11. Hukuk Dairesi 2023/3011 E. , 2023/5376 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/92 Esas, 2019/183 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki off shore banktaki mevduatın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davanın kısmen kabulü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3011 E. , 2023/5376 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/92 Esas, 2019/183 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki off shore banktaki mevduatın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davanın kısmen kabulü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Sümerbank A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek, davacının yatırdığı paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili; hisse devir sözleşmesi uyarınca TMSF'nin mali ve hukuki sorumluluğu üstlendiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Feri müdahil TMSF vekili; davacının aynı hesaplar hakkında açtığı davanın açılmamış sayıldığını, kesinleşmediğinden halen derdest olduğunu, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davalı Bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, dolandırmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Feri müdahil OYAK vekili; müvekkilinin bir borç üstlenmesi olmadığını, davanın TMSF'ye tevcihinin gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda zamanaşımı süresinin geçmediği, banka yöneticisinin off -Shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları, derdest davanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve feri müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 14.12.2022 tarih, 2019/3231 E. ve 2022/9108 K. sayılı kararıyla, davacının bankaya 25.11.1999 tarihinde yatırdığı paranın off-shore hesabına aktarıldığı, 18.09.2002 tarihinde ve 13.04.2006 tarihinde açılan davalar birleştirildikten sonra açılmamış sayılmasına karar verildiği, işbu davanın ise 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra 07.10.2015 tarihinde açıldığı nazara alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME