T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:10/12/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:10/12/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, gerçekte var olmayan bir borç nedeniyle cebri icraya maruz kaldığını, alacak-borç ilişkisinde dosya alacaklısı davalının amacının kötü niyetli olarak haksız kazanç elde etmek olduğunu, senedin araç alım satımından kaynaklı kalan taksitli borca karşılık teminat senedi olarak verildiğini, aracın değeri ödendiği halde davalının bedelsiz kalan senedi icra takibine koyduğunu, Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ..., ..., ... Plakalı araçlarına ve taşınmazları üzerindeki tedbirlerin dava sonuna kadar kaldırılmasını, borçlu olmadığının tespiti ile Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasa ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari davalarda dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir. 7445 sayılı İİK ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun geçici 1. maddesinde; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır. " hükmü gereğince ticari dava niteliğinde olan ve 01/09/2023 tarihinden sonra açılmış bulunan iş bu menfi tespit davası, niteliği itibariyle zorunlu arabuluculuk şartına tabi olup, dava açılırken arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmediğinden tensip zaptı ara kararı doğrultusunda davacıya arabuluculuk son tutanağını sunması için süre verilmiş, davacı verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını sunmamış, 10/12/2025 tarihli celsedeki beyanında işbu davanın arabuluculuk başvurusu yapılmadan açıldığını ifade etmiştir. Arabuluculuk yoluna dava açılmadan önce başvurulması şartı tamamlanabilir bir dava şartı değildir. Bu nedenle arabuluculuğa başvurulmadan açılan eldeki davanın dava şartı yokluğundan HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddi" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın yetersiz araştırma ile verildiğini, takip konusu alacağın gerçekte var olup olmadığının ve takip alacaklısının alacağının hangi mal ve hizmet karşılığı olduğunun tespitinin yapılmadığını, borcunu ödediği halde elindeki bedelsiz senetleri icra takibi yaparak davalının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenle ispat yükünün davalıya ait olduğunu, menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk şartına tabi olmadığını, arabulucuk şartı nedeni ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipten kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ticari dava niteliğinde olan ve 01/09/2023 tarihinden sonra açılmış bulunan iş bu menfi tespit davasının niteliği itibariyle zorunlu arabuluculuk şartına tabi olmasına, bu yol tüketilmeden açılan davanın usulden reddedilmesinin hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...