T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2256 Esas KARAR NO: 2026/451 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2020/548 Esas - 2023/283 Karar TARİHİ: 16/03/2023 ASIL VE BİRLEŞEN BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/426 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARA…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2256 Esas KARAR NO: 2026/451 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2020/548 Esas - 2023/283 Karar TARİHİ: 16/03/2023 ASIL VE BİRLEŞEN BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/426 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 22/08/2002 tarihinde kurulduğunu, 3.000.000,00 TL sermayenin %50 ..., %50 ... olmak üzere iki ortaklı bir şirket olduğunu, şirketi iki ortağı, diğer ikisi de dışarıdan olmak üzere ... ve ...'dan oluşan dört müdürden herhangi ikisinin imzalarıyla temsil ve ilzam olunduğunu, davalı ...’un rekabet yasağına ve kanunlara aykırı haksız rekabet eylemleriyle ortağı ve imza yetkili müdürü olduğu müvekkil şirketin müşterilerini başka bir şirkete kaydırmasına kadar müvekkil şirketin yurt dışı taşımacılığında önemli başarılara imza attığını, müşterilerin ... tarafından diğer davalı şirkete kaydırıldığını, müvekkil şirketin aylık ortalama cirosunun ... firmasından 60.000 - 70.000 Euro ve diğer müşterilerden 170.000-200.000 Euro civarında iken ... tarafından tümünün aile şirketine aktardığı için müvekkilin cirosunda düşüşler olduğunu, müvekkil şirketin ..., ... ve... plakalı araçlarını da aile şirketlerine teslim ettiğini, ...'un davacı şirkete ait ..., ... plakalı araçları şirkette tek imza yetkilisi olduğu dönemde kardeşi ...’a çıkarılan vekaletname ile ...... ve ...... isimli yeğenlerine satılmasını sağladığını, ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başşavcılığının 2014/70548 sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, borçlusu müvekkil şirket olan alacaklısı diğer davalı şirket olan 15/04/2013 keşide tarihli 15/03/2014 vadeli 790.000,00 TL bedelli sahte/muvazalı senedin ... tarafından eski tarihli olarak imzalanarak, ... ......İcra Müdürlüğünün ...... sayılı dosyasında takibe konduğunu ileri sürerek davalı ...’un şirketteki ortaklığı ve görevi devam ettiği halde rekabet yasağı ilkesini ihlal ederek müvekkil şirketi zarara uğratması, diğer davalı ... ....... . ..., Şti'nin haksız rekabet ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek müvekkil şirketi zarara uğratması sebebiyle bilirkişi marifetiyle tespit edilecek miktarda tazminata hükmedilmek üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 55.000,00 TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talepve dava etmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/426 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, uluslararası yük taşıma/nakliye yapan bir ticaret şirketi olduğunu, yük taşımada uzmanlık alanı ve kamyonlarının satın alma planlaması ilaç taşıma işine göre yapıldığını ... İlaç şirketinin ürettiği ilaçların uygun ısı derecesinde ve uygun ortamda taşınmasını sağlayacak güvenli nakliye araçları satın alınarak işe başlandığını, faaliyete devam ettiği sürede işlerinin % 80'i ilaç taşıma olduğunu, 2013 yılına kadar işlerin sorunsuz gittiğini, 2013 yılı son aylarından itibaren, iş bu davanın konusunu oluşturan haksız rekabet eylemleri sonucu müvekkili şirketin işleri ve müşterilerinin; davalı şirket ve müvekkili şirketin % 50 hisse sahibi ... ile şirket çalışanı ...'ün eylemleriyle davalı şirkete kaydırıldığını, davalının; rekabet yasağı ilkesini ihlal ederek ve dürüstlük kuralarına aykırı hareket ederek müvekkili şirketi zarara uğratması sebebiyle bilirkişi marifetiyle tespit edilecek miktarda tazminata hükmedilmek üzere, bilirkişi raporuna kadar şimdilik 10.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve dava konusu haksız rekabet eylemlerine dayanan zararların tazmini talepli olarak ... ve ... ....Şti.hakkında açtıkları tazminat davasının halen İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/997 E.sayılı dosyasıyla devam ettiğini, iş bu davanın davalısı ile 2014/997 E.sayılı dosyanın davalılarının işbirliği halinde haksız rekabet eylemleri gerçekleştirdiklerini belirterek, iş bu dosyanın İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/997 E.sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep ve iddia etmiştir. Asıl davada davalı ..........., Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ilgilendiren tek iddianın haksız rekabet iddiası olduğunu ve ona ilişkin de herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, davacı şirketin, müvekkilinin eski çalışanları olan ... ve ... tarafından, İstanbul ilinde bulunan .... Şti. isimli şirketin 2011 yılında devralınması sonrasında, bu kişilerin şirketten ayrılmaları ile kurulmuş bir şirket olduğunu, hiçbir malvarlığı bulunmayan bu şirketin adının sonradan ... ..... Ltd, olarak değiştirildiğini, müvekkili şirket ile aralarındaki işçi işveren ilişkinin 2011 yılı itibariyle fiilen son bulduğunu, müvekkil şirketin 2004 yılında kurulduğunu, davacının nakliye işlerini de araç yetersizliği nedeniyle gittikçe küçüldüğünü ve ekonomik rekabete dayanamadığını, davacı şirket ortağı olan ...’in şirket üstündeki birçok aracı muvazaalı olarak, emekli maaşı dışında hiçbir geliri olmayan amcası ...'in kurmuş olduğu dava dışı ......14.04.2014'te sattığını, müvekkilinin 15/03/2014 tarihi itibariyle davacıdan 1.212.387,86 TL fatura alacağı bulunduğunu, davacı şirketin imzaya yetkili ortağı ... tarafından 15/04/2013 tarihinde imzalanarak müvekkile teslim edilen 790.000,00 TL tutarlı bononun ... ....... İcra Müdürlüğünün .......sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, davacının takibe yönelik şikayetinin mahkemece reddedildiğini, davacı şirket ortağı ...'un rekabet yasağına aykırı olarak müvekkil şirkete kaydırdığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu dava dışı ...'in işleri açısından ise kendilerinin doğrudan bir alakası olmadığını zira dava dışı ...'ü taşıyan ile yük sahibi arasında aracılık, ettiğini, kaldı ki müvekkili şirketin ...'in işlerini tek başına yapacak kapasitede olmadığını, ...'in dava dışı birçok firma ile çalıştığını, kendilerinin de 600'ün üzerinde farklı firmayla çalıştıklarını, davacının birçok talebi açısından muhatabının diğer davalı ... olduğunu, bahsi geçen araç devir işlemlerinin müvekkili ile ilgisi olmadığım belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle, davacı şirketin %50 hissesinin kendisine, %50 hissesinin ise ...'e ait olduğunu, ... ile ... ilinde bulunan ...'tan ayrılarak .... Şti. isimli nakliye şirketini 2011 yılında devraldıklarını, akabinde şirketin adını ... ........ Şti. olarak değiştirdiklerini, ... ve ...'yı da şirkete müdür olarak aldıklarını nakdi sermaye kısıtlı olması nedeni ile banka kredisi kullanmak suretiyle şirket adına sürekli olarak dorse ve çekici satın alarak şirketi büyütmeye çalıştıklarını, şirketin yönetilmesine ait tüm işlemlerin ... ve babası ... tarafından yapılmaya başlandığını, şirket adına kayıtlı tüm araçların tamamının anlaşmalı olarak devredilmesine karar veren bu kişilerin 14/0472014 tarihinde Kartal Noterliğinde yapılan satış işlemi ile devrettiklerini, bu devirle toplamda 12 adet aracın ... .. A,Ş. isimli şirkete satıldığını, ........in ...'in amcası olan ... tarafından kurulduğunu, ...'in emekli olduğunu, şirketin faaliyeti konusunda hiçbir bilgisi bulunmadığını, davacının belirttiği yükün aynı zamanda ........, ......, ...... ve davalı şirket tarafından nakliyesi yapılan yük olduğunu, ... nakliyatın bu yükü tek başına nakletme kapasitesi bulunmadığını, davacı şirketin araçlarının şirketi temsilcn ... tarafından satılmasında ise kendisinin ilgisinin olmadığını, ... tarafından yapılan satışların, ...... Noterliğinin ......07.2011 tarih ve ....... yevmiyeli vekalete dayalı olarak yapıldığı, bu yetkiyi kendisine davacı şirket müdürü ...'nın verdiğini, muhatabın ... olması gerektiğini, davalı firma ile bir bağının olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı ...'e usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/03/2023 tarih ve 2020/548 Esas - 2023/283 Karar sayılı kararında;"......Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, 19/12/2016 tarihli kök ve diğer ek bilirkişi raporları, tanık beyanları, ayartıldığı iddia edilen dava dışı müşterilerden gönderilen e-mailler, ... tarafından gönderilen e-mailler ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı ......'ün davacının müşterilerini davalı .....firmasına yönlendirdiği,....firmasına geçer geçmez davacı menfaatine irtibat kurduğu dava dışı şirketleri davalı şirkete çektiği anlaşılmakla davalı ...'ün eylemlerinin TTK m. 54/2 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, diğer davalı ....'nın ise dinlenen tanık beyanları ile özen ve sadakat borcuna aykırı hareketleri sebebiyle davalı ... şirketine menfaat temin ettiği sabit olduğundan eylemlerinin haksız rekabet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirilmiştir. Ayrıca davalı ... ve ...'nin eylemlerinden bizzat fayda sağlayan davalı ... şirketinin de haksız rekabet hükümleri gereğince davacının uğramış olduğu tüm zararlardan sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından maddi tazminat talebi yönünden farklı talepleri bulunmakta ise de; davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olmadığı, dosya kapsamında alınan birden fazla bilirkişi raporunda davacının maddi zararının 37.205,86-TL olduğu tespit edildiğinden aksi yöndeki davacı beyan ve itirazlarına itibar edilmemiş, asıl dava yönünden davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 37.205,86-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, birleşen dava yönünden (taleple bağlı kalınarak) davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalıların haksız rekabete yönelik eylemlerinin davacı şirketin ticari itibarını zedelediğine kanaat etirilmiş, davalıların sosyal ve ekonomik durumları, dosya kapsamı dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABULÜNE; Asıl dava yönünden; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 37.205,86-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Birleşen dava yönünden; 3-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı asıl dava davalısı .......Şirketi ve birleşen dava davalısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl Dosya Davalısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında ve dayanak bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirmeler yapıldığını ve müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, mahkemenin gerekçeli kararı ve dayanak bilirkişi raporunun '..diğer davalı ...'un müvekkil ... lehine bono düzenleyerek bu bonodan kaynaklı takibe göre düzenlenen ödeme emrini icra dairesinden tebliğ alması ve talebi kesinleştirmesi, bu davranışının haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu bononun davacı şirketin olmayan bir borcu için davalı ... tarafından davalı ... tarafından düzenlendiği, bu haliyle davalı ...'un özen ve bağlılık borcuna aykırı davrandığı, TTK 613 ve 626/3 hükümlerini ihlal ettiği, diğer gerekçesinde ise davacı şirket için çalışan .....'ün müşterilerini yeni çalıştığı müvekkil şirkete yönlendirdiği, davalı ...'un da bu yönlendirmede rol aldığının tespit edildiği, bundan dolayı ... Ltd.Şti nin menfaat temin ettiği ve haksız menfaatte bulunan kişi ile iş birliği içerisindeki gerçek ve tüzel kişilerinde bundan faydalandıkları ve menfaat elde ettiklerinin tespit edildiği..' şeklinde olduğunu, gerekçeli kararlarda ve bilirkişi raporunda zikredilen ilgili senetle ilgili olarak davacı tarafından dava açılarak borçlu olmadığının ve bu senedin iptalinin talep edildiği ... Ticaret Mahkemesinin 2014/196 Esas, (Yargıtay bozma kararları sonrasında 2019/229Esas, 2021/371 Karar) sayılı dava dosyasında açılan davanın reddine karar verildiğini ve verilen bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, dolayısıyla yerel mahkeme kararına ve bilirkişi raporlarına dayanak teşkil eden en önemli husus 'olmayan bir borç' değerlendirmesinin ortadan kalktığını, bu hususun dikkate alınmadığını, Davacı tarafın yukarıda beyan edilen dava dışında bir çok dava açtığını, bu davalardan bir tanesinin de davalı ... tarafından sahte senet düzenleyerek kendileri aleyhine icra takibi başlatıldığını iddia ederek yapmış olduğu şikayet olduğunu, icra takibine konulan senet nedeniyle müvekkil şirket ortakları ... ve ... ile davalı ...'un ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandıklarını ve nihayetinde beraat ettiklerini, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/86 Esas, 2020/260 Karar sayılı ilamı ile verilen bu kararın İstinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, yapılan yargılama safahatında taraflarınca sürekli olarak talep edilmiş olmasına rağmen davacı şirketin ticari defter kayıtları incelenirken davacı şirketin nakliye işinin yanında ikinci el kamyon ve tır alım satımı işini de yapmış olduğu gerçeğinin dikkate alınmadığını, davacı şirketin İstanbul ilinde uluslararası nakliye ticareti yanında aynı adreste ikinci el kamyon ve tır alım satım ticaretini de aktif olarak yaptığını, bilirkişi incelemesinin nakliye ve galericilik faaliyetlerinin tamamının işlendiği ticari defterler üzerinde yapıldığını, bu noktada davacının ticari defterlerindeki kayıtların her iki ticari faaliyetten kaynaklı olması nedeniyle hesaplamanın ayrı ayrı yapılması ve sadece uluslararası nakliye sektörü faaliyeti üzerinden davaya konu raporun aldırılması gerektiğini, dolayısıyla dayanak bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve davaya konu alacak miktarının yeniden belirlenmesi gerektiğini,Yerel mahkeme kararı ve bilirkişi raporları incelendiğinde davacı tarafın maddi kaybının 37.205,86 TL olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen davacı lehine takdir edilen bedelin birleşen dosya ile birlikte toplam 47.205,86TL olduğunu, dolayısıyla davacı lehine takdir edilen maddi tazminat miktarının bilirkişi raporu ile çeliştiğini ve davacı talebini aştığını, Davacı şirket tarafından düzenlenen 18.01.2014 ile 28.02.2014 tarihleri arasına ait 12 adet nakliye faturalarının bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığını, davacı şirketin kendisine ait son 5 araç ile, davaya konu ... / Sandoz firmasından yapılan nakliye işini müvekkil şirket üzerinden yaptırdığını, yni davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği bu nakliye işini hem müvekkil şirket tarafından haksız bir şekilde devralındığını işbu dava ile iddia ettiğini, hem de aynı dönemde müvekkil şirket üzerinden son nakliye faaliyetlerine devam ettiğini, dolayısıyla davacının davaya konu tarihlerde müvekkil şirketin ve dava dışı başka firmaların da söz konusu taşımayı yaptığını bilmekte olduğunu, bilirkişi raporunda davacının ticari faaliyetini kendi isteği ve değerlendirmesi sonucu değiştirdiği, bu değişikliğin haksız rekabet nedenine dayanmadığı, daha kazançlı olduğu düşünülen galericilik faaliyeti üzerinden ticaretin devam ettirildiği gerçeklerinin dikkate alınmadığını, dolayısıyla davacı şirket araçlarının ... şirketine kaçırılması sonrasında davacı şirket ortakları arasında yaşanan sorunlar nedeniyle haksız rekabet iddiasının kötü niyetli olarak ortaya atılmış olduğunun değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA DAVALI ... İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; ilk derece mahkemesinin kes- kopyala şeklinde yazmış olduğu gerekçeli kararın kabulünün mümkün olmadığını, ortada ...Firması diye bir firma bulunmadığı halde böyle bir firma varmış ve ... de bu firmanın sahibiymiş gibi bir sonuca varıldığını, sadece bu hususun bile söz konusu yargılamanın ne kadar ciddiyetsiz bir şekilde yapıldığını gösterdiğini, Davacı ... ... .... Şti'de 2012 - 2013 ve 2014 yılının Ocak ayına kadar operasyon sorumlusu olarak çalıştığını, çalışmış olduğu süre boyunca asıl davanın davalısı ... ... .... Şti'nin aynı zamanda ortağı olan ...'a bağlı olarak çalıştığını, ... ... .... Şti'nin Avrupa hattını kendisinin işe başladığı tarih olan 2012 yılından itibaren başlattığını, daha öncesinde düzenlenen bir Avrupa trafiği olmadığını, Türkiye- Asya hattı olmak üzere müşteri firmaları bulunduğunu, 2013 ortalarından itibaren ... ... .... Şti'nin ortakları arasında bir anlaşmazlık başladığını ve bunun git gide büyüdüğünü, bu anlaşmazlıklara bir son vermek için asıl davanın davalısı ...'un abisi ......'un ...'dan İstanbul'a taşındığını ve fiilen günlük ... ... .... Şti'ne gelmeye başladığını, ... .....'un ise bu katılımı desteklediğini, ancak süre gelen zaman zarfında anlaşmazlıkların daha da büyüdüğünü ve şirket çalışanları içinde gruplaşmalara kadar gittiğini, Asıl davanın davalısı ...'un kasım ayında ... .....'un faaliyetlerinin yıl sonuna kadar sadece aynı zamanda ve aynı adreste yürütülen "......" ve "...... Hizmetlerinden" devam edeceğini söylediğini ve Avrupa hattının ...'daki abisi ...'un sahibi olduğu ... ..... Şti tarafından devam edeceğini bildirdiğini, bunun üzerine Kasım 2013 tarihinde ... adına oluşturulan mail adresinin ... ....... tarafından kullanılan Outlook hesabına kurulduğunu, bu değişimin ...'un bu yöndeki talimatı ile 2013 yılının sonuna doğru Avrupa'daki müşterilere bildirildiğini, Kendisinin de 2014 Ocak ayı ortalarından itibaren İstanbul'da ... adına çalışmaya başladığını, ... ... .... Şti'nin ve ... Şirketi'nin arabalarıyla ocak ayından itibaren fiilen Avrupa hattında hizmet verildiğini, bu dönemde ... ...'ın bir alt nakliyatçı gibi ...'daki ... Şirketi'ne fatura kestiğini, o günlerde hiç kimseden bana bu yönde bir uyarı veya bilgi gelmediğini, aksine problemsiz yüklemeler ve boşaltmaların devam ettiğini, akabindeki süreçte ... ...'ın araçlarını ... Şirketi'ne vermeyi kestiğini, Ekonomik kaygıları ve ailesine bakmakla yükümlü olduğu sorumluluklar gereğince ... firmasında çalışmaya devam ettiğini, kesinlikle planlanmış bir haksız rekabet girişimi olmadığını, Yerel mahkemece bu hususların hiçbiri değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile tanzim edilen bilirkişi raporları doğrultusunda hatalı değerlendirmeler yapılarak aleyhine karar verildiğini, söz konusu kararın kaldırılması ve birleşen dava yönünden davanın reddinin gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl dava; haksız rekabet nedeniyle uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Birleşen dava ise; Davalının haksız rekabet yasağı ilkesini ihlal ederek şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla açılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı asıl dava davalısı .......Şirketi ve birleşen dava davalısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Asıl davada davalı ... 'un kararı istinaf etmediği anlaşılmıştır.Asıl dava davalılarından ...'ın ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı şirket olup şirketin 07/06/2004 tarihinde kurulduğu, sicil kaydının gönderildiği 13/05/2014 tarihi itibariyle ... ve ...'nun şirketin münferit yetkili şirket müdürü olduğu anlaşılmıştır.Davacı şirketin sicil kaydı incelendiğinde; Davacı şirketin (eski ünvan:..... .... Şti.) 22/08/2002 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bağlı olarak kurulduğu, 2011 tarihinde şirket ortaklarının değişerek ... ve ...'un %50 hisse ile davacı şirketin ortakları oldukları, 2009 yılında ...... ünvanında değişiklik yapılarak ... ............. Şti. Olarak değiştiği, 2011 yılında yeniden ünvan değişikliği yapılarak ... ... .... Şti. Olarak değiştirildiği, davacı şirket ortakları ile beraber ortaklık dışından ... ve ...'nında şirket yetkilisi olarak atanıp şirket yetkililerinin müşterek yetkili oldukları anlaşılmıştır. Davacı taraf asıl dava dilekçesi ile, davacı şirket ortağı ve müşterek yetkilisi davalı ...'un rekabet yasağına ve kanunlara aykırı haksız rekabet eylemleri sonucu davacı şirketin başta .... olmak üzere müşterilerini diğer davalı ... ... ....Şti'ne kaydırarak davalı şirket üzerinden nakliye hizmeti vererek davacı şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürmüştür.Davacı taraf birleşen dava dilekçesi ile; Davalı ...'ün aynı zamanda ... vatandaşı olup yabancı dili olması sebebiyle davacı şirketin Avrupa hattındaki müşterileri ile iletişim kurduğunu, davalı ... ile birlikte hareket ederek davacının müşterilerini davalı şirkete kaydırıldığını, davalının daha sonrada davacı şirketten ayrılıp davalı şirkette çalışmaya başladığını, aynı zamanda davalı .......'nin eşinin de davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığını ileri sürmüştür.Davacı tarafça, birleşen dosya davalısı ...'ün davacı şirkette çalıştığı döneme ait ... kayıtları, iş sözleşmesi ile özlük dosyasının ibraz edilmediği gibi mahkemece de birleşen dosya davalısı ...'ün davacı ve davalı şirkette çalıştığı döneme ait ... kayıtları, iş sözleşmeleri ile özlük dosyalarının getirtilip incelenmediği anlaşılmıştır.Asıl dava davalısı ... vekili cevap ve beyan dilekçeleri ile; davacı şirketin ortakları ... ve ...'un davalı şirket çalışanı iken davalı şirketten ayrılarak İstanbul ilinde bulunan .... Şti isimli nakliye şirketini devraldıklarını ve bu şirketin adını ... ... .... Şti olarak değiştirip ticari faaliyetlerini burada devam ettirdiklerini, 2011 yılı itibariyle fiilen son bulduğunu, müvekkili şirketin 2004 yılında kurulduğunu, davacının nakliye işlerinin de araç yetersizliği nedeniyle gittikçe küçüldüğünü ve ekonomik rekabete dayanamadığını, davacı şirket ortağı olan ...’in şirket üstündeki birçok aracı muvazaalı olarak, emekli maaşı dışında hiçbir geliri olmayan amcası ...'in kurmuş olduğu dava dışı......e 14.04.2014'te sattığını, ... firmasına yapılan işin ... isimli aracı tarafından davacı adına alt taşıyıcı olarak hizmet verdiğini, davacının aynı zamanda başka nakliye firmaları vasıtasıyla da ... firmasına hizmet verdiğini, davacı adına yapılan taşımalar nedeniyle davacıdan 15/03/2014 tarihi itibariyle 1.212.387,86 TL fatura alacağı bulunduğunu, davacı şirketin imzaya yetkili ortağı ... tarafından 15/04/2013 tarihinde imzalanarak müvekkile teslim edilen 790.000,00 TL tutarlı bononun ... .... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, davacının takibe yönelik şikayetinin mahkemece reddedildiğini, davacı şirket ortağı ...'un rekabet yasağına aykırı olarak müvekkil şirkete kaydırdığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu dava dışı ...'in işleri açısından ise kendilerinin doğrudan bir alakası olmadığını zira dava dışı ...'