T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1590 - 2026/431 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1590 KARAR NO : 2026/431 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2025 NUMARASI : 2021/13 E. - 2025/29 K. ASIL DAVA KONUSU : Patent Hakkına ve Esere Tecavüz, Haksız Rekabetin İhlali Durdurma, Men, Ref, KARŞI DAVA KONUSU : Patent H…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1590 - 2026/431 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1590 KARAR NO : 2026/431 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2025 NUMARASI : 2021/13 E. - 2025/29 K. ASIL DAVA KONUSU : Patent Hakkına ve Esere Tecavüz, Haksız Rekabetin İhlali Durdurma, Men, Ref, KARŞI DAVA KONUSU : Patent Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2025 tarih ve 2021/13 Esas - 2025/29 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili asıl davada, kalp ve damar cerrahisi, girişimsel nöroradyoloji, girişimsel onkoloji ve beyin cerrahisi alanında faaliyette bulunan, kendisine ait AR-GE merkezinde özellikle yüksek teknolojik girişimsel tıbbi cihazların tasarım ve üretimini yapan/yaptıran müvekkilinin, bu AR-GE merkezinde yaratmış olduğu ilim eseri niteliğindeki özgün damar görselini adına tescil ettirip sayısal ortama aktardığını, web sitesine yüklediğini, Sağlık Bakanlığına sunduğunu ve ayrıca 2017/10921 sayılı "..." isimli bulunuşunu tescil ettirdiğini, hal böyle iken davalı şirketin, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında tescilli patent öğretisini üretip tıbbi cihaz/tıbbi cihaz sisteminde kullandığını, koruma altında olan özgün damar görselini “...” isimli kataloğunda yayımladığını, müvekkili tarafından yaratılan damar görselinin sıradan ve her hangi bir kişinin olağan koşullarda rutin bir emek, mesai, enerji harcamak suretiyle çizilebilecek bir resim ya da çekilebilecek bir fotoğraf niteliğinde olmadığını, dava konusu 2017/10921 tescil nolu patent öğretisinin ise venöz yetmezliği hastalığının giderilmesiyle ilgili tüm aşamaları ve her bir aşamada yapılan iş ve işlemleri gösteren, özel, özgün ve son derecede teknik, öğretici ve yönlendirici bir çizim olduğunu, davalının bu çizimi kendi kataloğunda kullanması ve yaratıcısının müvekkili olduğunu belirtmemiş olmasının 5846 sayılı Kanun'un 22, 23 ve 25. maddelerindeki mali haklar ile 14 ve 15. maddelerinde bahsi geçen manevi hakların kullanım yetkisini ihlal ettiğini, esas olarak haksız fiil niteliğindeki bu eylemin aynı zamanda haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek tecavüzün tespitine, ref'ine men'i ve olumsuz maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tecavüz oluşturan damar görsellerine, tıbbi cihaz sistemi ürünleri ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ve makine gibi araçlara Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman va da bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulmasına, saklanmasına ve hükmün ülke genelinde yayımlanan bir gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde, iddia konusu katalog ve kataloğun dayanağını oluşturan ... isimli ürünün Sağlık Bakanlığı nezdindeki sahibinin davacı ... firması değil, dava dışı ... Sağlık İlaç San. Tic. A.Ş. olduğunu, dava konusu ürünün müvekkili tarafından UTS kaydının yapılış tarihinin 15/1/2019 tarihi olup 2 yıllık zamanaşımının dolduğunu, davacı tarafından davaya mesnet gösterilen patentin 1902 yılından beri bilinen bir patent olduğunu, patent ile koruma altına alınmak istenen siyanoakrilat ile damarın tedavisinin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden Dr. ... tarafından hazırlanan 1989 tarihli uzmanlık tezinde tüm detayları ile açıklandığını, davacı- karşı davalını Türkpatent nezdindeki tescile dayalı olarak Avrupa Patent Ofisine yapmış olduğu başvuru üzerine hazırlanan raporda anılan buluşun yenilik içermediğine dair rapor düzenlendiğini, davacının ... adlı firmaya yönelik olarak aynı nedenlerle açmış olduğu davanı Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/68 E. sayısı ile reddedildiğini, mahkeme kararı ile davacının patentin koruma kapsamının 75-100 cps ile sınırlı olduğu bu aralığın dışındaki embolizan ajan kullanımının patentin kapsamının dışında olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin ürününün davacı/karşı davalının pateninin ana unsurlarını içermediğini, davacının mezkur resmin kendileri tarafından yaratıldığı iddialarının asılsız olduğunu, insan vücudunun damar bölgesini gösteren resim üzerine kendi ürün görselini yerleştirmekten ibaret eylemin hiçbir hususiyet taşımadığını dolayısı ile damar görselinin eser olarak kabul edilemeyeceğini ve damar ve anatomik yapı görselinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını savunarak asıl davanın reddine karar verilmesini istemiş ve davacının buluş olarak ifade ettiği hususun 20 yıl öncesinden bilinen ve kullanılan tıbbi bir malzemeye dayandığını, anılan buluşun Dr ...'in 1989 tarihli uzmanlık tezinde yer aldığını, bu patent başvurusundan önce bir çok patente ve makaleye konu olduğunu, vasculerNews adlı dergiye 2015 yılında konu olduğunu ve patentin uzman tarafından uygulanabilecek düzeyde bir açıklık içermediğini ileri sürerek hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı- karşı davalı vekili cevaba cevap dilekçesinde, müvekkilinin patentinin halen koruma altında olduğunu, patentle koruma altına alınan tıbbi cihaz sistemi kapsamında, hasarlı damarın hemen üstünde yer alan ve damar ile fasia arasında kalan bölgenin dolgu maddesi ile doldurularak, dolgu maddesinin genişlemiş olan damara baskı yapması ve kaçak reflü akımını minimize edip, venöz yetmezliğinin ilerlemesini durdurması yanında ayrıca hasarlı damarın onarımının sağlandığının açıklandığını, davalı- karşı davacı tarafından patente karşı ileri sürülen dokümanların müvekkilinin patentinin yeniliğini ortadan kaldırmadığını, dava konusu patentin başvurusu sırasında tüm teknik detaylar ve açıklamaların başvuru dilekçesiyle eş zamanlı olarak Türk Patent'e sunulan tarifname, şekiller ve istemlerde açıklandığını savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu görselin sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillenmiş bulunması, FSEK'de öngörülen eser türlerinden birinin içine girmesi ve fikri bir çabanın ürünü olması nedeniyle ilim ve edebiyat eseri olduğu, görselin tüzel kişilik çalışanları tarafından yapıldığı, dava konusu görselin davacı hakimiyetinde bilgisayar ve internet sitesine sırasıyla 5/10/2017 ve 24/1/2018 tarihinde yüklendiği, davacının mali haklarını kullanma yetkisine sahip olduğu eserin davalı tarafından izinsiz olarak çoğaltılarak kataloglarında kullanmak suretiyle yayıldığı, dosyaya sunulan davaya konu patente ilişkin olarak değerlendirme yapma yeterliliğine sahip bilirkişi heyetinin raporu uyarınca, dava konusu 2017/10921 sayılı patent dokümanının 1, 2 ve 6 no’lu istemlerinin WO2015122859A1 sayılı doküman karşısında yenilik içermediği ve buluş basamağının bulunmadığı ve 3, 4 ve 5 no’lu istemlerin özellikle US20120310269A1, EP2606828 ve US20120310269A1 sayılı dokümanlar karşısında buluş basamağı taşımadığı gerekçeleri ile asıl davada davalının özgün damar görseli yönünden davacının FSEK ten kaynaklı çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, ref'ine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, aynı eylemin davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, ref'ine ve maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Patent ihlaline ilişkin davanın reddine ve karşı davanın kabulü ile davaya konu 2017/10921 nolu patentin tüm istemler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı- karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 4 nolu celse ara kararında bilirkişi heyetinin patent vekili, tibbi cihaz alımında uzman makine (biomedikal) mühendisi, grafik tasarım uzmanı, kalp damar cerrahisi uzmanı ve makine mühendisinden oluşmasına karar verilmiş olmasına rağmen, bu uzmanlık alanlarına dahil olmayan 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığını, 5 nolu celse de bu kez 9 kişilik yeni bir heyet oluşturularak önceki raporun yok sayıldığını, oluşturulan bu heyet tarafından düzenlenen raporun daha önce 3 kişi tarafından düzenlenen raporu esas alarak ek rapor şeklinde bir rapor düzenlediğini, bu raporda asli unsurlarından biri olan makine mühendisinin imzasının bulunmadığını, alınan bu rapor sonrasında mahkemece bu kez eksik imza ile sunulan raporun dikkate alınmamasına ve aynı heyetten yeni bir rapor alınmasına karar verildiğini, bu karar sonrasında temin edilen raporunda aynen önceki rapor gibi 3 kişilik heyetin raporunu referans alan ek rapor niteliğinde olduğunu, dosya içinde bu raporlara uzman görüşlerinin bulunduğunu, 1/2/2024 tarihli oturumda müvekkilinin itirazları ve uzman görüşleri doğrultusunda ek rapor alınmasına dair ara karar verildiğini, ancak daha sonra bu ara kararından haklı bir neden gösterilmeden dönüldüğünü, bu şekildeki bilirkişi incelemesine ilişkin sürecin usul ve kanuna aykırı olduğunu, gerekçeli karar 103 sayfadan oluşuyor ise de, 98 sayfasının taraf beyanlarınadan oluştuğu, kalan 5 sayfada sonuca nasıl ulaşıldığının yeterli şekilde ortaya konulamadığını, hükme esas alınan bilirkişi heyetinde yer alan fikri ve sınai haklar uzmanı ...'nın daha önceki 28/4/2023 tarihli rapordaki müvekkiline ait patentin geçerli olduğuna dair beyanı ile çelişki oluşturacak şekilde yeni bir bayanının bulunduğunu, yine bu bilirkişi tarafından aynı patente ilişkin Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/18 D.İş sayısında patentin geçerliliğine ilişkin bir beyanın mevcut olduğunu, dosyada bulunan uzman görüşlerinin bilirkişi ve mahkeme tarafından irdelenmediğini, bilirkişi raporunda davalı/karşı davacı tarafından sunulan dokümanların orijinal olup olmadığı ve kamuya ilk arz tarihlerinin tespitine ilişkin bir açıklama ve bilginin yer almadığını, söz konusu dokümanların İngilizce çevirisinin heyette bulunan tercüman tarafından yapılması gerektiği halde yapılmadığını, raporun içeriğinde değerlendirme adı altında, önceki heyeti raporundaki ifadelerin kopyala-yapıştır usulüyle aynen işlendiğini, uyuşmazlığın çözümü açısından en önemli incelemeyi gerçekleştirmesi gereken makina mühendisi Prof. Dr. ... adlı bilirkişinin değerlendirmelerine yer verilmediğini, müvekkilinin patenti tıbbi cihaz sistemi patenti olmasına rağmen raporda tıbbi cihaz patenti olarak değerlendirildiğini, bu durumun raporu baştan hatalı kıldığını, bilirkişi raporunda 1 nolu istemin koruma kapsamının doğru olarak belirlenmediğini, patentin en temel özelliklerinden olan "..." tekniğin bilinen durumuna dahil kabul edilerek fahiş hata yapıldığını, SMK'nın 89. maddesi uyarınca istemlerin yorumunda tarifname ve resimlerin de kullanılması gerekmesine rağmen, kelimelerin verdiği anlamla sınırlı kalındığını, mahkemeye sunulan uzman görüşünde ise tarifnamedeki açıklamalar ve resimlerin birlikte değerlendirilmesi sonucu internal kompresyon ifadesinden damarın içine değil, damar ile fasia arasına baskı yaparak dolgu maddesini uygulayan cihazın ifade edildiğinin açıkça ve kolaylıkla anlaşıldığı tespitinde bulunularak internal kompresyon ifadesinin cihazın en temel özelliğini ve koruma kapsamının önemli bir unsurunu oluşturduğu yönünde kanaat belirtildiğini, bağımsız istemin yeni olması halinde bağımlı diğer tüm istemlerin yeni olduğunun kabulünün gerektiğini, 1 numaralı bağımsız istemde bulunan unsurların hiçbirinin yeniliği ortadan kaldırdığı iddia edilen dokümanlarda bir arada bulunmadığını, dolayısıyla dosya kapsamında benzer olduğu iddia edilen dokümanların hiçbirinin tek başına davaya konu patentin yeni olmadığını göstermeye elverişli olmadığını, davalı/karşı davacı tarafından ileri sürülen dokümanların hiçbirinin patent korumasındaki sistemle ilgili olmadığını, bu dokümanlarda genel