7. Hukuk Dairesi 2024/2757 E. , 2024/4395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/19 E., 2024/94 K. DAVALILAR : ... mirasçıları; ... vd. vekili ..., ... DAVA TARİHİ : 08.10.2010 KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmişt
**7. Hukuk Dairesi 2024/2757 E. , 2024/4395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/19 E., 2024/94 K. DAVALILAR : ... mirasçıları; ... vd. vekili ..., ... DAVA TARİHİ : 08.10.2010 KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana ili, ... ilçesi,...Köyünde kayıtlı 780 ve 356 parsel sayılı taşınmazlarda müvekkili idareye ait YS6 sulama kanalı ve servi yollarının bulunduğunu, YS6 sulama kanalının 1968 yılında inşa edildiğini ve 4230 ha. alana sulama hizmeti verildiğini, davalı tarafından yapılan müdahaleyle davacı idarenin tasarruf hakkına tecavüz edildiğini, müdahaleler sonucunda kanalın işletme bakım ve onarım hizmetlerinin aksamasına yol açıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin men'i ile davalı tarafından oluşturulan ürünlerin kal'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili ve davalı; cevap dilekçesi vermemiştir. Ancak davalılar vekili katıldığı duruşmada; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.05.2012 tarihli ve 2010/800 Esas, 2012/302 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile 780 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davanın reddine, 356 parsel sayılı taşınmaza 142 parsel maliki davalı tarafından tarla olarak kullanılması nedeniyle fen bilirkişisinin 13.06.2011 tarihli raporunda belirtilen 426,75 m²'lik yerle ilgili müdahalenin men'ine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairemizin 02.10.2023 tarihli ve 2022/3600 Esas, 2023/4317 Karar sayılı ilamı ile el atılan kısma kimin el attığının tereddütsüz belirlenemediği ve davacının iddiasını dayandırdığı tutanağın sadece idare çalışanları tarafından hazırlandığı ve davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda sayısı ve tarihi verilen kararı ile; dava ispatlanamadığından, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine ilişkin kararın usul ile yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların dava açıldığı tarihte müdahaleli olduğunun dosya içeriğinden sabit olduğunu ve mahkemece eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 4721 sayılı TMK’nın 6 ve 683 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.