ü taşıyan ile yük sahibi arasında aracılık ettiğini, kaldı ki müvekkili şirketin ...'in işlerini tek başına yapacak kapasitede olmadığını, ...'in dava dışı birçok firma ile çalıştığını, kendilerinin de 600'ün üzerinde farklı firmayla çalıştıklarını ileri sürmüştür. Davacı taraf, asıl ve birleşen dava davalıları gerçek kişilerin yönlendirmesi ile davacının da müşterisi olan ...'nin davacı şirket ile çalışmayı bırakıp davalı şirket ile çalışmaya başladığını ileri sürüp haksız rekabet eyleminde bulundukları ileri sürülmüş ise de, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilerek alınan bilirkişi raporunda, davalı ... ile dava dışı ortağın davacı şirkete ortak oldukları 2011 tarihinden dava tarihi olan 2014 tarihleri arasında davacı şirket ile çalışıp daha sonra davacı şirketle çalışmayı bırakan şirketler olup olmadığı ve ne zaman başlayıp-bıraktıkları ve ne kadar süre ile çalıştıklarının tespit edilmediği, yine davalı şirketin ticari defter ve kayıtları da talimat mahkemesince inceletilip davacı şirket ile çalışmayı bırakan şirketlerin doğrudan davalı şirket ile çalışıp çalışmadıkları, hangi şirketlerin ne kadar süre ile çalıştıkları ve davalı şirket cevap ve beyan dilekçelerinde davacı şirket adına taşıma hizmeti yaptığını, beyan ettiğinden davalı şirketin davacı şirket adına taşıma hizmeti verip vermediği, vermiş ise hangi firmalar adına taşıma hizmetinin verdiğinin tespit edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin önceki yıllara göre gelirinin azaldığı tespit edilmiş ise de bu zararın davalıların eylemleri sonucu oluşup oluşmadığının somut olarak tespit edilmediği ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı şirket vekili 15/10/2015 muhabere havale tarihli dilekçesi ile; davacı şirketin kendisine ait son 5 araç ile, davaya konu ... /......... firmasından yapılan nakliye işini müvekkili şirket üzerinden yaptırdığını, davacı şirketin 18.01.2014 ile 28.02.2014 tarihleri arasında müvekkili şirket adına 12 adet nakliye faturası düzenlediğini ileri sürüp faturaların suretlerini ibraz ettiği halde ibraz edilen bu faturalanın taraf ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olup olmadığı buna göre davalı şirket vekilinin dilekçe ekinde ibraz ettiği tüm delillerde incelenerek davalı şirketin davacı şirket adına taşıma hizmeti verip vermediği ve hangi müşteri adına taşıma hizmetinin verilip verilmediğinin tespit edilerek sonucuna göre davacı tarafın asıl ve birleşen davaya yönelik her bir davalı hakkındaki iddiasının değerlendirilerek davalıların haksız rekabet eyleminde bulunup bulunmadıkları, bulunmuşlar ise bu eylemler nedeniyle davacının zararının oluşup oluşmadığı değerlendirilip sonucuna göre istinaf denetimine elverişli gerekçesi yazılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir..Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda yazılı eksik deliller toplanıp tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenerek hem davacı hem de davalı şirketin sicil kayıtları ve faaliyet alanları da karşılaştırılmak suretiyle rakip konumda bulunup bulunmadıklarının tespiti ile yukarıda yazılı hususlarda istinaf denetimine elverişli konusunda uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınıp iddia ve savunma doğrultusunda dosyadaki delillerin değerlendirilip asıl ve birleşen dosya yönünden davacı tarafından ileri sürülen ve haksız rekabet teşkil ettiği iddia olunan eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise haksız rekabet teşkil edip etmedikleri hususunda, hangi delile ne gerekçe ile itibar edildiği veya edilmediği de açıklanmak suretiyle bir değerlendirme yapılması, şayet haksız rekabetin mevcut olduğu sonucuna ulaşılır ise bu kez davacının bu eylem nedeniyle ispatlayabildiği maddi ve manevi zararı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, asıl dava davalısı ... .... Şirketi ve birleşen dava davalısının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki tesbitler doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl dava davalısı ... .... Şirketi ve birleşen dava davalısının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../03/2023 Tarih ve 2020/....... Esas - 2023/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.