anlamda, damar içine uygulama yapan embolizan tedavi sistemleri, damarda tıkama yapmaya uygun cihazlar veya doku yapıştırıcılardan bahsedilmekte iken, dava konusu patentin koruması altındaki tıbbi cihaz sisteminde (İCT) hasarlı damarın hemen üstünde yer alan ve damar ile fasia arasında kalan bölgenin dolgu maddesi ile doldurularak, bu dolgu maddesinin genişlemiş olan damara baskı yapması ve kaçak reflü akımını minimize edip venöz yetmezliğinin ilerlemesini durdurması yanında ayrıca hasarlı damarın onarımının sağlandığını, sistemin farklı anatomik bölgede uygulanmasının yeniliğe etkisinin bilirkişi heyeti ve mahkeme tarafından değerlendirilmediğini ve incelemeli patentin tarifnamesinde geçen "tercihen 75-100 cps" ifadesinin patentin kapsamını daralttığı yönündeki görüşün kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eldeki davanın açılmasının ardındaki nedenin müvekkili şirket ile davacı şirketin ortağı ... arasındaki geçmişe dayalı ilişkiler olduğunu, iddia konusu katalog ve kataloğun dayanağını oluşturan ... isimli ürünün Sağlık Bakanlığı nezdindeki sahibinin davacı ... firması değil, dava dışı ... Sağlık İlaç San. Tic. A.Ş. olduğunu, dava konusu ürünün müvekkili tarafından UTS kaydının yapılış tarihinin 15/1/2019 tarihi olup 2 yıllık zamanaşımının dolduğunu, davacı tarafından davaya mesnet gösterilen patentin 1902 yılından beri bilinen mevcut bir patent olduğunu, müvekkilinin ruhsat başvurusuna konu ürünlerin davacının patenti kapsamında bulunmadığını, davacının dayanmış olduğu patentin kapsamının 75-100 cps ile sınırlı olduğunun Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/68 E. sayılı dosyası ile sabit olduğunu, müvekkilinin satışa sunduğu “...” isimli üründe kullanılan embloizan ajanın 0-25 cps yoğunluğunda olup davacı/karşı davalının 1. isteminin kapsamı içerisinde kalmadığını, davacının eser olduğunu iddia ettiği resmin eser sayılabilmesi için sahibinin hususiyetini taşıması gerekli olup insan vücudunun damar bölgesini gösteren resim üzerine kendi ürün görselini bu damar görselinin üzerine yerleştirmiş olmasının hiç bir hususiyet taşımadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve esas davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Asıl dava, patent hakkına ve esere Tecavüz ile Haksız Rekabetin İhlainin tespiti, tecavüzün durdurulması, men'i ve ref'i, karşı dava patentin hükümsülüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde uzman bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, 2017/10921 sayılı patent belgesi ile korunan, venöz yetmezlik tedavisinde vena safena magna, parva, perforatör venlerin ekzovasküler yada dışardan dolgu maddesi enjeksiyonu ile kapak fonksiyonları koruyacak ve kaçak reflü akımını minimize ederek venöz yetmezliğin ilerlemesini durdurmakla birlikte hasarlı damarın onarılmasına ilişkin bir sisteme ait buluşun 1 numaralı bağımsız isteminde yer alan 'İnternal Kompresyon Sistemi' nin tekniğin bilinen durumunu ifade ettiği, 1, 2 ve 6 no'lu istemlerin WO2015122859A1 sayılı doküman karşısında yenilik taşımadığından buluş basamağının da olmadığı, 3, 4 ve 5 no'lu istemlerin özellikle US20120310269A1, EP2606828 ve US20120310269A1 sayılı dokümanlar karşısında buluş basamağı taşımadıkları, davacı- karşı davalı tarafından dosya kapsamına sunulan uzman görüşlerinin uzman bilirkişilerin olduğu heyet tarafından ek raporlar ile karşılanmış olduğu, öte yandan davacı- karşı davalının koruma altında bulunan özgün damar görselinin sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillenmiş olması nedeniyle 5846 sayılı Kanun 2. maddesi kapsamında eser niteliğinde olduğu ve davalı şirket tarafından kataloglarında aynen yayımlandığı anlaşılmakla davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca taraflardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 615,40'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60'ar-TL harcın taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.