İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 10/03/2026 YAZIM TARİHİ : 12/03/2026 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 30/12/2025 tarihinde tesis edilen ara karara, karşı taraf davalı ........ vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı tarafı…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2025 NUMARASI : ... Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI: ........ VEKİLİ : Av..... İSTİNAF EDEN KARŞI TARAF: 1-........ VEKİLİ : Av..... DİĞER KARŞI TARAF: 2-........ TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 10/03/2026 YAZIM TARİHİ : 12/03/2026 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 30/12/2025 tarihinde tesis edilen ara karara, karşı taraf davalı ........ vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı tarafın, borçlusu müvekkili olarak görünen iki adet çekin yetkili hamili ve alacaklısı olduğu iddiasıyla Konya ... ATM'nin ... D.İş dosyasına başvurduğunu, dava konusu çekler taraflarına ait olmadığı gibi, çeklerin keşidecisi de olmadığını, dolayısıyla çeklerden dolayı borçlu olmadıklarını, çeklerle ilgili olarak Konya ... ATM'nin ... D.İş sayılı dosyası ile icra takibine geçilmemesi yönünde tedbir kararı verildiğini, işbu tedbir kararının dosyanın kesinleşmesine kadar devamını talep ettiklerini, çeklerdeki imza müvekkiline ait olmadığı gibi, taraflar arasında çeklerin verildiğine dair herhangi bir tevdi evrakı ya da belgesi de bulunmadığını ileri sürerek, Konya ... ATM'nin ...-... D.İş sayılı dosyasında verilen tedbir kararının aynen devamına karar verilmesini talep etmiştir. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş Esas- ... D. İş Karar sayılı kararı ile, "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.389/1.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK. 390. Maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." şeklinde, HMK.392. maddesinde;" (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, 7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi ile eklenen 7445 sayılı Kanun'un 31.maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde;"(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, 7155 sayılı Kanunun 23.maddesi ile ve 7445 sayılı Kanun'un 36.maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A-16. maddesinde;"(16) Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklinde düzenlemenin yapıldığı, İhtiyati tedbir talep edene ait ihtiyati tedbir talepli dilekçesi, mevcut dosya ve delil durumu nazara alındığında ihtiyati tedbir isteyenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne....'' gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; HMK' nun 389. ve devam eden maddeleri gereğince ihtiyati tedbire konu ........ A.Ş. Konya Şubesine ait, keşidecisi ..... Şirketi olan ........ çek nolu, 03/05/2025 keşide tarihli, 900.000,00 TL bedelli çek, ........ A.Ş. Konya Şubesine ait, keşidecisi ..... Şirketi olan ........ çek nolu, 10/05/2025 keşide tarihli, 900.000,00 TL bedelli çeklerin toplam değeri (1.800.000,00-TL) % 20'si olan 360.000,00 TL nakdi teminat tutarını mahkeme veznesine yatırdığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu ibraz ettiğinde ihtiyati tedbire konu ........ A.Ş. Konya Şubesine ait, keşidecisi ..... Şirketi olan ........ çek nolu, 03/05/2025 keşide tarihli, 900.000,00 TL bedelli çek, ........ A.Ş. Konya Şubesine ait, keşidecisi ..... Şirketi olan ........ çek nolu, 10/05/2025 keşide tarihli, 900.000,00 TL bedelli çeklerin ........ (T.C: ........) ve ........ Şirketi(V.N: .......) tarafından icra takibine konu edilmemesine, tedbir isteyen aleyhine ileride başlatılması muhtemel icra takibinin tedbiren tamamen durdurulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, 20.06.2026 tarihli ara karar ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasından verilen tedbir kararının devamına karar verilmiştir. Karşı taraf davalı ........ vekili tarafından, ihtiyati tedbir kararına, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerekli şartların oluşmadığı, davacı tarafça iddiasının yaklaşık olarak ispat edilemediği, teminat miktarının düşük olduğu ileri sürülerek itiraz edilmiş ve tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "... Somut olayda; yukarıda belirtilen İİK.'nın 72/4. Maddesi ile 6100 s. HMK'nın 390/3. Maddeleri uyarınca davanın konusu, davacının davalıya dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik olup, ileride telafisi güç zararların doğmasının önlenmesi için, Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının devamına yönelik karar yerinde görülmekle, davalı tarafın ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik itirazının reddine..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalı ........ vekili, itiraz sebeplerini tekrarla, iyiniyetli hamili kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için ciro ile çeki alan kişinin kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerekli şartların oluşmadığını, benzer bir dosyada verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verildiğini, adi senet ile kambiyo senetlerinin farklı olduğunu, HMK'nın 209. maddesinin adi senet olarak isimlendirildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz ile tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 390. maddesinde '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. 2004 sayılı İİK'nın 72/2 maddesinde ''İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. İcra İflas Kanunu'nun 72/3.maddesinde “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” hükmü düzenlenmiştir. HMK'nın 208. maddesi de ''(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır. (2) Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır. (3) Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir. (4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 209. maddesi de ''1)Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir (karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2)Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3)Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir.'' hükmünü içermektedir. Menfi tespit davası her ne kadar İİK’da düzenlenmiş ise de, icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden, HMK’daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür. Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK'nın hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp, HMK’daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Yine her ne kadar menfi tespit davası, İİK'da özel olarak düzenlenmiş ise de, borçlu olunmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında, ödeme, borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok iddia gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin def’ilerden gerekse kişisel def’ilere ilişkin olabilir. Talebe dayanak senetteki itiraz hususu HMK'da da özel olarak düzenlendiğinden yazı veya imza inkarına dayalı menfi tespit davalarında takip dayanağı belgedeki imzaya ve yazıya itiraz bulunduğu takdirde bu konuda özel hüküm olan HMK’nın uygulanması gerekmektedir. Ayrıca HMK'nın 392/1.maddesindeki '' İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.'' şeklindeki düzenleme de göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafça imza inkarında bulunulduğundan ve anılan yasal maddeler uyarınca tedbir talebinin kabulü için gerekli şartların oluştuğu ve yaklaşık ispatın sağlandığı kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, karşı taraf davalı ........ vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı taraf davalı ........ vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran karşı taraf davalı ........ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/03/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....