,54 TL, 2018 finansal yılında ise 180.224.942,14 TL olduğunu, buna karşılık şirketin sermayesinin 7.000.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin finansman giderinin fahiş noktalara gelmesine sebep olduğunu, yetersiz kalan şirket sermayesi nedeniyle geçmiş yıllarda, şirketçe kısa vadeli ve uzun vadeli borçlanmaya gidilmek zorunda kalındığını, bu kapsamda 2017 yılında 35.938.859,20 TL olan banka borçları 75.531.862,86 TL’ye kadar yükseldiğini, müvekkili şirketin faiz gideri 2018 yılı için 12.102.189,07 TL olduğunu, bu noktada; müvekkili şirketin her yıl artarak katlanmak zorunda kaldığı kısa vadeli ve uzun vadeli banka borçlarına dair finansman giderlerinin azaltılması adına gerçekleştirilen sermaye artırımının hukuka uygunluğu konusunda hiçbir şüphe bulunmadığını, yönetim kurulunca yapılan değerlendirme sonrası finansman giderlerinin azaltılması adına sermaye artırımı tasarısı hazırlanarak genel kurulun onayına sunulduğunu ve anılan 13.12.2018 tarihli 3 gündem nolu genel kurul kararı alındığını, söz konusu kararın paydaşların ve şirketin menfaatine yönelik bir karar olduğunu, davacı taraf da dahil olmak üzere müvekkili şirket paydaşlarının tamamına yakınının sermaye arttırımına katıldığını, müvekkili şirketin de katlanmış olduğu milyonları bulan finansman gideri dikkate alındığında; müvekkili şirketin 13.12.2018 tarihli genel kurulda almış olduğu sermaye artırım kararının haklı gerekçelere dayandığı ve de hukuka uygun olduğunu, şirketin %0,18 oranında pay sahibi olan ve sermaye artırımına ilişkin rüçhan hakkını kullanan davacı tarafın işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı gibi davacı pay oranının alınan kararın alınmasında bir etkisi bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkette 0,18 gibi düşük bir paya sahip olduğunu, pay oranı dikkate alındığında davacı pay oranının alınan kararda bir etkisi bulunmadığını, (...., Ortaklıklar Hukuku, ... Yayınevi, İstanbul, 2017, S.208) taraflar arasındaki uyuşmazlıkta ise yerel mahkeme tarafından "Etki Kuralı" dikkate alınmadığını, davacının pay oranı ile genel kurulda sermaye artırım kararının alınmasındaki etkisi arasındaki bir nedensellik bağı bulunması gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrası (b) bendi uyarınca ihlalin karara etkili olduğu hususunun yargılama sırasında davacı tarafından ispat edilemediğini, ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışıldığı, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu, davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin karşılıklarının gerekçeli kararda yer aldığı da gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 13.12.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin 3 nolu gündem maddesinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 414, 437, 446 ve 462 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.